Make up for türkçesi Make up for nedir

  • Affettirmek.
  • Telafi etmek.

Make up for ile ilgili cümleler

English: Did the plane make up for the lost time?
Turkish: Uçak kaybedilen zamanı telafi etti mi?

English: He tried to make up for lost time.
Turkish: Kaybedilen zamanı telafi etmeye çalıştı.

English: Ali hurried to make up for lost time.
Turkish: Ali kayıp zamanı telafi etmek için acele etti.

English: He tried to make up for his lack of sleep by taking a nap.
Turkish: Kestirerek uykusuzluğunu gidermeye çalıştı.

English: I had to make up for the loss.
Turkish: Kaybı telafi etmek zorundaydım.

Make up for ingilizcede ne demek, Make up for nerede nasıl kullanılır?

Make : Yapılış şekli. Yapı. Meydana getirmek. Eylemek. Verim. Kapatmak (devreyi). Kazanç. -e neden olmak. Zorlamak. Düzeltmek.

For : Nedeniyle. -den dolayı. Zira. Çünkü. -dir. Dair. Namına. Şerefine. -e. Zarfında.

Make up for lost time : Yitirilen zamanı kapatmak için yoğun çalışmak. Zaman kaybını telafi etmek. Kaybedilen zamanı telafi etmek için sıkı çalışmak. Kaybedilen zamanı telafi etmek. Eksiklerini kapatmaya çalışmak.

Make up : Barışmak. Yüz boyama. Telafi etmek. Hazırlamak. Uydurmak. Tamamlamak. Makyaj yapmak. Düzenlemek. Boyanmak. Oyuncuların rollerine uygun bir anlamda yüzlerini boyamaları, (bk. yüz boyama.).

 

Make up a deficiency : Bir eksikliği gidermek. Bir eksikliği tamamlamak.

Make up man : Oyuncuların yüzlerini rollerine uygun biçimde boyayan uzman. Erkek makyöz. Erkek güzellik uzmanı. Yüz boyama uzmanı.

Make up a purse for : Parası biriktirmek. Para biriktirmek (için).

Make up supervisor : Bütün makyaj çalışmalarını yöneten, sanatçılara göre makyaj çeşitlerini, karakter makyajlarının temellerini saptayan kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Başmakyajcı.

Make up exam : Bütünleme sınavı.

Make up a story : Hikaye uydurmak. Bir hikaye uydurmak.

İngilizce Make up for Türkçe anlamı, Make up for eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make up for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Condones : Göz yummak. Görmezlikten gelmek. Bağışlamak. Affetmek. Tasvip etmek. Onamak. Hoş görmek. Örtmek. Kusura bakmamak.

Atone : Tarziye vermek. Karşılığını ödemek. Ceremesini çekmek. Kefaret etmek. Gönlünü almak. Affettirecek harekette bulunmak. Tazminat. Gönül almak.

Compensated : Telafi edilen. Yerini tutmak. Tazmin etmek. Telafi edilmiş. Eşitlemek. Karşılamak. Denklemek. Kompanse. Denkleşmek.

Amends : Özür. Tanzimat. Tazminat. Islah. Zararın karşılanması. Telafi.

Atoning : Gönül almak. Gönül alma. Telafi etme.

Atones : Gönlünü almak. Karşılığını ödemek. Gönül almak. Tarziye vermek. Tazminat. Affettirecek harekette bulunmak. Ceremesini çekmek. Kefaret etmek.

Condoning : Örtmek. Affetmek. Görmezlikten gelmek. Kusura bakmamak. Onamak. Göz yummak. Tasvip etmek. Hoş görmek. Bağışlamak.

Condone : Hoş görmek. Görmezlikten gelmek. Bağışlamak. Onamak. Göz yummak. Affetmek. Örtmek. Tasvip etmek. Kusura bakmamak.

Atone for : Kefaret vermek. Kendini affettirmek. Gönlünü almak. Kefaretini ödemek. Tarziye vermek. Telafi. Ödemek. Etmek.

Make up for synonyms : compense, beg somebody off, compensate, condoned, make amends, compensates, make good, atoned.