Maziest türkçesi Maziest nedir

Maziest ingilizcede ne demek, Maziest nerede nasıl kullanılır?

Mazier : Dolaşık. Karışık.

Mazily : Dolaşık şekilde. Karışık olarak.

Maziness : Karışıklık. Dolaşıklık.

Acepromazine : Asetilpromazin olarak da bilinen, preanestezik ve kusma kesici olarak kullanılan fenotiyazin türevi bir nöroleptik ilaç. Asepromazin.

Amazing : Harika. Hayran eden. Hayrete düşürücü. İlginç. Şaşırtma. Şaşırtıcı. İnsanı şaşırtan. Şaşılacak. Hayrete düşüren. İnsanı hayrete düşüren.

Diethylcarbamazine : Dietilkarbamazin. Piperazin türevi olan, köpeklerde d. viviparus, koyunlarda d. filaria, ayrıca askaritlerle d. immitis ve flaroides osleri’ ye karşı kullanılan filarisit etkili bir ilaç.

Mazal tov : (ibranice'den) tebrikler!. Tebrikler (ibranice). Bu mutlu gününde en iyi dileklerimle.

Mazarine : Hamam taşı. Lacivert. Koyu mavi. Çukur madeni taş.

Chlorpromazine : Kusmayı önleyici ve yatıştırıcı olarak kullanılan kimyasal madde. Klorpromazin. Nöroleptik amaçla, hidroklorür tuzu halinde, parenteral yollarla kullanılanfenotiyazin türevi bir ilaç. ilaç veteriner hekimliğinde; preanestezik, hayvanların zaptı ve yeni bir çevreye alıştırılması, psikonörotik bozukluklar, bazı deri hastalıkları, kusma ve tetanosun sağaltımında kullanılmaktadır.

 

Amazing things : Dehşet verici şeyler. Şaşırtıcı şeyler. Hayret verici şeyler.

İngilizce Maziest Türkçe anlamı, Maziest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Maziest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assorted : Türlü. Çeşit çeşit. Muhtelif. Çeşidine göre ayrılmış. Çeşitli.

Reflect : Düşünüp taşınmak. Aksetmek. İfade etmek. Yansıtmak. Dile getirmek. Aksettirmek. Göstermek. Belirtmek. İyice düşünüp taşınmak.

Condemn : Çarptırmak. El koymak. Mahkã»m etmek. Hüküm vermek. Kınamak. Mahkum etmek. Kamulaştırmak. İstimlak etmek. Suçlamak. Ayıplamak.

Advocate : Yandaş. Müdafi. Desteklemek. Korumak. Savunmak. Savunucu. Müdafaa etmek. Taraftar. Avukat.

Adulterate : Değerini düşürmek. Yabancı madde karıştırarak. İçine yabancı madde katmak. Bozmak. Hileli. Saflığını bozmak. Yabancı madde katmak. Seyreltmek. Karıştırmak.

Fouler : Hilebaz. Pis. Hilekar. Bindirmek (gemi). Kaba. Çirkin. Ağır. İğrenç. Faul. Karışmış.

Certify : Vesika vermek. Tasdik etmek. Doğrulamak. Belgeleme. Bir işlem ya da olayın doğruluğunu, gerçekliğini belgeleme, onaylama. Havale etmek. Tekit etmek. Rapor vermek. Belge vermek.

Evidence : Belirginlik. Kanıtlamak. İspatlamak. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Açıklık. Tanık. Göze çarpma. İz. İfade. Tanıklık.

Anarchial : Anarşik. Düzensiz. Kanunsuz.

Maziest synonyms : entwined, show, gnarlier, adulterating, befuddled, proponent, exponent, indirect, notarize, knottier, kinky, demonstrate, gnarliest, adulterated, circuitous, testify, advocator, bear witness, blended, authenticate, foulest, attest, chequered, calico, checkered, gnarly, foul, befogged, calicos, asstd, entangled, prove, involute.

Maziest zıt anlamlı kelimeler, Maziest kelime anlamı

Disappear : Unutulup gitmek. Ortadan kaybolmak. Görünmez olmak. Ortadan kalkmak. Kaybolmak. Yok olmak. Aniden kaybolmak. Ortalıktan kaybolmak. Yitmek.

Maziest antonyms : unobvious.