Make a mistake türkçesi Make a mistake nedir

  • Yanılgı içine düşmek.
  • Sürçmek.
  • Yanılmak.
  • Bir hata yapmak.
  • Kusur işlemek.
  • Hata işlemek.
  • Yanlış yapmak.
  • Hata etmek.
  • Hata yapmak.
  • Aldanmak.

Make a mistake ile ilgili cümleler

English: You should sometimes make a mistake to be properly understood.
Turkish: Bazen iyice anlamak için hata yapmalısın.

English: Ali was afraid that he was going to make a mistake.
Turkish: Ali bir hata yapacağından korkuyordu.

English: Don't be afraid to make a mistake.
Turkish: Hatalar yapmaktan korkmayın.

English: Ali is likely to make a mistake.
Turkish: Ali muhtemelen bir hata yapacak.

English: I was stupid to make a mistake like that.
Turkish: Öyle bir hata yapacak kadar aptaldım.

Make a mistake ingilizcede ne demek, Make a mistake nerede nasıl kullanılır?

Make : -e neden olmak. Yapı. Verim. Zorlamak. Hesap etmek. Marka. Düzeltmek. Erişmek. Biçim. Hazırlamak.

A : Bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Herhangi bir. Pek iyi. Atom ağırlığı. En yüksek not. La (müzik terimi). (herhangi) bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf.

Mistake : Yanılgı. Yanılmak. Yanlış anlamak. Başkasına benzetmek. Hata. Karıştırmak. Başkası sanmak. Yanlış. Yanlışlık. Şaşırmak.

Make a backup : Yedeklemek.

Make a bargain : Anlaşmak (pazarlık). Anlaşmak. Anlaşmaya varmak. Mutabık kalmak. Bir işi bağlamak.

 

Make a bid : Çaba harcamak. Pey sürmek. Teklif götürmek. Teklif geçmek.

Make a beeline for : -e hemen gitmek. Kestirmeden gitmek. Dosdoğru bir yere gitmek. Dosdoğru ve çabucak gitmek. Doğruca gitmek.

Make a bed : Yatak yapmak.

Make a bolt : Kirişi kırmak. Kaçmak. Tüymek.

Make a blunder : Falso yapmak. Gaf yapmak. Nane yemek. Baltayı taşa vurmak. Pot kırmak.

İngilizce Make a mistake Türkçe anlamı, Make a mistake eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make a mistake ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stumbling : Sendelemek. Günaha girmek. Tökezlemek. Tökezleme. Ayağı takılmak. Dili sürçmek. Tökezleyen. Günah işlemek.

Come unstuck : Suya düşmek. Rezil olmak. Başarısız olmak. Gevşemek. Başarısızlığa uğramak. Ayrılmak. Kötü gitmek. Düş kırıklığına uğramak. Yüzü kızarmak.

Errs : Günah işlemek. Hat. Yanlış olmak. Yanılgıya düşmek. Hata.

Tripped up : Çelme takmak. Başarısız. Arızalı. Ayağını çelmek. Kusurlu. Yanıltmak. Şaşırtmak. Bozuk.

Swallow : Yutma. Frak. Yutkunma. Kırlangıç kuyruğu. Yutak. Karst yörelerinde görülen yanları dik, uçurum niteliği taşıyan, ağzı dar ya da geniş, derin doğal kuyu. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, kırlangıçgiller (hirundinidae) familyasından, 18 cm kadar uzunlukta sırtı madensel mavi, gerdanı ve ahu kırmızı kahverengi, kuyruğu çok çatallı, palearktik bölgede evlerin yakınında yaşayan, evlerin iç kısımlarında yuvalanan, beslendiği böcek ve örümcek artıklarını yumak halinde dışarı atan bir kuş türü. iş kırlangıcı, kırlangıç. Yutkunmak. Kuyruklu kelebek.

 

Slip : Kaydırmak. Alışverişlerde ödenen vergi dahil paranın miktarını, malın cinsini, firma adını ve alışveriş tarihini gösteren belge. krş. fatura. Kurtulmak (hayvan kendini bağlayan bir şeyden). Çıkarmak. Salıvermek. Sıyırmak. Kaçırmak.

Be off : Vazgeçmek. Yakışıksız olmak (davranış). Kapalı olmak (elektrik veya ışık). Defolmak. Deli olmak. Yola çıkmak. Gerçekleşmemek. Gitmek. Söndürülmüş olmak (elektrik veya ışık). Ayrılmak.

Misdone : Kötülük yapmak.

Do wrong : Kötülük yapmak. Haksızlık etmek. Yanlış bir şey yapmak. Hatalı davranmak. Yamuk yapmak.

Make a mistake synonyms : made a mistake, bloops, trip, tripping up, misdo, commit a foul, slip up, stumble, bumbled, blob, blundered, be wrong, blunder, misdoes, erred, fall for it, make an error, slips, err, blobbing, bumbles, be mistaken, be taken in, fall from grace, fall for, bloop, commit an error, stumbled, go wrong, blobbed, tripped, sliping, blobs.