Made of türkçesi Made of nedir

  • -den yapılmış.
  • Mamul.
  • Yapılmış.

Made of ile ilgili cümleler

English: Ali doesn't want a ukulele made of plastic.
Turkish: Ali plastikten yapılmış bir ukulele istemiyor.

English: A four-year-old American tourist was disappointed to realize that, in fact, the Sichuan province is not entirely made of spicy beef, in spite of its famously piquant cuisine.
Turkish: Dört yaşındaki Amerikalı turist, aslında, Sichuan eyaletinin ünlü mayhoş mutfağına rağmen tamamen baharatlı sığır etinden yapılmamış olduğunu farkettiği için hayal kırıklığına uğradı.

English: A plastic cup is better than one made of real glass.
Turkish: Bir plastik bardak, gerçek camdan yapılmış olandan daha iyidir.

English: All the floors in her house are made of wood.
Turkish: Evindeki tüm döşemeler ahşaptan yapılmıştır.

English: A bento is a small meal made of boiled rice and seaweed, that is sold in cheap wooden boxes.
Turkish: Bir bento haşlanmış pirinç ve deniz yosunundan yapılan küçük bir yemektir, bu ucuz ahşap kutularda satılmaktadır.

Made of ingilizcede ne demek, Made of nerede nasıl kullanılır?

Made : Mamul. Başarıdan emin. -den. Yapma. Yapılı. -den yapılmış. Garantili. Tam uyan. Yapılmış. Tamamen uygun.

Of : İle ilgili. -nın. -in. Yüzünden. -den. Karşı. -dan. Den. Li. -den övünerek bahsetmek.

 

Made of rubber : Lastikli.

Made of silver : Gümüşten yapılmış.

Be made of money : Para babası olmak.

What material is it made of : Bu hangi kumaştan yapılmış.

İngilizce Made of Türkçe anlamı, Made of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Made of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Done : Aldatılmış. Uygun. Çok yorgun. Bitkin. Pişmiş. Yorgun. Bıkmış. Bitmiş. Kabul edilebilir. İyi pişmiş.

Dead and buried : Uzun zaman önce ölmüş. Sona ermiş. Ölüp gitmiş. Sonlanmış. Bitmiş. Tamamlanmış.

Made : Yapma. Tam uyan. Üretilmiş. Yapmak (make) eyleminin ikinci hali. Garantili. Yapılı. Başarıdan emin. -den.

In depth : İnceden inceye. Derinlemesine araştırılmış. Etraflıca. Tam olarak. En ince detayına kadar. Baştan başa. Detaylı olarak. Etraflı. Bütünüyle. Derinlemesine.

Hewn : Balta ile kabaca şekil verilmiş. Kabaca yontularak şekil verilmiş. Oluşturulmuş. Yontulmuş. Kabaca yontulmuş. Baltalanmış. Kesilmiş. Biçimlendirilmiş.

Out of : Dışında. -da.....-ı -den....-ü -nin haricinde veya (oran olarak). -den uzak. -in dışında. -den dışarı. -siz. Dışına. -sız. -dan.

End product : Uçürün. Tamamlanmış ürün. Bitmiş ürün. Uç ürün. Son ürün. Işımetkin bir dizinin ardışık bozunumları ile ulaşılan kararlı çekirdek; böyle bir dizinin son terimi. Ürün. Nihai ürün.

Crafted : İmal edilmiş. Ustalıkla yapılmış. Üretilmiş.

Constituted : Oluşturulmuş. Kurulan. Oluşmuş. Yerleşmiş. Belli bir pozisyon için atanan. Kurulmuş. Biçimlenmiş.

Fulfilled : Uygulanmış. Gerçekleştirilmiş. Yerine getirilmiş. Tamamlanmış. Başarılmış.

Made of synonyms : accomplished, carried out, all over with, manufactured, fabricated, goods, finished good, fashioned, executed.