Magnetite türkçesi Magnetite nedir
- Manyetit.
- Jeoloji alanında kullanılır.
- Mineral. (fe2o3; metalimsi parıltı, kara; çizgi kara; sertlik 5.5, özgül ağırlık 5.2; kubusal. güçlü bir mıknatıstır.).
- Mıknatıslı demir cevheri.
- Magnetit.
Magnetite ingilizcede ne demek, Magnetite nerede nasıl kullanılır?
Magnetic : Manyetik. Bilgisayar, fizik, kimya, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Devinen kıvıl yüklerin yarattığı alanla ilgili. Çekici. Mıknatıssal. Mıknatıs özelliği taşıyan, mıknatısla ilgili. Mıknatıs. Mıknatıs özelliği taşıyan; mıknatısla ilgili. Magnetik. Mıknatıslı.
Magnetic alloy : Manyetik alaşım.
Magnetic amplifier : Manyetik amplifikatör. Manyetik yükselteç.
Magnetic analysis : Manyatik analiz. Yüklü öğeciksel parçacıklardan oluşan bir demeti, bir mıknatıssal alan etkisi altında, hızlarına, yüklerine ya da kütlelerine göre ayırma işlemi. Manyetik analiz. Mıknatıssal çözümleme.
Magnetic anneal : Mıknatıslı tavlama.
Magnetic bias : Manyetik ön alan.
Magnetic attraction : Manyetik çekim.
Magnetic axis : Manyetik eksen.
Magnetic barrier : Magnetik set. Yüklü parçacıkları yansıtacak biçimde düzenlenmiş olan donanım. Manyetik set.
Magnetic armature loudspeaker : Manyetik armatürlü hoparlör.
İngilizce Magnetite Türkçe anlamı, Magnetite eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Magnetite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Loadstone : Lodestone. Mıknatıstaşı. Mıknatıs taşı. Çekici kimse. Manyetik kuvvetle çeken şey. Doğal mıknatıs. Çekici şey.
Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.
Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.
Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.
After shock : Artçı şok. Art sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı sarsıntı.
Algonkian : Bir prekambriyen sistemi. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Alkongien. Algonkiyen. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi.
Absolute age : Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Mutlak yaş. Salt yaş. Kesin yaş.
Adventive cone : İlerleme konisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Parazitik koni. İlerleme hunisi. Ek koni.
Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.
Magnetite synonyms : magnetic iron ore, acrozone, lodestone, iron ore, advance of aglacier, agricultural geology, emery, abrasive power, absolute chronology, alkali rocks, acid fumarole, abyss.
Magnetite ingilizce tanımı, definition of Magnetite
Magnetite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An oxide of iron (Fe3O4) occurring in isometric crystals, also massive, of a black color and metallic luster. It is readily attracted by a magnet and sometimes possesses polarity, being then called loadstone. It is an important iron ore. Called also magnetic iron.

Bu kısımda Magnetite kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Magnetite ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Magnetite anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Magnetite ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.