Mamografi nedir, Mamografi ne demek

Mamografi; bir tıp terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Memenin filmini çeken özel cihaz

Mamografi hakkında bilgiler

Mamografi, memenin filmini çeken özel bir cihaz. Meme kanserinin teşhisindeki en etkin görüntüleme yöntemlerinden biridir.

Memede, muayene ile saptanamayacak kadar küçük anormalliklerin tespit edilmesi amacıyla uygulanan mamografi yönteminde elde edilen sonuç, meme kanseri tanısında büyük önem taşımaktadır. Her yaştaki kadına tıbbi gereklilik halinde mamografi uygulaması yapılabilir ancak yakınması olmayan hastaların da 35-40 yaş aralığında en az 1 kez mamografi yaptırması öngörülmektedir. Hiç bir şikayeti olmayan kadınların yaşlarına uygun yıllık takipler yaptırması, meme kanserine karşı tek korunma yoludur. Çekim yapılırken meme, cihazın iki tabakası arasında birkaç saniye süreyle hafifçe sıkıştırılır. Bu nedenle memelerin en az hassas olduğu zamanda mamografi çekilmesi, özellikle memeleri hassas kadınlara önerilir. Adet bitimi sonrasındaki hafta en uygun süreçtir. Çekilecek filmi etkilememesi amacıyla koltuk altı deodorantı, pudrası, losyon vb. koku ve maddeler kullanılmamalıdır.

Normal mamografide, meme dokusu 2 plaka arasında sıkıştırılarak iki pozisyonda filmleri alınır. Bu şekilde tüm meme dokusu ancak 2 boyutlu olarak değerlendirilebilir. Bütün meme dokusu sadece iki kesitle değerlendirildiğinden, özellikle yoğun meme dokusu söz konusu olduğunda kanserli alan diğer dokular arasında gizlenebilir. Bu kısıtlılık nedeniyle mamografinin doğru tanı koyabilme oranı en iyi merkezlerde bile % 85 sınırında kalmaktadır.

 

Tomosentez ile bu problem aşılmıştır. Dijital Tomosentez cihazı ile memenin milimetrik kesitleri alınmakta ve 3 boyutlu görüntüsü elde edilmektedir. Bu şekilde memenin iç yapısı daha net olarak görüntülenmekte ve varsa tümörün 3 boyutlu olarak yeri tespit edilebilmektedir.

Mamografi anlamı, tanımı:

Meme : Ateşli silahların veya bazı patlayıcıların ateşlendiği çıkıntı. Gemi çıpasında kolların birleştiği şişkin yer. Vücudun herhangi bir yerinde oluşmuş küçük çıkıntı. Bazı araçların meme başına benzeyen bölümü. Yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ, bicik, emcek, emcik.

Film : Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Sinemalarda gösterilen eser.

 

Cihaz : Çeyiz. Aygıt, alet, takım.

Kanser : Bir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasına bağlı olarak yakın dokulara yayılmasıyla veya uzak dokulara sıçramasıyla beliren hastalık, amansız hastalık, incitmebeni, dokunmabana.

Teşhis : Kişileştirme. Belirleme. Tanı. Kim ve ne olduğunu anlama, tanıma, seçme.

Etkin : Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı. Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom). Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik.

Görüntüleme : Görüntülemek işi.

Yöntem : Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot. Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika.

Muayene : Gözden geçirme, araştırma, yoklama, kontrol. Bir kimsenin hasta olup olmadığını veya hastalığın ne olduğunu araştırma, sağlık muayenesi.

Küçük : Küçük abdest. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Değersiz, önemsiz. Niteliği aşağı olan, bayağı. Yaşı daha az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Geri aşamada. Niceliği az olan. Kısık, parlak olmayan (ses).

Özel : Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal. Dikkate değer. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî. Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal. Ayırt edici bir niteliği olan. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. Her zaman görülenden, olağandan farklı.