Medially türkçesi Medially nedir

Medially ingilizcede ne demek, Medially nerede nasıl kullanılır?

Remedially : İyileştirici bir şekilde.

Medial laparatomy : Karın boşluğuna orta hattan girilmesi. Karın çizgisinden bir kesi yapılarak karın boşluğuna girilmesi, mediyal laparotomi.

Medial laparotomy : Karın boşluğuna orta hattan girilmesi. Mediyal laparotomi.

Medial position : Mediyal pozisyon. Bacakların iç taraftan dışa doğru radyolojik görüntüsünün alınması.

Medial test : Ortanca sınaması.

Arteria circumflexa femoris medialis : Arterya sirkumfleksa femoris mediyalis. M. adductor'un kranyalinde a. femoralis'ten çıkan ve pelvisin tabanında alt kısımda seyrederek bu bölgedeki kasları vaskularize eden atardamar.

Angulus oculi medialis : İç yan göz açısı. Üst ve alt göz kapaklarının mediyalde birleşmesiyle oluşan açı, angulus okuli mediyalis.

Medial : Merkeze doğru. Orta. Ortaya ait. Ortaya değgin. Mediyal. Ortada. Ortada olan. Ortalama. Vasat.

Arteria tibialis medialis : Kanatlılarda a. poplitea'dan çıkarak krusun üst yan tarafındaki kasları vaskularize eden atardamar. Arterya tibyalis mediyalis.

Medials : Medial. Ortalama. Ortada olan. Orta. Ortada. Mediyal. Ortaya değgin. Vasat. Merkeze doğru.

İngilizce Medially Türkçe anlamı, Medially eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Medially ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Halfway : İşi bitirmeden. Orta noktaya doğru. Yolun ortasında yer alan. Yarı mesafede. Tamamlamadan. Yarı yolda. Yarı yolda bulunan (yer). Yarı yolda bulunan. Ortada yer alan.

Between : Araya. Arasında. Arada. Arasına. İla. Aralarında. Ortasında.

Clearest : Aşikar. Belirli. Belirgin. Takıntısız. Açık. Masum. Emin. Saydam. Belli.

Borderline : Sınır çizgisi. Belirsiz. Sınırda. Hudut. Sınıra yakın olan. Sınır boyu. Sınırdaki. Kesin olmayan. Sınır.

Centred : Ortaya gelmek. Ortaya yerleştirmek. Amaçlı ve dengeli. Merkezlenmiş. Ortalı. Ortalamak. Merkezde toplanmak. Öz-güven sahibi. Çevresini dönüp dolaşmak.

Betwixt : Arada. Arasında.

Evidentiary : Kanıtsal. Aşikar. Delile dayanan. Delile ait. Kanıta dayanan. Apaçık. İnandırıcı.

Apparent : Açık. Bariz. Besbelli. Göze çarpan. Anlaşılır. Belirgin. Görünüşteki. Görünür. Görünüşte.

Betweens : Arasına. Aralarında. Arasında. Araya. Arada. Ağır kumaşlarda ince dikişler yapmak için kullanılan kısa iğne (dikişçilik). İla. Ortasında.

Medially synonyms : in the middle, demonstrable, centrality, in between, centered, evidential, exposed, in evidence, evident.