Materia türkçesi Materia nedir
- Materya.
Materia ile ilgili cümleler
English: Another interesting source of energy is the heat that can be recovered from radioactive waste material.
Turkish: Bir başka ilginç enerji kaynağı radyoaktif atık malzemeden elde edilen ısıdır.
English: A crane raises heavy construction materials.
Turkish: Bir vinç ağır inşaat malzemelerini kaldırır.
English: After First Contact, the material and spiritual development of humanity flourished.
Turkish: İlk temastan sonra, insanlığın maddesel ve ruhsal gelişimi ilerledi.
English: Ali is materialistic.
Turkish: Ali materyalisttir.
English: Ali is very materialistic.
Turkish: Ali çok materyalist.
Materia ingilizcede ne demek, Materia nerede nasıl kullanılır?
Materia alba : Materya alba. Ak madde. Tükürükteki proteinlerden, dökülmüş epitel hücrelerinden, dejenere akyuvarlardan ve bakterilerden ibaret dişlere yapışık olmakla birlikte, kolaylıkla uzaklaştırılan beyazımsı madde, materya alba.
Materia medica : İlaç bilimi. Tıbbi gereç. Tıp müfredatı. Tıbbi malzemeler. İlaçların kaynaklarından, fiziksel ve kimyasal özelliklerinden bahseden alt bilim dalı.
Material : Maddi. Zaruri. Bez. Özdeksel. Maddesel. Gereç. Bedensel. Madde. Materyal.
Material balance : Kütle denkliği. Kütlenin korunumu yasasına dayanarak bir açık dizgeye giren çıkan özdeklerin nicelikleri arasında kurulan denklik. (buna göre, bir dizge içinde kütle birikimi oluşmuyorsa giren özdeklerin toplam kütlesi çıkanların toplam kütlesine eşittir.). Maddi denge.
Material culture : Maddi kültür. Tinsel kültürün dışa vurulmasında, biçimlenmesinde ve toplum içinde yer alarak işlevsel durum kazanmasında önemli yeri ve payı olan her türlü araç gereçler; konutlar, tapınaklar, kap kaçak, iş yerleri, taşıt araçları, silahlar, av araçları, giyim kuşam, süs eşyası, besin elde etmek için kullanılan araç ve gereçler; günlük yaşamda kullanılan her türlü ham maddenin tümü. Özdeksel kültür.
Material handling : Malzeme taşıma. Gereç yükleme-boşaltma. Gereç hareketleri. Gereç taşıma. Materyallerin işlenmesi. Malzeme yükleme. Malzeme boşaltma. Elleçleme. Gereç yönlendirme.
Material risk : Maddi risk.
Material fact : Maddi fiil. Maddi gerçek. Maddi vakıa. Esaslı husus. Maddi olgu.
Material requirements planning : Malzeme gereçleri planlaması. Malzeme ihtiyaç planlaması.
Material measure : Maddi ölçüt. Maddi ölçü.
İngilizce Materia Türkçe anlamı, Materia eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Materia ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Humate : Hümat.
Homogenate : Homojenleştirilmiş. Bir organ veya dokunun özel olarak çok ince parçalara parçalanması sonucu elde edilen karışım. Homojenat. Homojenleştirilmiş madde. Bir organ ya da dokunun özel olarak çok ince parçalara parçalanması sonucu elde edilen madde. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Staple : Telle zımbalamak. Esas. Bir yerin başlıca ürünü. Raptiyelemek. Başlıca ürün. Başlıca mahsül. Yapağı lifi. Çatal çivi ile tutturmak. Hammadde. Kendi demet veya lüleleri içinde oluşan yapağı lifi.
Paper : Kağıtlamak. Önemsiz. Gazete. Kağıt yapıştırmak. Zımparayla düzeltmek. Geçersiz. Duvar kağıdıyla kaplamak. Kağıt üzerinde kalan. Duvar kağıdı kaplamak. Duvar kağıdı ile kaplamak.
Speck : Nokta. Zerre. Partikül. Küçük leke. Benekçik. Parçacık. Benek yapmak. Ufak leke. Beneklemek. Benek.
Rock : Zorlaştırmak. Şok olmak. Şok etmek. Sallamak. Kayaç. Kayalık. Sallayarak uyutmak. Kaya. Irgalamak. Rock yapmak (dans).
Rehash : Yeniden ele alma. Farklı bir biçimde yazmak veya söylemek (başka birinin yazdıklarını veya söylediklerini). Aynen sunma. Tekrar ısıtmak. Aynen çıkarmak. Tekrarlama. Temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp ortaya koymak. Yeniden ele almak.
Waste material : Atık madde. Artık malzeme. Çöp. Döküntü.
Ballast : Safra. Kırma taş. Kırmataş. Çakıl döşemek. Balast. İri kırmataş. İstikrar. Denge sağlamak. Ağırlık. Safra koymak.
Builder : Bir yapının ya da kent ve kasabaların düzentasarlarının tümünün ya da bir bölümünün hazırlanmasını üstlenen kimse, yüklenici. Geliştirmen. Dülger. Yapı yapma işini, alım satım amacıyla yapan kişi ya da kuruluş. Üstenci. Konut yapıp, kat-konut olarak satan ve geçimini bundan sağlayan girişimci. bk. yapı girişimcisi. Usta. Yapsatçı. Yapı ustası. Yaratıcı.
Materia synonyms : abrasive material, floc, hazmat, adhesive material, adhesive agent, detergent builder, plant material, particulate matter, plant substance, vernix caseosa, colouring material, sorbent material, colour, detritus, nonconductor, conductor, discharge, mineral, corpuscle, wad, particle, waste, fibre, transparent substance, abrasive, floccule, coloring material, elastomer, thickening, fill, foam, packing, radioactive material.
Materia zıt anlamlı kelimeler, Materia kelime anlamı
Insulator : Yalıtaç. İzolatör. Yalıtım işçisi. Elektrik akımını, ısıyı iletmeyen ya da çok az ileten özdek. Yalıtıcı. Yalıtıcı madde. Yalıtkan. Bir cismi yalıtkan yapan veya yalıtan herhangi bir madde. Fincan.
Conductor : Elektrik akmının ve ısıl erkenin akabileceği düşük dirençli uçun, sıvı ya da katı özdek. Önder. Müdür. Biletçi. Bir filmin müziklendirilmesinde ya da bir televizyon dinletisinde orkestrayı yöneten kimse. Yol gösteren. İletken. Paratoner. Rehber. Isı, elektrik gibi erke türlerini ileten ortam.
Materia antonyms : natural object.

Bu kısımda Materia kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Materia ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Materia anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Materia ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.