Büyük çekirdek nedir, Büyük çekirdek ne demek

Büyük çekirdek; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Birçok bir hücrelilerde bulunan ve beslenme ile ilgili olan iri çekirdek. Makronükleus.

Zooloji'deki anlamı:

(karşılık: makronukleus), Birçok birgözeli hayvanlarda bulunan ve beslenme ile ilgili olan iri bir çekirdek.

Büyük çekirdek anlamı, tanımı

Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.

Çekirdek : Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.

 

Birgözeli hayvanlar : Çoğalma, beslenme, büyüme gibi canlılığa özgü olayları kendi başına, bağımsız olarak yürüten, yaşamı boyunca, ya da yaşamının bir evresinde devim yeteneği gösteren, çekirdekli ve gözle görülemeyecek ölçüde ufak vücudu yalnız bir gözeden oluşmuş hayvanlar topluluğu. (Kökbacaklılar, kamçılılar, sporlular ve haşlamlılar olmak üzere dört büyük sınıfa ayrılır.).

Bir hücreliler : Canlıların Protista âlemindendir. Daima bir hücreden yapılmış, vücudun bölünmesi ya da tomurcuklanmasıyla çoğalan, seyrek olarak yüksek yapılı hayvanlardaki döllenmeye benzeyen bir birleşme görülen, genel olarak gözle görülemeyecek kadar küçük olan, toprakta, tatlı su ve denizlerde yaşayan, bazıları asalak olup hastalık yapan, çok çeşitli biçimli, serbest ya da kendilerini bir yere bağlayarak yaşayan, bazısı kamçı, kirpik ya da yalancı ayak yardımı ile hareket eden, kamçılılar (Flagellata), kök ayaklılar (Rhizopoda), sporlular (Sporozoa), kirpikliler (Ciliata) olmak üzere dört sınıfa ayrılan Protozoonlardır. Daima bir hücreden yapılmış, vücudun bölünmesi veya tomurcuklanmasıyla çoğalan, nadir olarak yüksek yapılı hayvanlardaki döllenmeye benzeyen bir birleşme görülen, genel olarak mikroskobik olan taksonomik bir grup.

Makronükleus : [Bakınız: büyük çekirdek]. Birden fazla çekirdeğe sahip organizmalarda büyük olan çekirdeğe verilen ad, trofik nükleus, trofonükleus. Silyumlu protozoonlarda transkripsiyonel olarak etkin, mikronükleustan büyük organizmanın fenotipinden sorumlu vejetatif fonksiyonlarını üstlenen çekirdek. Siliatalarda morfolojik olarak mikronükleustan farklı olan somatik çekirdek.

 

Bir hücreli : Yapısı tek bir hücreden oluşan (hayvan veya bitki), bir gözeli, tek hücreli.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

Beslenme : Vücut için gerekli besin maddelerini alma.

Hücreli : Hücresi olan.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Birçok : Oldukça çok, sayısı belirsiz, bir hayli, müteaddit.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Makro : Büyük, geniş, mikro karşıtı.

Diğer dillerde Büyük çekirdek anlamı nedir?

İngilizce'de Büyük çekirdek ne demek ? : macronucleus, meganucleus