Meats türkçesi Meats nedir

Meats ile ilgili cümleler

English: Ali only eats lean meats and vegetables.
Turkish: Ali sadece yağsız et ve sebze yer.

English: Where are your red meats?
Turkish: Kırmızı etlerin nerede?

Meats ingilizcede ne demek, Meats nerede nasıl kullanılır?

Salable meats : Bir besi hayvanı karkasından elde edilen ve diğer parçalara oranla tüketiciler tarafından daha fazla tercih edilen ve daha yüksek fiyatlara satılan, bir kas veya kas gruplarından oluşmuş, butlarda sokum, nuar, rosto, yumurta ve tranç, sırt ve bel bölgesinde ise bonfile, kontrfile ve pirzola olarak adlandırılan etler. Değerli etler.

Nutmeats : Cevizin yenilebilir kısmı. Ceviz içi. Fındık içi.

Sweetmeats : Pasta. Şekerleme. Tatlı.

Meat ball : Köfte.

Meat bone meal : Mezbahada kesilmiş veya her türlü ölmüş hayvanların olduğu gibi veya kan, tırnak, boynuz, yapağı, deri, dışkı, mide içeriği çıkarıldıktan sonra geriye kalan gövdenin belli usullerle pişirilmesi, sıkıştırmayla yağları alındıktan sonra öğütülmesiyle elde edilen en az % 4 fosfor en çok % 11 pepsinde hazmolmayan ham protein içeren ürün. Et kemik unu.

Meat grinder : Kıyma makinesi. Kıyma makinası. Et kıyma makinesi.

Meat dishes : Et yemekleri.

Meat extract : Yağsız etten hazırlanan ham et suyunun su kısmının uçurulması sonunda elde edilen koyu renkte macun benzeri bir madde. Et ekstraktı.

 

Meat by products : Et yan ürünleri. Kesilmiş memeli hayvandan kaynaklanan, et hariç renderinglenmemiş temiz kısımlar olup akciğer, dalak, böbrek, beyin, karaciğer, kan, kemik, kısmen yağı alınmış düşük ısılı yağ dokusu ve içindekilerden arındırılmış işkembe ve bağırsaklar içeren fakat bunlarla da sınırlandırılmayan; kıl, boynuz, diş ve tırnak içermeyen hayvan gıdalarında kullanmak için uygun olması gereken, çeşidini belirleyen bir ad taşıyan yan ürünler.

Meat eating : Etobur. Et yiyen.

İngilizce Meats Türkçe anlamı, Meats eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meats ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beefs : Sığır eti. Şıkayet etmek. Sızlanmak. Adale. Yakınmak. Sızlanma. Sızlanıp durmak. Dırlanmak. Mızırdanmak.

Distillate : Distilat. İmbikten çekilmiş sıvı. Damıtılmış sıvı. Damıtık. Damıtılan. Distile. Damıtma ile elde edilen sıvı.

Amusement : Gönül eğlence. Komiklik. Temaşa. Gülünçlük. Eğlenme. Oyalanma. Eğlence.

Beeves : Kocabaş. Kaslar. Güçler. Adaleler. Sığır etleri.

Et : Temel kimyasal element. Ve.

Brusk : Kaba. Sert. Kısa. Tatsız.

Tooth : Dişlemek. Sevme (yemek). Sert yüzey (kağıt vb.). Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Tırtık. Damak zevki. Sert yüzey (kağıt). Pütür. Diş. Dişle kaplamak.

Fleshpots : Lüks hayat. Bolluk.

Core : Öz yapı. Göbek. Akımsal mıknatısların kangallarının sarıldığı yumuşak demirden, çoğu zaman halka biçimli parça. İçini çıkarmak. Koçan. Bazı virüslerde nükleik asidi çevreleyen ve ökaryotik hücrelerde bulunan histon yapıya benzer protein kılıf, kor. Bir makaranın ortasında, makaraya bağlı olmayarak kendi başına da kullanılabilen, genellikle düzensiz sarmaların yol açabileceği çizinti ya da çiziklerden korumak amacıyla negatiflerin sarıldığı, yoğruktan ya da paslanmaz çelikten silindir biçimindeki parça. Ortasmdan geçen okuma/ yazma telinden belli bir yönde akım geçirildiğinde belli bir yönde mıknatıslanan ve bu durumunu, telden ters yönde bir akım geçirilmedikçe koruyan, olabildiğince küçük boyutlarda, halka biçiminde, bilgisayar ana belleği olarak kullanılan çekirdek belleği oluşturan mıknatıslı öğe. Meyve göbeği. Çekirdeğini çıkarmak.

 

Salmagundis : Çeşitli malzemeler kullanılarak yapılan salata. Karışık derleme. Ançuez ve yumurtali bir yemek.

Meats synonyms : open sesame, pulps, ecstasies, bruskest, delightfulness, instrumentality, content, brusker, fleshes, beef, voice, contenting, charmingness, pulp, compendiums, bio, instrument, distillates, enjoyment, meat, amusements, salvation, appreciation, cores, distillation, headcheese, fleshed, flesh, soup, gratification, road, compact, fleshings.

Meats zıt anlamlı kelimeler, Meats kelime anlamı

Meatless : Etsiz.