Make use türkçesi Make use nedir

Make use ile ilgili cümleler

English: Many young people make use of their summer vacation to climb Mt. Fuji.
Turkish: Birçok genç insan yaz tatilini Fuji Dağına tırmanmak için kullanıyor.

English: Let's make use of our time wisely.
Turkish: Zamanımızı akıllıca kullanalım.

English: Next time I switch jobs, I need work that will let me make use of the experience I've gained up to now.
Turkish: Gelecek sefer iş değiştireceğim. Benim şu ana kadar kazandığım deneyimi kullanmama izin verecek işe ihtiyacım var.

English: Any member can make use of these facilities.
Turkish: Herhangi bir üye bu tesislerden yararlanabilir.

English: Man is the only animal that can make use of fire.
Turkish: İnsan ateşten yararlanabilen tek hayvandır.

Make use ingilizcede ne demek, Make use nerede nasıl kullanılır?

Make : Zorlamak. Erişmek. -e neden olmak. Olmak. Meydana getirmek. Yapmak. Biçim. Yaratmak. Düdüklemek. Eylemek.

Use : Bilgi erişimde, bir kavramı belirtmek üzere gömüde yer alan birçok ipucu anahtar-sözcüğe karşılık standart terim olarak seçilen ve dizinlemede kullanılan, yazar ve araştırmacılara önerilen anahtar-sözcük. Adet edinmek. Faydalanmak. Bir toprağın ya da yapının hangi amaçlarla kullanıldığını ya da düzentasarda hangi amaçla kullanılacağını belirleyen tasarlama terimi. bk. toprak kullanımı. Kullanma. İstismar etmek. İçmek (sigara içki vb'ni). Sömürmek. Harcamak.

 

Make use of : İstifade etmek. Faydalanmak. Nimetlerinden faydalanmak. Yararlanmak. Kullanmak. Değerlendirmek.

Make used : Kullanılmış hale getirmek.

Make tracks : Acele gitmek. Sıvışmak.

Make good : Yerine getirmek. Tazmin etmek.

İngilizce Make use Türkçe anlamı, Make use eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make use ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dispose of : Bırakmak. İmha etmek. Vermek. Yemek. Devretmek. Bertaraf etmek. Kurtulmak. Tüketmek. Elden çıkarmak. Zararsız hale getirmek.

Economizes : İktisat yaparak idare etmek. Masrafı kısmak. Tasarruf etmek. İdareli sarf etmek. Kısmak. Artırmak. İdare etmek. İdareli kullanmak. Masrafları kısmak.

Make capital out of : Basamak olarak kullanmak. Çıkar temin etmek. Çıkar sağlamak. Birinden faydalanmak. -den çıkar sağlamak. -den yararlanmak. Sömürmek.

Drives : Gütmek. Araba kullanmak. Önüne katmak. Çalıştırmak. Saplamak. Sokmak. Acele etmek. Kovalamak. Zorlamak.

Utilise : Faydalı hale getirmek. Kullanarak yarar sağlamak. Değerlendirmek. Faydalı kılmak. Kullanmak (kaynak vb). Fayda elde etmek (utilize olarak da yazılır). Yarar sağlamak.

Disposes : İkna etmek. Kontrolünde tutmak. Düzenlemek. İsteklendirmek.

Utilises : (britanya ingilizcesi) kullanmak. Kullanmak (kaynak vb). Fayda elde etmek (utilize olarak da yazılır). Değerlendirmek. Kullanarak yarar sağlamak. Faydalı kılmak. Yarar sağlamak.

Utilize : Yarar sağlamak. Faydalı kılmak. Faydalı hale getirmek. Kullanmak (kaynak vb). Yararlanmak. Değerlendirmek.

 

Disposing : İsteklendirmek. Kontrol altında tutan. Düzenlemek. Tasarrufa ait. Kontrolünde tutmak. Elden çıkarma. İkna etmek.

Utilizing : Faydalı hale getirmek. Yararlanmak. Yarar sağlamak.

Make use synonyms : milk, drive, utilizes, economises, draw on, profit by, avail, milks, cash in, dispose, capitalises, get in on, employ, call forth, draw upon, capitalize on, capitalize, apply, exploit, cash in on, economise, economize, applies, naps, utilized, follow up, capitalizes, make use of, capitalising, capitalise, make a good thing of, nap.