Lymphatic system türkçesi Lymphatic system nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Omurgalılarda vücuda yayılmış, kan dolaşım sisteminin uçlarına bağlı ince kılcal ağ.
- Lenf sistemi.
- Lenfatik sistem.
- Lenf jüyesi.
Lymphatic system ingilizcede ne demek, Lymphatic system nerede nasıl kullanılır?
Lymphatic : Limfatik. Akkan. Lenfli. Ağırkanlı. Lenfe ait. Gamsız. Uyuşuk. Bankroftiyan ve brugiyan filaryazis için kullanılan ortak bir terim. Gevşek.
System : Aralarında ilişkiler bulunan, böylece belli bir işlevi olan bir bütün oluşturacak biçimde etkileşen nesneler topluluğu. bir dizgeyi oluşturan nesneler arasında kişiler, makineler, yordam, izlence ya da veriler bulunabilir. ayrıca bu nesneler de kendi başlarına birer dizge niteliği taşıyabilir; bu durumda dizgenin altdizgelerinden söz edilir. Şebeke. Vücut. Yöntem. Sistem. Nizam. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yapı. Üzerinde ölçme yapılan ya da söz konusu olan belirli nesneler topluluğu. Katman.
Lymphatic adenitis : Lenfadenit.
Lymphatic duct : Lenf kanalı. Lenf arnası.
Lymphatic filariasis : Filaryal elefantiozis. Lenfatik filariozis. Lenfatik filaryozis. Erişkinleri deri altı lenf damarlarında veya lenf düğümlerinde yaşayan, larvaları dolaşım kanında bulunan ve sivrisinekler tarafından taşınan wuchereria bancrofti, brugia malayi veya brugia timori türlerinin neden olduğu lenfatik sistem hastalığı, filaryal elefantiozis.
Lymphatic gland : Lenf bezi.
İngilizce Lymphatic system Türkçe anlamı, Lymphatic system eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lymphatic system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
Aardvark : Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Yer domuzu.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Acacia : Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Salkım ağacı. Mimoza. Akasya sakızı.
Lymphatic system synonyms : abacus bodies, a protein, a cells, aardwolf, lymph system, abductor muscle, abambulacral area.

Bu kısımda Lymphatic system kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lymphatic system ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lymphatic system anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lymphatic system ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.