Mediatress türkçesi Mediatress nedir

Mediatress ingilizcede ne demek, Mediatress nerede nasıl kullanılır?

Mediatrix : Arabulucu (kadın). Aracı (kadın). Arabulucu kadın.

Mediate : Ara. Vasıta olmak. Ara bulmak. Aracılık etmek. Dolaylı ilgisi olan. Orta. Arabuluculuk etmek. Tavassut etmek. Araya girmek. Aracı olmak.

Mediated : Ara bulmak. Aracılık etmek. Araya girmek. Vasıta olmak.

Mediately : Dolaylı olarak. Arada olarak.

Mediates : Aracı olmak. Arabuluculuk etmek. Ara. Tavassut etmek. Orta. Araya girmek. Vasıta olmak. Ara bulmak. Dolaylı ilgisi olan. Aracılık etmek.

Mediatization : Bir ülkeyi hükümdarının bazı selahiyetlerini tanımak koşulu ile ilhak etme.

Mediation theory : Aracılık kuramı.

Mediator : Arabulucuk yapan. Hakem. Aradüzelten. Arabulucu. Biyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Ara bulucu. Uzlaştırıcı. Aracı. Reseptörle efektörü bağlayan sinir hücresi. metabolik bir yolu etkileyen herhangi bir enzim ya da hormon. Mediyatör.

Mediation : Aracılık. Arabulma. Dolayımlama. Tavassut. Aracılık etme. Dolayım. Arabuluculuk.

Mediation board : Toplu görüşmeler sırasında herhangi bir uyuşmazlık çıkması durumunda, taraflarla görüşerek uzlaşmaya varılmasını sağlamak amacıyla ilgili alandaki bilgi ve deneyim sahibi tarafsız kişilerden oluşturulan ve kararları bağlayıcı olmayan kurul. türkiye’de uzlaştırma kurulu yüksek hakem kurulu başkanının başkanlığında, üniversitelerarası kurul tarafından çalışma ekonomisi, iş hukuku, idare hukuku ve kamu maliyesi bilim dallarından seçilen birer öğretim üyesi olmak üzere dört üyeden oluşmaktadır. Uzlaştırma kurulu. Arabulucu heyet.

 

İngilizce Mediatress Türkçe anlamı, Mediatress eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mediatress ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Interceder : Ara bulucu.

Composer : Besteci. Bir müzik yapıtını yaratan sanatçı. Bir müzik yapıtı ya da tiyatro arka müziği yaratan sanatçı. Yazar. Bestekar. Kompozitör. Yaratıcı.

Indirectness : Dolaşıklık. Dolaylılık.

Finder : Vizör. Bulan. Bulan kimse. Bakaç. Bulucu teleskop. Bulucu. Arayıcı. İstenilen yıldızı ırakgörür içine getirebilmek için büyük ırakgörürlere koşut olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük ırakgörür.

Assuager : Azaltıcı. Dindirici. Yatıştırıcı.

Arbitrator : Yansız aracı. Yargıcı. Hakem. Her iki yanın uygun görmesi üzerine bir sorunu çözümlemek için seçilen ve düşüncelerine baş vurulan kişi. İşçi ve işveren kurallarınca uzlaştırma kurallarına kandi haklarını savunmak amacıyla gönderilen yetkili kişiler. İşçi-işveren anlaşmazlıklarını çözümlemekle görevli tarafsız kişi.

Disarming : Zararsız hale getiren. Kendini sevdiren. Dost kazandırıcı. Yatıştırıcı. Yatıştıran.

Intermediary : Ara. Vasıta. Orta. Aracılık eden. Arada bulunan. Meyancı. Genellikle üretici ile tüketici arasında etkinlik gösteren ve malın tüketiciye ulaşmasını sağlayan gerçek ya da tüzel kişi.

 

Mediatress synonyms : mediacy, mediators, intermediaries, broker, intercessor, gobetween, conciliatory, in betweens, intercessors, daysman, broker agent, eirenic, harmonizers, conciliator, mediatory, agent, arbitrageur, conciliative, harmonizer, intermediate host, mediator, arbiters, conciliators, advocator, arbitragers, irenic, arbitrager, arbitrageurs, go between, intermediate, irenics, arbiter.

Mediatress zıt anlamlı kelimeler, Mediatress kelime anlamı

Directness : Telaş. Dürüstlük. Açıklık. Doğruluk. Doğru gidiş. Dosdoğru gidiş.

Immediacy : Acillik. Doğrudanlık. Dolaysızlık. Önem. İvedilik. Yakınlık.

Mediatress ingilizce tanımı, definition of Mediatress

Mediatress kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A female mediator.