Marifet nedir, Marifet ne demek

Marifet; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Marifet" ile ilgili cümle

  • "Yaptığın marifeti beğendin mi?"
  • "Zaten dünyada her şeyin bir izahı vardır ama marifet, onu izah etmesini bilmeli." - A. H. Çelebi

Yerel Türkçe anlamı:

Marifet

Marifet isminin anlamı, Marifet ne demek:

Kız ismi olarak; Beceriklilik, el uzluğu.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Erzurum ili, Köprüköy ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Marifet tanımı, anlamı:

Marifet iltifata tabidir : "başarılı bir kimse, desteklenir, takdir edilir, övülürse daha iyi işler yapar" anlamında kullanılan bir söz.

Marifet göstermek : Ustalığını ortaya koyabilmek.

Marifetiyle : Aracılığıyla.

Marifetli : Usta, hünerli.

Marifetsiz : Ustalığı olmayan, hüner gerektirmeyen.

Ustalık : Usta olma durumu. Beceriklilik, el uzluğu, maharet.

Hüner : Beceri isteyen ustalık, beceriklilik.

Uzmanlık : Uzman olma durumu, uzmanın görevi, mütehassıslık, ihtisas, kompetanlık.

Uygun : Orantılı, oranlı. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.

Sıkıcı : İç sıkan, can sıkan, tedirgin eden.

Davranış : Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü.

 

Bilim : Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

Bilgi : Bilim. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf.

Aracı : Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. Ara bulucu.

İkinci : Birinciden sonra gelen kimse veya nesne. İki sayısının sıra sıfatı. Yeni, bir başka. Değer ve kalitece birinciden sonra gelen. Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen.

El : İskambil oyunlarında oynama sırası. Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. Sahiplik, mülkiyet. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Halk, ahali. İskambil oyunlarında her bir tur. Kez, defa. Oba, aşiret. Ülke, yurt, il.

 

Marifetsizce : Marifetsiz bir biçimde.

Marifetsizlik : Marifetsiz olma durumu.

Marifet ile ilgili Cümleler

  • Bu büyük bir marifet değildi.
  • Onların marifetine hayranım.
  • O, on parmağında on marifet olan bir kimsedir.
  • Her işten anlarım. On parmağımda on marifet vardır. Önüme set çekmeye çalışacaklar, ama mevki basamaklarını çabucak çıkacağım.
  • Ali on parmağında on marifet olan bir insan.
  • Bu çok büyük bir marifet.
  • Bu büyük marifet değil.

Diğer dillerde Marifet anlamı nedir?

İngilizce'de Marifet ne demek? : n. skill, talent, trick, artifice, cunning, gimmick, ingeniousness, ingenuity, stunt, wrinkle, attainments

Fransızca'da Marifet : art [le], habileté [la], apptitude [la], exploit [le]

Almanca'da Marifet : die Geschicklichkeit, das Kunststück

Rusça'da Marifet : n. познание (N), художество (N), проделка (F), штучка (F), пакость (F), посредство (N)