Materiel türkçesi Materiel nedir

Materiel ingilizcede ne demek, Materiel nerede nasıl kullanılır?

Materiels : Gereç. Malzeme. Levazım. Materyal. Harp malzemesi. Askeri malzeme.

Materia : Materya.

Materia alba : Ak madde. Tükürükteki proteinlerden, dökülmüş epitel hücrelerinden, dejenere akyuvarlardan ve bakterilerden ibaret dişlere yapışık olmakla birlikte, kolaylıkla uzaklaştırılan beyazımsı madde, materya alba. Materya alba.

Materia medica : Tıbbi malzemeler. İlaç bilimi. Tıbbi gereç. İlaçların kaynaklarından, fiziksel ve kimyasal özelliklerinden bahseden alt bilim dalı. Tıp müfredatı.

Material : Materyal. Bedensel. Maddi. Malzeme. Bir iş yapmak için kullanılması gereken aygıt ya da özdek. Maddeci. Gerekli. Maddesel. Özdeksel.

Material culture : Maddi kültür. Özdeksel kültür. Tinsel kültürün dışa vurulmasında, biçimlenmesinde ve toplum içinde yer alarak işlevsel durum kazanmasında önemli yeri ve payı olan her türlü araç gereçler; konutlar, tapınaklar, kap kaçak, iş yerleri, taşıt araçları, silahlar, av araçları, giyim kuşam, süs eşyası, besin elde etmek için kullanılan araç ve gereçler; günlük yaşamda kullanılan her türlü ham maddenin tümü.

Material handling : Materyallerin işlenmesi. Malzeme boşaltma. Malzeme taşıma. Gereç taşıma. Gereç yönlendirme. Gereç yükleme-boşaltma. Gereç hareketleri. Malzeme yükleme. Elleçleme.

 

Material balance : Kütlenin korunumu yasasına dayanarak bir açık dizgeye giren çıkan özdeklerin nicelikleri arasında kurulan denklik. (buna göre, bir dizge içinde kütle birikimi oluşmuyorsa giren özdeklerin toplam kütlesi çıkanların toplam kütlesine eşittir.). Kütle denkliği. Maddi denge.

Material product system : Maddi mallar üretim sistemi. Sosyalist ülkelerde 1993 yıllına kadar kullanılan ve milli gelir hesaplamalarında yalnızca maddi malların dikkate alındığı sistem.

Material needs : Malzeme gereksinimi. Maddi gereksinim.

İngilizce Materiel Türkçe anlamı, Materiel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Materiel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ingredient : Bileşen. Katkı maddesi. Bir karışımı veya bileşiği oluşturan maddelerden her biri. Unsur. Madde (karışımdaki). Bileşim maddesi. İngrediyent. Karışımı oluşturan madde. Cüz.

Furnishing : Mobilya. Donanım. Döşe. Mefruşat. Ekipman. Eşya. Tefrişat. Döşeme. Tefriş.

Stores : Hazine. Kırkambar. Bolluk. Mağazalar. Kumanya. Hammadde ve gereçler. Depolar. Erzak. Depo.

Hardware : Bilgisayar sistemindeki elektronik ve mekanik araçlar. Donanım. Silah. İletişimi sağlamakta kullanılan araçların tümü. Bilgisayar donanım sistemi. Hırdavatçı dükkanı. Çalgının, ağacı dışında kalan burgu, köprü ve düğme gibi bölümleri. Nalbur. Aksam.

Medium : Çare. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Medyum. Vasıta. Çevre. Hücre kültür çalışmalarında kullanılan ve hücrelerin çoğalması veya yaşaması için gereksinim duyduğu her türlü makro ve mikro elementleri bünyesinde bulunduran çözeltiler, ortam. Ortalama. Kontrast madde. İfade vasıtası. Ötürücü.

 

Apparatuses : Aygıtlar (belli bir amaç için kullanılan). Alet. Vasıta. Araçlar. Makine. Ekipman. Aletler. Takım. Teçhizat.

Instruments : Enstrümanlar. Belgeler. Ameliyat aletleri. Kamusal belgeler. Aletler. Araçlar. Dökümanlar. Göstergeler.

Equipages : Donanım. Azık. Kumanya. Ekipman. Yolculuk yiyecekleri. Atlı konak arabası. Teçhizat. Ekipaj. Donatı.

Purveyance : Hükümdarın saray için gerekli olan malzemeleri normal tarifeden daha düşük fiyata alma imtiyazı. Erzak ihtiyacını karşılama. Erzak sağlama. Sağlama (yiyecek veya gereç vb). Yiyecek içecek sağlama. Tedarik etme. Zahire.

Materiel synonyms : marching order, materiels, munitions, kit, instrument, materials, baggage, ingredients, equipment, munitioned, instrumenting, impedimenta, material, equipage, rental, staff, makings, supplies, kits, requisite, requisites, apparatus, equipments, furniture, munition, mediums, trammel, findings, necessities, appliance.