Massifs türkçesi Massifs nedir
- Yerküre parçası.
- Dağlık kütük.
- Dağ kitlesi.
- Kitle.
- Çok kesif yapılı dağ grubu.
- Sıra zirve.
- Etrafı derelerle sarılmış dağ grubu.
Massifs ingilizcede ne demek, Massifs nerede nasıl kullanılır?
Autochtonous massif : Alp dizgesinde, tortul bir örtü ile kristal bir çekirdeği olan, yan basınca uğramış, kıvrılıp yükselirken yatay yönde yerini değiştirmemiş bir dağ kütlesi. Yerli kütie.
Central massif : Merkez masif. Orta kütle. Yerli bir kütlenin içindeki kristal çekirdek.
Massif : Kitle. Etrafı derelerle sarılmış dağ grubu. Dağ kitlesi. Dağlık kütük. Çok kesif yapılı dağ grubu. Yerküre parçası. Sıra zirve.
Massicot : Kurşunun havada erime noktasına kadar ısıtılmasıyla üretilen sarı kurşun oksit. Sarı kurşun oksidi. Masiko. Kurşun boyası.
Massier : Dev. Tek parça halinde.
Amassing : Yığmak. Top olmak. Biriktirmek. Toplamak. Bir araya getirmek. Bir araya gelmek.
Massive carbide : Küme karbür.
Massively parallel : Çok büyük ölçekte paralel.
Massing : Yığmak. Toplamak. Kümelemek.
Massive : Kütle. Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Cüsseli. Güçlü. İri. Som. Büyük. Ağır, çok fazla, bol. Çok büyük. Ağır.
İngilizce Massifs Türkçe anlamı, Massifs eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Massifs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Following : Ertesi. Sonrasında. Sözü edilen. Yandaş türkümü. Takip etme. Maiyet. Yandaş grubu. Taraftarlar. Taraftarların hepsi. Ed.-den sonra.
Monolithic : Monolitik. Yekpare taştan. Tek parça taştan. Tek taştan yapılmış. Tek parçalı. Tek parça. Tek parça taştan yapılmış. Bölüntüsüz. Tekil. Yekpare.
Populaces : Halk. Halk tabakası. Ayaktakımı. Avam.
Crewing : Ekip. Çete. Takım. Eleman. Mürettebat. Set ekibi. Tayfa. Personel. Sürü.
Large : Büyük. Büyük (servet). Geniş. Çok. İri. Bol. Büyücek. Kocaman. Koca. Kalabalık (aile).
Laity : Rahip sınıfından olmayanlar. Papaz dışındaki halk. Meslekten olmayanlar. Din adamı olmayan kimse. Papazdan başka bütün halk. Kilise mensubu olmayanlar. Belirli bir mesleki eğitimi almamış kişi.
Audience : Eylem içinde, topluluk karşısında yapılan bir gözlem ya da deneylemede duruma katılmamakla birlikte gözlemci üstlencesi bulunan kimse. bk. kümeölçüm. Seyirciler. Resmi görüşme. İzleyiciler veya dinleyiciler topluluğu. Mahkemede konuşma özgürlüğü. Okuyucu veya dinleyici kitlesi. Aynı yerde, bir oyunu başkalarıyla birlikte seyreden kişi. Seyirci. İzleyici. (okuyucu veya dinleyici) kitle.
Monumental : Anıtsal. Koskoca. Çok büyük. Muazzam. Heybetli. Devasa. Abidevi.
Crowds : Toplanmak. Üşüşmek. Doldurmak. Bıktırmak. Sıkıştırmak. Israr etmek.
Massifs synonyms : massif, temporalty, population, grouping, multitude, big, the great unwashed, mass, hoi polloi, group, body, crew, people, followers.
Massifs zıt anlamlı kelimeler, Massifs kelime anlamı
Small : Sıradan. Mütevazı. Arka. Fakir. Basit. Küçük. Mütevazi. Mini. Küçük küçük. Zayıf.
Little : Ufak. Ufak şey. Az miktar. Önemsiz. Değersiz. Azıcık. Hemen hemen hiç. Az. Kısa. Birazcık.
Clergy : Rahipler. Rahip sınıfı. Rahip. Ruhban. Ruhban sınıfı. Rahipler sınıfı. Papazlar.

Bu kısımda Massifs kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Massifs ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Massifs anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Massifs ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.