Loadstone türkçesi Loadstone nedir

  • Çekici kimse.
  • Mıknatıstaşı.
  • Lodestone.
  • Manyetik kuvvetle çeken şey.
  • Mıknatıs taşı.
  • Çekici şey.
  • Doğal mıknatıs.

Loadstone ingilizcede ne demek, Loadstone nerede nasıl kullanılır?

Loadstones : Lodestone. Çekici kimse. Çekici şey. Doğal mıknatıs. Mıknatıs taşı. Mıknatıstaşı. Manyetik kuvvetle çeken şey.

Loadstar : Çobanyıldızı. İdeal bir yol gösterici. Çobanyıldızı (astronomi terimi). Yol gösterici. Kutupyıldızı (astronomi terimi). Kutup yıldızı. Yol gösterici yıldız.

Loads : Düzineler. Büyük sayı. Çok fazla. Büyük miktar. Bir sürü. Çok.

Armloads : Bir kimsenin tek veya iki kolu ile tutabildiği miktar. Kucak dolusu.

Boatloads : Gemi yükü. Kayık dolusu. Bir sürü. Bot dolusu. Gemi yükünün ağırlığı. Gemiyle taşınan yük. Bir dolu. Geminin taşıyabileceği yük miktarı. Tekne yükü. Tekne dolusu.

Payloads : Yararlı yük. Navlunlu yük. Gelir getiren yük. Taşıma kapasitesi. Yük. Navlun ödemesi. Roketin taşıdığı yük. Uçağın taşıdığı yük. Uçağa yakıt alındıktan sonra uçağın kaldırabileceği yolcu ve kargo dahil yük miktarı.

Carloads : Asgari yük. Vagon dolusu. Araba yükü. Bir yığın eşya. Vagon dolusu yük. Yük. Vagon yükü. Araba dolusu yük. Araba dolusu.

Caseloads : Davanın içeriği. Belirli bir periyotta görülen olayların sayısı (bir mahkemede, klinikte, vb.). Dosya yükü.

 

Reloads : (silahı) yeniden doldurmak. Tekrar yükle. Yeniden yükleme. Tekrar yüklemek. Yeniden yüklemek.

Cartloads : Yığın. Bir araba dolusu şey. Sürü. Bir araba.

İngilizce Loadstone Türkçe anlamı, Loadstone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Loadstone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Magnetite : Mıknatıslı demir cevheri. Magnetit. Mineral. (fe2o3; metalimsi parıltı, kara; çizgi kara; sertlik 5.5, özgül ağırlık 5.2; kubusal. güçlü bir mıknatıstır.). Manyetit.

Inveiglers : Ayartıcı kimse. Kandıran kimse. Baştan çıkara kimse. Ayartan kimse.

Attraction : Hukuk, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Atom, yükün ve molekülleri birbirine yaklaştıran etkileşim. (genellikle, çift ucaylı iki parçacığı yöneltme, bir çift ucaylı parçacığı, ucaysız parçacıkta eyletme ve ucaysız parçacıklar arasındaki dağılım etkileriyle oluşur.). Nesnelerin ağınımsal, elektriksel ve mıknatıssal nitelikli kuvvetlerle birbirlerini çekmeleri. Sempati. Atraksiyon. Bir turistin ziyaret edip görmek istediği yer. Tanecikleri birbirine yaklaştıran kuvvet. Alımlılık. Getirtme.

Magnetic iron ore : Mıknatıslı demir cevheri.

Inveigler : Ayartıcı kimse. Ayartan kimse. Baştan çıkara kimse. Kandıran kimse.

Knockouts : Zarar verici. Nakavt. Uyuşturucu. Büyük darbe. Açma çıkıntısı. Yıkıcı. Afet. Çok çekici kimse.

Knockout : Açma çıkıntısı. Büyük darbe. Nakavt. Nakavt etmek. Yıkıcı. Çok çekici kimse. Uyuşturucu. Afet.

Stunner : Afet. Yakışıklı erkek. Çekici kadın. Yakışıklı. Harika şey.

Loadstone synonyms : static magnet, loadstones, lodestone, stunners, sexual object, permanent magnet.

Loadstone ingilizce tanımı, definition of Loadstone

Loadstone kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A piece of magnetic iron ore possessing polarity like a magnetic needle. [Bakınız: Magnetite].