Make a crackling noise türkçesi Make a crackling noise nedir

Make a crackling noise ingilizcede ne demek, Make a crackling noise nerede nasıl kullanılır?

Make : Yaratmak. Eylemek. Yapmak. Hazırlamak. Düzeltmek. Yapı. -e neden olmak. Zorlamak. Biçim. Kazanç.

A : Bir. (herhangi) bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Atom ağırlığı. Amperin simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Herhangi bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. La (müzik terimi). Pek iyi.

Crackling : Güzel veya çekici kadın. Kızarmış jambon kabuğu. Cazırtı. Hışırtı. Kıkırdak. Çatlama. Jambonun çıtır çıtır kısmı. Çatırtı. Çıtırtı. Çatırdama.

Noise : Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler. Kısa devre. Sinema ya da televizyonda sesin saptanması, çalınması ya da yayınlanmasında ortaya çıkan istenmeyen sesler. Bilgisayar, fizik, gitar, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Parazit. Şamata. Patırtı. Ses sinyalinin kalitesinde belirleyici olan tıslama, cızırtı ve uğultu gibi istenmeyen seslerin tümü. Gürültü. Gürültü etmek.

Make a backup : Yedeklemek.

Make a beeline for : Doğruca gitmek. Kestirmeden gitmek. Dosdoğru ve çabucak gitmek. -e hemen gitmek. Dosdoğru bir yere gitmek.

 

Make a bed : Yatak yapmak.

Make a bet : Bahis tutuşmak. İddiaya tutuşmak. Bahis oynamak.

Make a bargain : Anlaşmak. Anlaşmak (pazarlık). Anlaşmaya varmak. Mutabık kalmak. Bir işi bağlamak.

İngilizce Make a crackling noise Türkçe anlamı, Make a crackling noise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make a crackling noise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cracks : Kırmak. Çatallaşmak (ses). Yarılmak. Çatlamak. Çatırdatmak. Çökmek. Patlamak. Çatlatmak. Şaklatmak.

Clacking : Çatlamak. Laklak etmek (argo terim). Tıkırdamak. Gıcırdamak. Gevezelik etmek.

Creaked : Cayırtı. Gıcırdamak. Gacırdamak. Gıcırtı. Gacırtı.

Clacked : Tıkırdamak. Laklak etmek (argo terim). Gıcırtı. Çatırtı. Gevezelik etmek. Takırdamak. Tıkırdatmak. Gıcırdamak. Tıkırtı.

Crack : Çözmek (şifreyi). Çatlatmak. Yarılmak. Çatallaşmak (ses). Sinirsel çöküntü yaşamak. Patlamak. Çatırtı. Çatlak.

Crackles : Çıtırdamak. Çatırdatmak. Çatlak desen ile süslemek. Raller.

Creak : Gacırdamak. Gıcırtı. Gacırtı. Cayırtı. Gıcırdamak.

Crackled : Çatlak desen ile süslemek. Çıtırdamak. Çatlak sırlı. Çatırdatmak.

Crackle : Pıtırdamak. Kıtırdamak. Çatırdatmak. Çıtırdama. Çıtırtı. İki sert yüzün birbirine sürtünmesinden çıkan ses, deri altı amfizeminde basmakla hissedilen ses, krepitasyon. Sırlamak. Çıtırdamak. Çatlak desen ile süslemek.

Clacks : Laklak etmek. Laklak etmek (argo terim). Gıcırdamak. Gıcırtı. Takırdamak. Tıkırtı. Gevezelik etmek. Çatırtı. Tıkırdatmak.

Make a crackling noise synonyms : clashed, clash, clashing, clashes, clack, creaks.