Yemek odası nedir, Yemek odası ne demek

  • Yemek yenilen oda, yemek salonu, salamanje

Yemek odası hakkında bilgiler

Yemek odası, evde oturanların beraber yemek yedikleri odadır. Genellikle servisin kolay olması için yemek odaları, mutfakların yakınında yer alırlar. Yemek odası genellikle sandalyeler ve masadan oluşur. Sandalyeler masanın etrafında sıralanmış bir şekilde bulunur. Günümüzde yemek odaları, evlerin yeterince geniş olmamasından bulunmamaktadır. İnsanlar genellikle yemek odalarını yalnızca resmi yemeklerde kullanmaktadırlar. Bu yüzden mutfakta yeme eğilimi daha baskındır.

Yemek odası ile ilgili Cümleler

  • Bütün öğrenciler yemek odasındaydı.
  • Oturma odasıyla yemek odası yan yanadır.
  • Onlar yemek odasını ne zaman açarlar?
  • Yemek odası şimdi açık mı?
  • Oturma odası, yemek odasına bitişiktir.
  • Ali yemek odasına gitti.
  • Yemek odası nerede?
  • Yemek odası saat kaçta açılır?
  • Evin bir yemek odası, bir yatak odası ve bir çalışma odası var.
  • Yemek odası dahil, bizim evin yedi odası vardır.
  • Tom, Mary'nin yemek odası masasında bıraktığı elmayı yedi.
  • Yemek odası masasında Tom'un önünde üç boş bira kutusu vardı.

Yemek odası anlamı, kısaca tanımı:

Yemek : Isırmak. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Birine alacağını vermemek, ödememek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Başkasının parasını harcamak. Yasal yoldan cezalandırılmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Ağızda çiğneyerek yutmak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek.

 

Salon : Bir evde konukları ağırlamakta kullanılan en geniş oda. Dükkân, mağaza. Toplantıların, kutlamaların, gösterilerin yapıldığı geniş yer.

Salamanje : Yemek odası.

Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.

Servis : Burada görevli kimselerin tümü. Yemekte gerekli olan tabak, çatal, bıçak, kaşık, peçete vb. şeylerin tümü. Voleybol, masa tenisi, tenis vb. oyunlarda oyuna başlama vuruşu. Sofrada hizmet etmekle görevli kimsenin yaptığı iş ve bu işin yapılma biçimi, sofra hizmeti. Herhangi bir kuruluşun ulaşım işlerinde kullanılan taşıma aracı. Bir yönetimde, bir kurum veya kuruluşta, bütünün bir parçasını oluşturan iş, hizmet; bu işin yapıldığı yer. Otomobil, beyaz eşya vb. ürünlerin bakım ve onarımlarının yapıldığı yer.

Kola : Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata). Kolalama.

 

Mutfak : Yemek pişirilen yer, aş damı. Yiyecek kültürünün tamamı.

Yakın : Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Uzak olmayan yer. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Uzak olmadan.

Diğer dillerde Yemek odası anlamı nedir?

İngilizce'de Yemek odası ne demek? : n. dinette, dining room, lunchroom

Fransızca'da Yemek odası : salle à manger

Almanca'da Yemek odası : das Speisezimmer

Rusça'da Yemek odası : n. столовая (F)