Meddle in türkçesi Meddle in nedir

  • Burnunu sokmak.

Meddle in ile ilgili cümleler

English: Don't meddle in my affairs.
Turkish: İşlerime karışmayın.

English: Don't meddle in his affairs.
Turkish: Onun işlerine karışmayın.

English: Don't meddle in other people's affairs.
Turkish: Diğer insanların işine karışmayın.

Meddle in ingilizcede ne demek, Meddle in nerede nasıl kullanılır?

Meddle : Karışmak (birisinin işine). Burnunu sokmak. Karışmak.

In : Olarak. Halinde. Mevsimi gelmiş. İçeri doğru yönelen. Dahili. Gelmiş olan. İçinde. Tutulan. İçeri. Da.

Meddle some : Herşeye burnununu sokan. Müdahaleci.

Meddle with : Maydanoz olmak. Bulaşmak. Salça olmak. Burnunu sokup berbat etmek. Kurcalamak. Lafa karışmak. Burnunu sokmak.

Meddled : Karışmak (birisinin işine). Burnunu sokmak. Karışmak.

Meddler : Herkesin işine burnunu sokan kimse. Burnunu sokan kimse. Her şeye burununu sokan kimse. Her şeye burnunu sokan kimse. İşgüzar. Karışan kimse. Herkesin işine karışan kimse.

İngilizce Meddle in Türkçe anlamı, Meddle in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meddle in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Intermeddling : Başkalarının işine karışan. İşe karışan. Burnunu sokan. Karışmak. Müdahale eden.

 

Interloping : Başkasının işine karışmak. Müdahale etmek. Uygun belge olmadan bir başkasının alanına girmek (ticarette olduğu gibi).

Interlope : Başkasının işine karışmak. Uygun belge olmadan bir başkasının alanına girmek (ticarette olduğu gibi). Müdahale etmek.

Interferes : Müdahale etmek. Araya girmek. Engellemek. Çatışmak. Yoluna çıkmak. Parazit yapmak. Girişmek. Dokunmak. Karışmak.

Butt in on : Karışmak.

Butt in : Lafı kesmek. Karışmak. Bir konuşmayı ya da eylemi bölmek. Sözü kesmek. (konuşmada) araya girmek. Kaş yapayım derken göz çıkarmak. Müdahale etmek. Karışmak (birisine). Araya girmek.

Interloped : Başkasının işine karışmak. Uygun belge olmadan bir başkasının alanına girmek (ticarette olduğu gibi). Müdahale etmek.

Intermeddle : Karışmak.

Interlopes : Başkasının işine karışmak. Müdahale etmek. Uygun belge olmadan bir başkasının alanına girmek (ticarette olduğu gibi).

Kibitz : İstenmediği halde öğüt vermek. Sohbet etmek. (resmi olmayan) burnunu sokmak. Araya girmek. Sorulmadığı halde akıl vermek. İskambil oyununa karışmak. Konuşmak. Karışmak.

Meddle in synonyms : chime in, barge in, interfere, horn in, chisel in, interfered.