Mediates türkçesi Mediates nedir

  • Araya girmek.
  • Vasıta olmak.
  • Dolaylı ilgisi olan.
  • Arabuluculuk etmek.
  • Tavassut etmek.
  • Orta.
  • Aracı olmak.
  • Aracılık etmek.
  • Ara bulmak.
  • Ara.

Mediates ingilizcede ne demek, Mediates nerede nasıl kullanılır?

Intermediates : Orta dereceli şey. Ara sınav. Ara ürünler. Aracı. Ara oksitler. Arabulucu.

Mediate : Arabuluculuk etmek. Vasıta olmak. Aracı olmak. Orta. Araya girmek. Ara. Ara bulmak. Tavassut etmek. Aracılık etmek. Dolaylı ilgisi olan.

Mediated : Ara bulmak. Araya girmek. Aracılık etmek. Vasıta olmak.

Mediately : Dolaylı olarak. Arada olarak.

Carrier mediated transport : İlaçların kendilerine özgül bir taşıyıcı molekül aracılığında zarlardan geçişini sağlayan etkin taşınma ve kolaylaştırılmış difüzyon olaylarına verilen ad. Taşıyıcı aracılı geçiş.

Immune mediated hypoadrenocorticism : Birincil hipoadrenokortisizm. İmmün aracılı hipoadrenokortisizm.

Coefficient of immediate liquidity : Para ve çekle veya kredi kartlarıyla kullanılabilen hesaplar, seyahat çekleri gibi anında paraya çevrilebilir ödeme kabiliyeti yüksek taşınır değerler toplamının kısa vadeli yükümlülüklere oranı. Mütedavil kıymetlerin derhal paraya çevrilme oranı. Birinci derecede likidite katsayısı.

Immune mediated thyroiditis : İmmün aracılı tiroit bezi yangısı. Lenfositik tiroit bezi yangısı.

 

Color master positive intermediate : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ara kuşağın pozitif çeşidi. bir renkli negatiften basım yoluyla sağlanır. Ara pozitifi.

Receptor mediated endocytosis : Birçok hayvanda, örtülü çukurların bulunduğu yerlerde hücre yüzeyindeki özel reseptörlere bağlanarak endositozla hücre içine madde alınması yolu. Reseptör bağımlı endositoz. Reseptör aracılı endositoz. Reseptör aracılığı ile endositoz.

İngilizce Mediates Türkçe anlamı, Mediates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mediates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reconciled : Barışık. Barıştırmak. Aralarını bulmak. Kiliseyi yeniden temizlemek. Bağdaştırmak. Uzlaştırmak. Uydurmak.

Embroil : Karışmak.

Cut in : Araya dalmak. Sollayıp yolunu almak. Sözünü kesmek. Karışmak. Devreye sokmak. Yerini almak. Lafa girmek. Birinin sözünü kesmek. Müdahale etmek.

Reconciling : Uydurmak. Barıştırmak. Bağdaştırmak. Uzlaşma. Aralarını bulmak. Uzlaştırmak. Kiliseyi yeniden temizlemek.

Intercedes : Şefaat etmek. Rica etmek. Yalvarmak.

Interposing : Lafa karışmak. İki şeyin arasına koymak. Karşı çıkmak. Karşı koymak. Araya koymak. Aracılık yapmak. İtiraz etmek. Arasına koymak.

Compromise : Gölge düşürmek. Uzlaşma. Ödünleşmek. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Anlaşmaya varmak. Şerefini tehlikeye atmak. Uzlaşmak. Uyuşmak. Anlaşmak.

Compromising : Riske atmak. Uzlaşmak. Gölge düşürmek. Uzlaştırmak. Anlaşmak. Sosyal uzlaşma.

Comma : Virgül. Koma. Binlik ayracı. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. İki nota arasındaki yarım sesten küçük ses aralığı.

 

Stand between : Arabuluculuk yapmak. Aracılık yapmak. Arasında durmak. Korumak. Sığınak sağlamak. Siper olmak.

Mediates synonyms : theologise, negociate, talk terms, ruminate, cerebrate, butt in, wonder, breather, intermediate, mediate, centrum, bosomed, reconcile, chasm, mull over, breathing space, arbitrate, discontinuances, liaise, average, discontinuation, intervened, puzzle, mediating, settle a dispute, interceded, chew over, mull, interfered, intervenes, cessations, think, compromises.

Mediates zıt anlamlı kelimeler, Mediates kelime anlamı

Immediate : En yakın. Hemen ardından gelen. Hazır. Doğrudan. Dolaysız. En yakın olan. Hemen. Derhal. Çabuk. Derhal olan.

Terminal : Son hece. Son. Uç. Otobüs terminalı. Sona ait, uçta bulunan, son, bitim. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bağlantı ucu. Son durak. Dönemle ilgili. Öldürücü.