Materiels türkçesi Materiels nedir
Materiels ingilizcede ne demek, Materiels nerede nasıl kullanılır?
Materiel : Askeri malzeme. Harp malzemesi. Malzeme. Levazım. Gereç. Materyal.
Materia : Materya.
Materia alba : Tükürükteki proteinlerden, dökülmüş epitel hücrelerinden, dejenere akyuvarlardan ve bakterilerden ibaret dişlere yapışık olmakla birlikte, kolaylıkla uzaklaştırılan beyazımsı madde, materya alba. Materya alba. Ak madde.
Materia medica : İlaçların kaynaklarından, fiziksel ve kimyasal özelliklerinden bahseden alt bilim dalı. Tıp müfredatı. Tıbbi malzemeler. İlaç bilimi. Tıbbi gereç.
Material : Özdeksel. Maddeci. Maddesel. Bez. Madde. Bir iş yapmak için kullanılması gereken aygıt ya da özdek. Materyal. Maddi. Kumaş. Zaruri.
Material product system : Sosyalist ülkelerde 1993 yıllına kadar kullanılan ve milli gelir hesaplamalarında yalnızca maddi malların dikkate alındığı sistem. Maddi mallar üretim sistemi.
Material fact : Maddi vakıa. Maddi fiil. Esaslı husus. Maddi gerçek. Maddi olgu.
Material balance : Kütle denkliği. Kütlenin korunumu yasasına dayanarak bir açık dizgeye giren çıkan özdeklerin nicelikleri arasında kurulan denklik. (buna göre, bir dizge içinde kütle birikimi oluşmuyorsa giren özdeklerin toplam kütlesi çıkanların toplam kütlesine eşittir.). Maddi denge.
Material evidence : Mahkemenin vereceği nihai karara etki eden delil. Nihai karara etki eden kanıt. Kesin kanıt. Maddi delil. Kati delil. Kesin delil. Maddi kanıt.
Material handling : Gereç hareketleri. Elleçleme. Gereç yükleme-boşaltma. Gereç yönlendirme. Malzeme yükleme. Gereç taşıma. Materyallerin işlenmesi. Malzeme taşıma. Malzeme boşaltma.
İngilizce Materiels Türkçe anlamı, Materiels eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Materiels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Requisite : Gereklilik. Zaruri. Lazım. Bir durum, koşul ya da bağlamın gerekli öğelerinden her biri. Mecburiyet. Lüzum. Zorunlu. Elzem.
Requisites : Gereçler. Malzemeler. Gerekli şey. Gerekli parçalar.
Raw material : Vatka. İlk madde. İşlenmemiş özdek. İşleyimin her türlü yapım için gerekseme duyduğu işlenmemiş ya da yarı işlenmiş tarımsal, madensel ve hayvansal ürünler. Ham özdek. Gıda maddelerinin üretiminde kullanılan hasat, kesim, sağım, avlama, toplama sonucu elde edilen ürün. karma yemlerde kullanılan yem maddeleri. ambalaj malzemesi hariç farmosötik bir müstahzarın üretiminde kullanılan işlenmemiş veya kısmen işlem görmüş ilaç etken maddesi veya yardımcı maddelerini içeren ürün. Üretim sürecinde kullanılan işlenmemiş her türlü madde. İşlenmemiş gereç. Ham madde. İçerdiği yararlı özdeklerin üretimine elverişli, işlenmemiş ya da yarı işlenmiş özdek.
Substance : Güçlülük. Özdek. Asıl mesele. Düşünbilimde evreni oluşturduğu ve altöğelere ayrılamayacağı varsayılan temel öğelerden her biri. Asıl. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Substans. Öz. Cisim. Madde.
Emission : Salım. Çıkarma. Yayım. Maddenin ışıyan erke vermesi olayı. İhraç. Neşretme. Dışarı verme. Yayım yapma. Bir cismin çevresine ışılcık ya da özdek tanecikleri durumunda erke salması, anlamdaş yayım. Yayma.
Instrument : Aygıt. Saz. Bir iş yapmaya ya da bir bilgi sağlamaya yarayan araç. Araç. İnstrument. Senet. Bir toplumun üyesi olan bireyin, amacını gerçekleştirmek için kullandığı doğal ya da yapay nesne. bk. halk sanatı, sanat. krş. kültür, halk kültürü. Çalgı. Döküman. Doküman.
Homogenate : Homojenleştirilmiş madde. Homojenat. Homojenleştirilmiş. Bir organ veya dokunun özel olarak çok ince parçalara parçalanması sonucu elde edilen karışım. Bir organ ya da dokunun özel olarak çok ince parçalara parçalanması sonucu elde edilen madde. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Thickener : Çöktürme tankı. Koyultucu. Koyulaştırıcı. Kıvamlayıcı. Kalınlaştırıcı. Kıvamlaştırıcı. Kıvamlaştırma maddesi. Yoğunlaştırıcı.
Vernix : Ceninin derisini kaplayan yağlı madde. Verniks kazeoza.
Hardware : Teçhizat. Aksam. Donanım. Bilgisayar donanım sistemi. Hırdavatçı dükkanı. Silah. Hırdavat. Nalbur. Madeni eşya. Bilgisayar sistemindeki elektronik ve mekanik araçlar.
Materiels synonyms : adhesive agent, floc, particulate matter, adhesive material, vernix caseosa, plant substance, sorbent material, abrasive material, plant material, colouring material, detergent builder, hazmat, builder, impregnation, equipment, sorbent, thickening, staple, info, supplies, ballast, impedimenta, fluff, kits, colour, dust, ground, ingredients, stuff, elastomer, mineral, wadding, trammel.
Materiels zıt anlamlı kelimeler, Materiels kelime anlamı
Insulator : Kalorifer. Yalıtkan. Elektrik akımını, ısıyı iletmeyen ya da çok az ileten özdek. Yalıtkan madde. Yalıtıcı madde. İzolatör. Yalıtım işçisi. Bir cismi yalıtkan yapan veya yalıtan herhangi bir madde. Yalıtıcı.
Conductor : Orkestra yönetmeni. Biletçi. İdareci. Isıl ya da kıvıl geçirgenliği olan (özdek, nesne vb.). Rehber. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. İletken madde. İleten, nakleden, bağlayan. Isıl ya da elektriksel geçirgenliği olan nesne. Yol gösteren.
Unworldly : Uhrevi. Manevi. Bu dünya ile ilgili olmayan. Tinsel. Toy. Ruhani. Saf.

Bu kısımda Materiels kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Materiels ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Materiels anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Materiels ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.