Utilise türkçesi Utilise nedir

  • Yarar sağlamak.
  • Faydalı hale getirmek.
  • Kullanmak.
  • Yararlanmak.
  • Faydalı kılmak.
  • İstifade etmek.
  • Kullanmak (kaynak vb).
  • Değerlendirmek.
  • Fayda elde etmek (utilize olarak da yazılır).
  • (britanya ingilizcesi) kullanmak.
  • Kullanarak yarar sağlamak.
  • Faydalanmak.

Utilise ingilizcede ne demek, Utilise nerede nasıl kullanılır?

Utilised : Fayda elde etmek (utilize olarak da yazılır). Değerlendirilen. (britanya ingilizcesi) kullanmak. Yararlanmak. Faydalanmak. Değerlendirilmiş.

Utilises : Değerlendirmek. Kullanmak. (britanya ingilizcesi) kullanmak. Kullanmak (kaynak vb). Faydalanmak. Yararlanmak. Yarar sağlamak. Kullanarak yarar sağlamak. Faydalı kılmak. İstifade etmek.

Underutilise : Az kullanmak. Yeteri kadar yararlanmamak. Gerektiği şekilde kullanmamak. Bir şeyi tamamıyla kullanmakta başarısız olmak (ayrıca underutilize). Tam olarak kullanmamak. Uygun şekilde kullanmamak.

Underutilised : Az kullanılmış. Yeterli oranda kullanılmamış. Yetersiz kullanılmış. Normalden daha az oranda kullanılmış. Çok az kullanılmış. Çok az kullanılmış (ayrıca underutilized). Yeterince kullanılmamış.

Unutilised : (britanya ingilizcesi) kullanılmayan. Atıl. İşletilmeyen (unutilized olarak da yazılır).

Utilitarian school of bentham : Faydacılık okulu. Faydacılığı savunan okul.

 

Utilitarian : Faydacı kimse. Faydacı. Yararcı. Çıkarcı. Yararcıl. Faydacıl. Kullanışlı. Faydalı. Yarar güden. Pratik.

Utilitarianism : Bir işin, bir eylemin doğruluk derecesini o iş ve eylemdeki yararlıkla değerlendiren, yarar ilkesini doğru davranışların ölçüsü olarak kabul eden ve böylece yarar ile ahlak arasında sıkı bir ilişki kuran öğreti. genel mutluluğa uymayı ahlaksal değerin ölçütü olarak gören öğreti. Bir bilgi ya da işlemin değerini yararcı niteliğinde bulan düşünce yaklaşımı. Eylemin kendisinden çok ulaşılan sonuçların iyi veya kötü, doğru veya yanlış oluşuyla ilgilenen etik görüş. iyinin, mutluluk veya hazza ve dolayısıyla da doğruya eşit olduğu biçimindeki görüş. Faydacılık. Menfaatçılık. Eğitim, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bireyler için faydalı olanın etik açıdan da doğru olduğunu, bireylerin faydalarını ençoklaştırırken sosyal faydanın da ençoklaşacağını savunan ve bunun ancak en çok sayıda bireye ençok mutluluğu sağlayacak eşit gelir dağılımı ile mümkün olabileceğini ileri süren, jeremy bentham tarafından çerçevesi çizilen ve john stuart mill tarafından geliştirilen görüş. Yararcılık. Utilitarizm. Herhangi bir davranış ya da eylemin aktöreye uygunluğunun ölçütünü çoğunluk için yararlı olmada bulan düşünce akımı.

Utilisation : Yararlanma. Çalıştırma (utilization olarak da yazılır). Faydalanma. Kullanma. Müstefit. Kullanım.

Utilitarian connection : Çıkar ilişkisi.

İngilizce Utilise Türkçe anlamı, Utilise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Utilise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Overdrive : Aktarma dingilinin motor anadingilinden daha hızlı dönmesini sağlayan dişli düzeni ile oluşturulan hız. Yüklenmek. Aşırı hız düzeni. Otomatik dördüncü vites. Üsthız. Overdrayv. Yüksek hız vitesi. Üst hız. Beşinci vites. Aşırı hız yapmak.

Economizes : İktisat yaparak idare etmek. Ekonomi yapmak. Artırmak. İdareli kullanmak. Masrafları kısmak. İdare etmek. Kısmak. Tasarruf etmek. İdareli sarf etmek.

Capitalises : Büyük harflerle yazmak. Sermayeye çevirmek. Katılımcı olmak. Çıkar sağlamak. Sermaye olarak kullanmak. Sermaye sağlamak. Finanse etmek. Büyük harflerle yazmak (ayrıca capitalize).

Capitalise : Büyük harflerle yazmak. Sermaye olarak kullanmak. Çıkar sağlamak. Sermayeleştirmek. Bir gelirin sermayesini hesap etmek. Sermayeye çevirmek. Sermaye sağlamak. Katılımcı olmak.

Appreciated : Beğenmek. Zevk almak. Değerlenmek. Kavramak. Teşekkür borçlu olmak. Takdir etmek. Değeri anlaşılmış. Değerini artırmak. Fiyatını yükseltmek. Değer kazanmak.

Work : Çalıştırmak. İşletmek. İşe yaramak. İşlemek. Yapıt. Etkili olmak. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. iş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. Emek sarfetmek. İş yapmak. Sızdırmak (para).

Reuse : Yeniden kullanma. Yeniden kullanmak. Tekrar kullanım. Yeniden kullanım.

Exert : Ortaya koymak. Sarf etmek. Uygulamak. Uğraşmak. Sarfetmek (gayret). Güç sarfetmek. Harcamak. Öne sürmek. Sarfetmek (çaba veya gayret).

Benefits : Yan yardımlar. Yaramak. Personel sosyal yardımları. Yararı dokunmak. Faydalar. Faydası olmak.

Utilise synonyms : put to work, make use, capitalize, capitalizes, economise, beneficiating, exploit, disposing, pay dividends, misuse, cannibalise, augment, appraising, capitalizing, practice, comment, enjoy, draw on, economize, naps, benefited, dispose of, recycle, apply, cash in, avail, utilising, commentate, ply, pay, appraisal, misapply, disposes.