Lunging türkçesi Lunging nedir

Lunging ingilizcede ne demek, Lunging nerede nasıl kullanılır?

Blunging : Çamur çırpmak. Toprak ve suyu karıştırmak. Kil ve suyu karıştırmak. Yaş karıştırma. Seramik çamuru karma. Çamur karmak. Çamur karma.

Plunging : Daldırmak. Darmadağın edilmek. Planjon. Daldırma. Atılmak. Büyük oynamak (kumar). Saplamak. Batırmak. Altüst edilmek. Dalmak.

Plunging shot : Üstten görüş. Alıcının, yatay ekseni üzerinde, merceği aşağıya dönük olarak yerleştirilmesi, böylece yukarıdan aşağıya doğru eğik bir görüşün ortaya çıkması durumu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Lung abscess : İrinli akciğer yangılarından veya akciğer damarlarındaki septik emboluslardan köken alan, etrafı sınırlı irin içeren şişlik. Akciğer apsesi.

Lung compliance : Akciğer kompliyansı. Akciğerde, basınçtaki her birim artışa karşı akciğerlerin genişleme derecesi. akciğerde bulunan elastik lifler ve alveol içindeki sürfektan madde akciğer kompliyansını belirleyen faktörlerdir. akciğer kanserlerinde akciğer kompliyansı önemli ölçüde azalır. Akciğer kompliansı.

Lung ventilation : Akciğer ventilasyonu. Bir dakikada akciğerlere giren ve çıkan hava hacmi. dakika solunum sayısıyla solunum hacminin çarpımıyla bulunur.

 

Heart lung transplant : Kusurlu kalp ve akciğerlerin sağlıklı olanlarla değiştirilme ameliyatı. Kalp ve akciğer nakli.

Heart lung endurance : Kalp akciğer dayanıklılığı. Yorucu koşullar altında kalp ve ak ciğerlerin performansı (fiziki yeterlilik unsurlarından biri).

Parasitic lung diseases : Özellikle akciğere yerleşen nematodların neden olduğu akciğer enfeksiyonları. Paraziter akciğer hastalıkları.

Lung tissue : Akciger dokusu. Akciğer dokusu.

İngilizce Lunging Türkçe anlamı, Lunging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lunging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Set upon : Kışkırtmak. Tahrik etmek. Üzerine koymak. Taarruz etmek. Çullanmak.

Comported : Yakışmak. Bağdaşmak. Uymak.

Demean : Terbiyeli olmak. Küçük düşürmek. Alçaltmak (birisini). İndirgemek. Davranış sergilemek. Küçültmek. Alçaltmak.

Beating up : Pataklamak. Külüstür. Yenmek. Çırpmak. Toplamak (askeri terim). Hırpalamak. Çalkalamak. Dövmek. Hücum etmek.

Conduct oneself : Belirli bir şekilde davranmak. Hareket etmek. Kendini idare etmek.

Desire : Özlemek. Arzu etmek. Cinsel istek. İstem. İstemek. İmrenmek. Talip olmak. Dilek. İstek.

Pounces : Aniden saldırmak. Toz serperek kurutmak. Atılmak. Pençe. Pençe (kuş). Üzerine atılıp avlamak. Dalıvermek. Üstüne atılmak.

Breakthroughs : Büyük buluş. Çığır açan buluş. Kısıtlamalara karşı istisnalar. Bilimde büyük buluş. İlerleme. Yenilik. İyileştirme. Dönüm noktası. Buluş.

 

Comporting : Uymak. Yakışmak. Bağdaşmak.

Lunging synonyms : deer hunt, duck hunting, deer hunting, field sport, outdoor sport, blood sport, bear oneself, hungriness, deal, foxhunt, leap, spurted, aggressed, incursions, breakthrough, lunged, acted, spurt, aggressions, aggression, incursion, put, enterprise, behave, spurting, assault, elans, assailment, act of assault, beat up, assails, onrush, assailed.

Lunging zıt anlamlı kelimeler, Lunging kelime anlamı

Contentment : Rahatlık. Hoşnutluk. Razı olma. Gönül hoşluğu. Gönül ferahlığı. Ferah. Memnuniyet. Kanaat. İktifa. Ferahlık.