Meadin türkçesi Meadin nedir

Meadin ingilizcede ne demek, Meadin nerede nasıl kullanılır?

Mead : Bal likörü. Çayır. Yeşillik. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Bal şarabı. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Otlak. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Çimen. Mayalandırılmış bal ve sudan yapılan alkollü bir içki.

Meadow : Yeşillik. Çayır. Çayırlık. Çimen. Mera. Çimenlik. Ova. Otlak. Çimen ve çiçek kaplı arazi.

Meadow clover : Çayır tirfili.

Meadow grass : Çimen. Çayır otu.

Meadow mouse : Çayır (tarla) faresi. Tarla faresi.

Meadow saffron : Çiğdem. Güz çiğdemi. Acı çiğdem. Acıçiğdem.

Meadowlark : Çayırkuşu. Tarlakuşu.

Meadowlands : Minnesota eyaletinde şehir.

Meadows : Çayır. Ova. Çimenlik. Çimler.

Meadowsweets : Kandul otu. Erkeç sakalı. Erkeçsakalı. Çayırmelikesi. Keçisakalı. Ergeç sakalı. Su rezenesi. Kırsakızı.

İngilizce Meadin Türkçe anlamı, Meadin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meadin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sense : Algılamak. His. Hissetmek. Yön. Duyum. Sezmek. Düşünce. Duyarlı olmak. Kelimenin tek başına veya söz içindeki öteki ögeler ile bağlantılı olarak zihinde yarattığı kavramlardan her biri: kestirmek ağaç kestirmek, kumaş kestirmek, bir şeyi tahmin edebilmek: işin sonunda nereye varacağını kestiremiyorum; birazcık uyumak: bir saat kadar kestirirsem kendimi toplayabilirim vb. Duymak.

 

Represent : Bir kişinin iş iyesi adına yetkili aracı olarak imza atmak yeteneği. Sahneye koymak. Temsilciliğini yapmak. Belirtmek. Göstermek. Resmetmek. Yansıtmak. -in adına hareket etmek. Gösterimlemek. Simgelemek.

Bisectors : Açıortay. Çift sektörlü. İkiye bölen şey. Açı ortay.

Convey : Götürmek. İletmek. İfade etmek. Devretmek. Yollamak. Nakletmek. Taşımak götürmek. (bilgi) aktarmak. Açığa çıkarmak. Bildirmek.

Nicety : Titizlik. Ayrıntı. Hassasiyet. Tamlık. Dakiklik. Hassas çekit. Hoş. Güzel şey. Kesinlik. İncelik.

Core : Ortasmdan geçen okuma/ yazma telinden belli bir yönde akım geçirildiğinde belli bir yönde mıknatıslanan ve bu durumunu, telden ters yönde bir akım geçirilmedikçe koruyan, olabildiğince küçük boyutlarda, halka biçiminde, bilgisayar ana belleği olarak kullanılan çekirdek belleği oluşturan mıknatıslı öğe. Bazı virüslerde nükleik asidi çevreleyen ve ökaryotik hücrelerde bulunan histon yapıya benzer protein kılıf, kor. İç. Göbeğini almak. Akımsal mıknatısların kangallarının sarıldığı yumuşak demirden, çoğu zaman halka biçimli parça. Bir makaranın ortasında, makaraya bağlı olmayarak kendi başına da kullanılabilen, genellikle düzensiz sarmaların yol açabileceği çizinti ya da çiziklerden korumak amacıyla negatiflerin sarıldığı, yoğruktan ya da paslanmaz çelikten silindir biçimindeki parça. Bilişim, fizik, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. İçini çıkarmak. Çekirdeğini çıkarmak. Havuç.

 

Subtlety : İnce fark. Ustalık. Anlaşılmazlık. Şeytanlık. Zekilik. Kurnazlık. Bir ölçümün küçük ayrımları yansıtma yeteneği. İnce taraf (bir konuya veya düşünceye ait). Detay. İncelik.

Nuance : Tiyatro konuşmasında, söylenecek bir parçada ana düşünceyi tamamlayan tümce ya da tümceler. İnce ayrıntı. Ayırtı. İnce fark. Nüans. Küçük fark.

Gist : Başlıca fikirler. Anafikir. Ana çekitler. Asıl. Hulasa. Ana fikir. Esas anlam. Meselenin ruhu. Özet. Öz.

Symbolize : Sembolleştirmek. Sembollerle ifade etmek. Simgelerle anlatmak. Sembol ile belirtmek. Temsil etmek. Simgeleştirmek. Simgesi olmak. Sembolü olmak. Sembolize etmek. Simgelemek.

Meadin synonyms : typify, grammatical meaning, effect, message, refinement, signify, lexical meaning, referent, lesson, substance, connotation, intend, burden, moral, spell, symbolise, content, import, essence, purport, aim, signification, intension, signified, stand for, drive, overtone, intent, spirit, symbolization, bisector, get, significance.

Meadin zıt anlamlı kelimeler, Meadin kelime anlamı

Unimportant : Mühim olmayan. Ufak tefek. Hafif. Fındık kabuğunu doldurmaz. Önemsiz.