Esas hücreler nedir, Esas hücreler ne demek

Esas hücreler; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Mide, paratiroit bezi ve böbreğin toplayıcı borucuklarında asıl işlevi yerine getiren ana hücreler.

Esas hücreler tanımı, anlamı

Esas : Bir şeyin özünü oluşturan ana öge, temel. Ana, temel olarak alınan, başlıca, asal, esasi. Bir iş veya sözde doğru biçim

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Toplayıcı borucuklar : Böbrek parenkiminde idrarı kaliks veya pelvise taşıyan, tubulus kolektivus ve duktus papillarislerden oluşan borucuklar.

Paratiroit bezi : Tiroit bezinin yanında yer alan, kandaki kalsiyum düzeyinin normalde tutulmasını denetleyen hormonu salgılayan bez.

Ana hücreler : Metrositler.

Paratiroit : Tiroit bezinin gerisinde yerleşmiş bir salgı bez.

Ana hücre : Bölünerek diğer hücre tiplerini veren hücre.

Toplayıcı : Kentin arkdüzenini yoketme yerlerine ya da denizin derinliklerine bağlayan anaboru. Yüzdürmede (flotasyon) kullanılan mineral taneciklerinin hava habbecikleri ile taşınma verimini artıran, ksantatlar gibi bir madde.

 

Borucuk : Bolu ilinde, Kıbrıscık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Yerine : Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Başkasının adına. Alegori.

Borucu : Boru yapıp satan kimse. Boru montajında çalışan kimse.

İşlev : Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon. Bir yapının gerçekleştirilebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme imkânı veren eylem türü, fonksiyon. Bir deneyi yaparken izlenen yol, izlev.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Boru : Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir. Borazan.

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

Asıl : Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Bezi : Yufka açmadan önce, hamurun ayrıldığı toparlakların her biri, pazı. [Bakınız: beze]. Bir çeşit kocakarı ilâcı. Yara veya çıban dolayısıyla vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen şişkinlik, beze. Yufka açmak için topaklanmış hamur parçaları. Bazı. Tek bir yufka ekmeği hamuru (Ç. Çiftliği).

Mide : Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında besinlerin sindirime hazır duruma getirildiği omurgasız hayvanlarda sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan parçası. Karın, karın bölgesi. Yemek yeme isteği.

Diğer dillerde Esas hücreler anlamı nedir?

İngilizce'de Esas hücreler ne demek ? : exocrinocytus principalis