Meddled türkçesi Meddled nedir

  • Karışmak (birisinin işine).
  • Burnunu sokmak.
  • Karışmak.

Meddled ingilizcede ne demek, Meddled nerede nasıl kullanılır?

Meddle in : Burnunu sokmak.

Meddle some : Müdahaleci. Herşeye burnununu sokan.

Meddle with : Burnunu sokmak. Bulaşmak. Salça olmak. Burnunu sokup berbat etmek. Lafa karışmak. Maydanoz olmak. Kurcalamak.

Meddle : Burnunu sokmak. Karışmak (birisinin işine). Karışmak.

Meddler : Herkesin işine karışan kimse. Herkesin işine burnunu sokan kimse. Her şeye burnunu sokan kimse. Her şeye burununu sokan kimse. Burnunu sokan kimse. Karışan kimse. İşgüzar.

Intermeddler : Burnunu sokan kimse. Başkalarının işine karışan kimse. Burnunu sokan. Müdahale eden kimse. İşe karışan kimse.

Intermeddle : Burnunu sokmak. Karışmak.

Meddlesomely : Herşeyi burnuna sokarak. İşgüzar bir şekilde.

Meddlesomeness : İşgüzarlık. Burnunu sokma eğilimi. Müdahalecilik.

Meddlesome : Her işe karışan. Her şeye burnunu sokan. Müdahaleci. İşe karışan. İşgüzar.

İngilizce Meddled Türkçe anlamı, Meddled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meddled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Interloping : Başkasının işine karışmak. Uygun belge olmadan bir başkasının alanına girmek (ticarette olduğu gibi). Müdahale etmek.

 

Barge : Ev gib kullanılan duba. Kesmek. Dalmak. Saltanat kayığı. Yüzen ev. Gemilere ve yakın kıyılara yük taşıyan güvertesiz büyük tekne. büyük, üç köşe yelkenli yük gemisi. Salapurya. Çarpmak. Toslamak. İçeriye paldır küldür girmek.

Hub : Göbek. Bağlantı göbeği. Muylu. Tekerlek göbeği. Senkromeç bileziği. Merkez. Tekerlek merkezi. Poyra. Başka bir parça için, dönme ekseni görevini gören yuvgu biçiminde parça. Kırdöküm pissu borusunun ağzındaki çanak biçimli bölüm.

Chisel in : Maydanoz olmak. Kaş yapayım derken göz çıkarmak. Sözü kesmek. Araya girmek. Salça olmak. Lafı kesmek. Lafa karışmak.

Blend : Harmanlama. Karıştırmak. Kaynaşmak. Harman etmek. Uymak. Uyum sağlamak. Karışım. Geçişme. Karmak. Harman.

Inner city : Şehir içi. Şehrin merkezinde yoksulların oturduğu mahalle.

Central : Ana. Esas. Uygun. Telefon santralı. Baş. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Özeksel. Merkezde olan. Merkezsel. Merkezi.

Intermeddling : İşe karışan. Müdahale eden. Burnunu sokan. Başkalarının işine karışan.

Centre : Çevresinde dönüp dolaşmak. Orta alan oyuncusu. Merkezlemek. Çevresini dönüp dolaşmak. Bir merkezde toplanmak. Santra. Ilımlı kimse. Açık oyunculardan birinin topu kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Merkeze yerleştirmek.

Midway : Teksas eyaletinde şehir. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Fuarda panayır bölümü. Yolun yarısı. Yarı yoldaki. Ortasında. Yarı yolda olan. Yolun ortası. Orta yol. Yarı yolda.

Meddled synonyms : centre stage, butt in on, butt in, seat, city centre, chime in, become complicated, heart, meddle, barged, blent, horn in, kibitz, amalgamate, intermeddle, amalgamated, center stage, amalgamating, eye, storm centre, interfere, halfway, country, interlope, be confused, amalgamates, interfered, area, central city, center, midfield, medical center, be mixed up in.

 

Meddled zıt anlamlı kelimeler, Meddled kelime anlamı

Peripheral : Çevre. Çevrebirimi. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çevreyle ilgili. Canlıların içinde yaşadıkları ortam ve bu ortamlardaki çeşitli faktörlerin bütünü, ambiyens. herhangi bir yapının merkezinden uzakta olan, kenarda olan. Kenardaki. Periferik. Dış yüzeye ait. Çevresel. Yanbirim.

Terminal : Bir veri iletişim ortamında veri giriş-çıkışını sağlayan donanım birimi ya da donanım birimleri topluluğu. Bağlantı uçları. Taşıma dizgesinin çalışmasıyla, taşıtların durup yolcu ve yük indirip yüklemeleriyle ilgili her türlü kolaylıkların ve yapıların bulunduğu yer. Kutup. Dönemle ilgili. Son durak. Uçbirim. Son. Ölen. Ölümcül hastalığın son aşamasına ait.