Massoret türkçesi Massoret nedir
- Masora yazarı.
Massoret ingilizcede ne demek, Massoret nerede nasıl kullanılır?
Massotherapy : Masoterapi. Vücudun çeşitli bölgelerindeki kasların mekanik olarak elle veya su hüzmesi, hava hüzmesi ve özel cihazlar gibi diğer araçlarla yoğrulmasıyla yapılan tedavi, masoterapi. Masaj tedavisi. Ovarak iyileştirme. Masajla tedavi.
Fontana masson staining method : Fontana-masson boyası. Melanom, feokromositom ve karsinoid tümörlerin tanısı için melanin ve arjantofin materyalin ortaya konmasında kullanılan histopatolojik boyama yöntemi.
Mass absorption coefficient : Kütle soğurum katsayısı.
Mass action law : Belirli bir sıcaklıkta, başlangıçta alınan özdek niceliğine bakılmaksızın, bir kimyasal tepkimede ürünlerin etkin kütleleri çarpımının, tepkenlerin etkin kütleleri çarpımına oranının değişmez olduğunu belirten yasa. Kütleler tesiri kanunu. Kütleler etki yasası.
Mass activity : Spermatozoaların kitle halinde veya toplu olarak hareketi. Kitle hareketi.
Mass communication : Yığınsal iletişim. Kitle iletişimi. Toplu iletişim. Kamuoyunu biçimlendiren basın, radyo, televizyon, sinema vb. gibi iletişim ve yaymaca yol ve araçlarının işleyiş süreci. Çok sayıdaki bireylerden oluşan geniş toplulukları, yığınları amaçlayan, ilgilendiren iletişim. Yığın iletişimi. Kitle haberleşmesi. Kitle iletişim araçları. Kitle haberleşme. Sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır.
Mass consumption : Kitle tüketimi.
Mass customization : Müşteri eksenli üretim. Kitlesel bireyselleştirme. Müşteriye göre üretim. Hizmetlerin kişiselleştirilmesi. Kitle pazarlamacılığı. Sipariş usulü kitle pazarlamacılığı.
Mass balance : Kütle denkliği. Kütle balansı. Kütlenin korunumu yasasına dayanarak bir açık dizgeye giren çıkan özdeklerin nicelikleri arasında kurulan denklik. (buna göre, bir dizge içinde kütle birikimi oluşmuyorsa giren özdeklerin toplam kütlesi çıkanların toplam kütlesine eşittir.). Kütle dengesi.
Mass conservation law : Kütle korunumu kanunu.
İngilizce Massoret Türkçe anlamı, Massoret eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Massoret ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Class : Bilgisayar, eğitim, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Derslik. Ayırmak. Sınıflandırmak. Sınıf. Canlıların sınıflandırmasında takımların bir araya gelmesiyle oluşturulan taksonomik grup. Birşeyi belirli bir grubun içinde saymak. Sınıflamak. Belli bir yerde toplanarak bir ya da birkaç öğretmenin gözetim ve yönetimi altında ders gören öğrenci kümesi. bir eğitim kurumuna aynı zamanda yazılan ve bu eğitim kurumunu aynı zamanda bitirmeleri beklenen öğrenci kümesi. bk. derslik. kimi yönlerden birbirine benzeyen birtakım olay ya da gözlemler.
Compare : Karşılaştırma yapmak. Benzemek. Mukayese etmek. Oranlamak. Üstünlük derecesini göstermek. Kıyas etmek. Karşılaştırmak. Benzetmek. Kıyaslamak.
Punctator : Masora araştırmacısı.
Masorite : Masora bilgini. Masora'nın yazarlarından biri (eski ahit'in ibranice yorumlarının ve açıklamalarının toplanmış hali).
Bookman : Kitapçı. Alim. Bilgin.
Student : Araştırıcı. Gözlemci. Tilmiz. Öğrenim görmek amacıyla herhangi bir öğretim kurumunda okuyan kimse. bir öğretmenin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konu üzerinde çalışan kimse. Okuvcu. Mektepli. Stajyer. Talebe. Uzman.
Pigeonhole : Sınıflandırmak. Hasır altı etmek. Çekmeceye koymak (evrak). Hasıraltı etmek. Düzenlemek. Yazı masasında kağıt gözü. Gözardı etmek. Kağıt çekmecesi. Evrak vb çekmeceye koymak. Yazı masası çekmecesi.
Catalog : Kütüphane kitap listesi. Kataloğunu hazırlamak. Yanlı kaynak ya da belgeleri abece sırasına göre dizinleyen dizelge. Katalog. Katalog hazırlamak. Ardarda olaylar dizisi. Listelemek. Listeye almak. Abeceli döker.
Group : Her öğenin tersini ve öteki öğelerle birleşkesini kapsayan aynı yapıdaki öğeler topluluğu. Gruplaştırmak. Grup. Zümre. Eğitim, fizik, kimya, gramer, iktisat, jeoloji alanlarında kullanılır. Topluluk. Belli kayaç özellikleri olan, iki ya da daha çok sayıda komşu oluşuklar topluluğundan ortaya çıkmış, bir kayaç katman birimi. Öbek. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Türkümlere ayırmak.
Scholarly person : Alim.
Massoret synonyms : masorete, unitise, dichotomise, catalogue, categorize, number, sort, reclassify, separate, unitize, size, isolate, grade, sort out, classify, punctist, stereotype, stamp, dichotomize, categorise, scholar, refer, count.
Massoret ingilizce tanımı, definition of Massoret
Massoret kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Masorite.

Bu kısımda Massoret kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Massoret ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Massoret anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Massoret ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.