Maturated türkçesi Maturated nedir

Maturated ingilizcede ne demek, Maturated nerede nasıl kullanılır?

Maturate : İltihap toplamak. Olgunlaşmak.

Maturates : İltihap toplamak. Olgunlaşmak.

Maturating : İltihap toplamak. Olgunlaşmak.

Maturation : Cerahat toplama. Yetkinleşme. Matürasyon. Cerahatlenme. Biyoloji, eğitim alanlarında kullanılır. Kalıtım ve çevre koşulları arasında etkileşim sonucu olan biyolojik gelişme. bedensel, fizyolojik ve sinirsel gelişme dolayısıyle bir organizmanın özelliklerinde görülen değişmeler. bireyin davranışlarında öğrenme ve alıştırma yapma yoluyla değil de büyüme sürecinin doğal sonucu olarak görülen değişme. Tekemmül. Tam bir şekilde farklılaşmış ve işlevsel duruma geçmiş olan ergin olma durumu; eşeysel olgunluğa erişme. matürasyon. Maturasyon. Tekamül.

Maturational : Olgunlaşma.

Maturations : Cerahat toplama. Matürasyon. Maturasyon. Olma. Yetkinleşme. Olgunlaşma. Cerahatlenme. Tekemmül. Tekamül. İltihaplanma.

Mature egg : Yumurta sarısı oluşumunu tamamlamış, yağ damlacıkları çekirdeğe yakın bir noktada tek kütle durumuna gelmiş ve döllenebilir özellikteki yumurta. Olgun yumurta.

In vitro maturation : Laboratuvar koşullarında gametlerin olgunlaştırılması. İn vitro matürasyon.

Sexual maturation : Döl verme yaşına erişme. Cinsel olgunlaşma. Cinsi olgunluk.

 

Pulmonary maturation : Pulmoner olgunlaşma. Doğuma yakın günlerde yavru akciğerlerinin solunum için hazırlanması.

İngilizce Maturated Türkçe anlamı, Maturated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Maturated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Become adult : Olgun hale gelmek. Yetişkin olmak. Büyümek. Yetişkin hale gelmek.

Suppurated : Cerahat akmak (yaradan). İrin akmak (yaradan). Cerahatlenmek. İltihaplanmak. Cerahat yapmak. Cerahat toplamak (yara). Cerahat toplamak. İrinlenmek. İrin toplamak.

Matured : Mütekamil. Olmak. Vadesi gelmek. Olgunluğa erişmiş. Vadesi gelmiş. Olgunlaştırmak. Olgunlaşmış. Olgun.

Matures : Tekamül etmek. Vadesi gelmek. Tekemmül etmek. Pişmek. Kemale erdirmek. Olmak. Olgunlaştırmak. Erginleşmek. Erişmek.

Change : Takas etmek. Değişmek. Değiş tokuş etmek. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Haline gelmek. Değişime uğratmak. Değiştirmek. Para bütünlemek. Üzerini değişmek. Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi.

Come to a head : Dönüm noktasına varmak. Çıkmak. Son noktaya varmak. Dönüm çekidine gelmek. Dananın kuyruğunu koparmak. Baş vermek. Son haddine varmak. En yüksek noktaya gelmek. Doruğa ulaşmak. Doruk noktasına ulaşmak.

Modify : Tadil etmek. Değişiklik yapmak. Değiştirme. Bilgisayar, gitar, ekonomi alanlarında kullanılır. Azaltmak. Değişmek. Çalgıların genel görünümlerini veya bazı parçalarını kişiye özel olarak değiştirme. Tamlamak. Değiştirmek. Hafifletmek.

 

Mellow : Yumuşatmak. Yumuşamak. Cana yakın. Hoş. Yumuşak. Tatlı. Yumuşak (toprak). Olgun. Yumuşaklık. Sulu.

Suppurate : İrin toplamak. İrin akmak (yaradan). Cerahat toplamak. İrinlenmek. Cerahat yapmak. Cerahatlenmek. Cerahat akmak (yaradan). Cerahat toplamak (yara). İltihaplanmak.

Maturated synonyms : maturate, maturing, head, grow up, maturating, alter, concentrated, suppurates, mature, maturest, mellowed, maturer, maturates, supersaturated.

Maturated zıt anlamlı kelimeler, Maturated kelime anlamı

Unsaturated : Bir çözeltideki bileşen derişimlerinin, çözeltinin tektürelliğini değiştirecek sınırın altında kaldığı durum. karbon atomları arasında çift ya da üçlü bağları olan (bileşikler). Doygun olmayan. İşba haline gelmemiş. Doymamış.