Mast hücresi nedir, Mast hücresi ne demek

Mast hücresi; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Bağ dokusunun esas hücrelerinden, metakromasi özelliği gösteren, 20-30 (mikron) kadar çapta, plazma zarında E antikorları bulunan, büyük çekirdekli, sitoplazması bol granüllü, granüllerinde heparin, histamin içeren, alerjik durumlarda faal olan bir hücre. Mastosit, labrosit.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Bazofillere benzeyen, IgE için Fc almacı taşıyan, IgE ve antijenle bağlandığında granülleri hücre dışına boşalarak histamin ve lökotrienler gibi birçok mediatörün salınımına neden olan, çok fazla granül içeren, kan damarları çevresinde bulunan doku hücresi. Histamin ve heparin gibi maddeler içeren, büyük granülleri vardır ve bazik boyalarla metakromazi verirler.

Teknik terim anlamı:

Bağ dokusunun esas hücrelerinden metakromasi özelliği gösteren, 20-30 µm çapta, büyük çekirdekli, stoplazması bol granüllü, granüllerinde heparin ve histamin içeren, alerjik durumlarda faal olan bir hücre.

Mast hücresi tanımı, anlamı

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk

 

Büyük çekirdek : Birçok bir hücrelilerde bulunan ve beslenme ile ilgili olan iri çekirdek. Makronükleus. (karşılık: makronukleus), Birçok birgözeli hayvanlarda bulunan ve beslenme ile ilgili olan iri bir çekirdek.

Esas hücreler : Mide, paratiroit bezi ve böbreğin toplayıcı borucuklarında asıl işlevi yerine getiren ana hücreler.

Lökotrienler : Mast hücrelerinde fosfolipaz enzimiyle, zardaki fosfolipitlerden meydana gelen ve damar duvarındaki kılcalların kasılmasını yavaşlatan, histaminin zıddı bir faaliyet göstererek alerjik reaksiyonlarda kan damarlarından bağ dokusuna hücre geçişini durduran aracı maddeler.

Metakromasi : Toluidin mavisi gibi bazik, anilin boyalar ile boyandıklarında mor, kırmızı gibi boyanın renginden farklı renklere boyanma özelliği.

Plazma zarı : [Bakınız: hücre zarı]. Hücre zarı.

Metakromazi : Metakromatizm. Kullanılan boyanın renginin dışındaki bir renge boyanma, metaromatizm.

Çekirdekli : Çekirdeği olan, içinde çekirdeği bulunan.

Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.

Hücre dışı : Hücre zarının dışında. Ekstrasellüler. [Bakınız: göze-dışı].

Bağ dokusu : Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Kökünü embriyonun mezenşim hücrelerinden alan bu dokunun iki ana tip hücrelerinin (fibroblast, makrofaj) arasını dolduran madde içinde teller ve telcikler bulunur. Bu tel ve telciklerin çeşidine ve çokluğuna göre de çeşitli bağ dokusu tipleri oluşur. Örnek: Gevşek bağ dokusu, sık bağ dokusu, elastik bağ dokusu ve benzerleri Lamina propria. Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Göze sayısı az, göze arası maddesi çok ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek ile görevli olan bir doku tipi. Kökünü mezenşim gözelerinden alır. Göze arası maddesi daima bir takım tel ve telcikler kapsarki bunların yapılarına göre çeşitli bağ dokuları meydana gelir.

 

Lökotrien : Lipoksijenaz yoluyla araşidonik asitten oluşan anafilaktik reaksiyonlarda belli düz kasların yavaş ve uzun süreli kasılmasını sağlayan, histaminden sonra etkisini gösteren ve astımın oluşumunda önemli rol oynayan kimyasal aracı.

Fc almacı : İmmünoglobulinlerin Fc kısmını bağlayan hücre yüzey almaçları.

Bağlandı : Damın mukavemetini arttırmak için kullanılan ağaç.

Çekirdek : Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.

Histamin : Mast hücrelerinde sentezlenen, alerjik belirtilere yol açan, merkezi sinir sisteminde nörotransmitter olarak görev yaptığı bilinen, kuvvetli bir damar genişletici madde. Formülü C3H3N2CH2CH2NH2, mol kütlesi 111,1 g , e.n. 83-84 °C olan, çavdar mahmuzundaki histidinden elde edilen, bitki ve hayvan dokularında bulunan, beyaz kristaller halinde bir amin. 1H-imidazol-4-etamin. [Bakınız: imidazoletilamin]. Histidin amino asidinin dekarboksilasyona uğraması neticesinde meydana gelen, mast hücrelerinde sentezlenen, alerjik belirtilere yol açan ve merkezi sinir sisteminde nörotransmitter olarak görev yaptığı bilinen kuvvetli bir damar genişletici madde. Bütün vücut dokularında özellikle mast hücreleri ve kan bazofilleri yüksek konsantrasyonda bulunan, kılcal damarlarda genişlemeye, venüllerde geçirgenlik artmasına ve endotel hücrelerinde kasılmaya, bağırsak ve bronşlar gibi organların düz kaslarında kasılmaya, mide salgısının artmasına, yangıda ve aşırı duyarlılık reaksiyonlarında rol oynayan histidinin dekarboksilayonu sonucu oluşan C5H9N3 kimyasal formüllü bir amin bileşiği.

Bağ doku : Hücre sayısı az, hücre arası maddesi çok ve genellikle diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan doku.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Taşıyan : Çek, ödek ve benzeri tecim belgitlerinden kendisine verilmiş ve aktarılmış bulunanların iyesi olan kişi.

Salınım : Salınma işi. Düzenli olarak hep aynı konumlardan aynı hızla geçen bir nesnenin hareketi, raks.

Diğer dillerde Mast hücresi anlamı nedir?

İngilizce'de Mast hücresi ne demek ? : mast cell, mastocyte, labrocyte