Marginal propensity to save türkçesi Marginal propensity to save nedir

  • Marjinal tasarruf meyli.
  • Harcanabilir gelirde ortaya çıkan değişmenin tasarruflarda yol açtığı değişim, diğer bir deyişle tasarruflardaki değişmenin harcanabilir gelirdeki değişmeye oranı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Marjinal tasarruf eğilimi.

Marginal propensity to save ingilizcede ne demek, Marginal propensity to save nerede nasıl kullanılır?

Marginal : Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kenarda olan. Değeri düşük. Kenarda olan. pek az. pek az önemli olan. Sıra dışı. Sınırsal. Az. Kenara ait. Enaz. Sınırdaki.

Propensity : Arzu. Eğilim. Eğiklik. Temayül. Meyil. Meyelan. İstek.

To : İle. Arasında. Ya. Oranla. -e kadar. -e göre. Kala. Göre. Ye. E doğru.

Save : Tasarruf etmek. Bağışlamak. (para) biriktirmek. Kusuruna bakmamak. Kaydetmek. Kurtarmak. Korumak. Kurtarma. Kazandırmak.

Marginal propensity to consume : Harcanabilir gelirde ortaya çıkan artışın (azalışın) tüketimde yol açtığı artış (azalış), diğer bir deyişle tüketimdeki değişmenin harcanabilir gelirdeki değişmeye oranı olarak hesaplanan katsayı. Marjinal tüketim eğilimi. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Marjinal tüketim meyli.

Marginal propensity to invest : Milli gelirde ortaya çıkan artışın yatırımlarda yol açtığı artış, diğer bir deyişle yatırımlardaki değişmenin milli gelirdeki değişmeye oranı olarak hesaplanan katsayı. Marjinal yatırım eğilimi.

 

Propensity to save : Artırım eğilimi. Belli bir dönemde gerçekleştirilen tasarrufların harcanabilir gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan tasarrufun harcanabilir gelire oranı. Tasarruf eğilimi. Tasarruf temayülü. Ortalama tasarruf eğilimi.

Marginal propensity to tax : Marjinal vergi oranı. Vergi mükelleflerinin gelirlerindeki bir değişimin ödenecek vergi tutarında yol açtığı değişme, diğer bir deyişle vergi gelirlerindeki değişmenin gelirdeki değişmeye oranı olarak hesaplanan katsayı.

Marginal propensity to import : Marjinal ithalat eğilimi. Milli gelirde ortaya çıkan bir birimlik değişmenin dışalımda yarattığı değişim. Marjinal dışalım eğilimi. Marjinal ithalat meyli.

İngilizce Marginal propensity to save Türkçe anlamı, Marginal propensity to save eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Marginal propensity to save ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

 

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Marginal propensity to save synonyms : a pass through certificate, abnormal budget receipts, a change in demand, a shift in individual demand, a shift in demand, ability to pay principle.