Mediocre türkçesi Mediocre nedir

Mediocre ile ilgili cümleler

English: They were mediocre.
Turkish: vasattilar.

English: To become popular, you need to be mediocre.
Turkish: Popüler olmak için sıradan olmalısın.

Mediocre ingilizcede ne demek, Mediocre nerede nasıl kullanılır?

Mediocrities : Sıradanlık. Vasatlık. Aleladelik. Bayağılık. Orta hal.

Mediocrity : Bayağılık. Vasatlık. Vasat olma. Aleladelik. Orta hal. Sıradanlık.

Media : Kitle iletişim aracı. Basın. Orta. Taşıyıcılar. Ortam. Kitle iletişim araçları. Medya. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Araçlar. Orta had.

Media access control : Ortam erişim kontrolü. Ortam erişim denetimi.

Media archives : Medya arşivleri.

Media clip : Ortam küçük resmi. Ortam klibi.

Media choice : Ortam seçimi.

Media handler : Ortam işleyici.

Media coverage : Medyada yer alma. Medya ilgisi.

Media control : Ortam denetimi.

İngilizce Mediocre Türkçe anlamı, Mediocre eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mediocre ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Parler : Başabaş olma. Ortalama. Yeterli. Denge. Başa baş. Normal. Eşitlik. İtibari değer. Kur.

Coarsest : Adi. Terbiyesiz. Kalitesiz. Yontulmamış. En kaba. Kaba saba. Kalın. İri taneli. Kaba.

 

Everyday : Orta halli. Gündelik. Günlük. Basit. Her gün. Her günkü. Adi.

Normal : Dikgen. Standart. Beklenilen durumda bulunan, olağandışılığı bulunmayan. Dikey doğru. Düzgülü. Dikey. Ortalama. Normal. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır.

Average : Vasati. Bir kişiler, nesneler ya da özellikler dizisinin başta gelen ortak niteliğinin ya da eğiliminin sayılamasal ölçüsü.-. Ortalamasını bulmak. Sayı farkı. Deniz yitircesi. Aritmetik ortalama. Bir sıklık dağılımındaki gözlemlerin nicel değerlerini özetleyen ve dağılımın ortaç eğilimini yansıtan ölçüm. Ortalamasını almak. İklimbilimde, örneğin sıcaklık gibi bir hava olayının ay ya da yıl gibi belli süreler içindeki nicelik toplamının, o süreyi oluşturan gün sayısına bölünmesiyle elde edilen az çok durağan değer.

Centrals : Telefon santrali. Santral (amerikan ingilizcesi). Belli başlı. Santral memuru. Santral memuru (amerikan ingilizcesi). Telefon santralı. Merkezsel. Esas. Asıl.

Blah : Can sıkıcı. Umutsuzluk. Zırva. Palavra.

Bosomed : Göğüs. Kucaklamak. Kucak. Merkez. Göğüslü. Döş. Bağır. Saklamak. Balkon.

After a fashion : Kör topal. Biraz kuşkulu. Çat pat. Yarım yamalak. Çok iyi değil. Pek iyi değil. Az çok.

C : Kulombun simgesi. Yüz dolarlık banknot. Temizleme, temizlenme. ilaçların karaciğer ve böbreklerden atılmalarının ne derece verimli olduğunu gösteren ve birim zamanda anılan organlarda ilaçlardan temizlenen plazma hacmini ifade eden kantitatif değer. bir dakikada böbrekler tarafından herhangi bir maddeden temizlenen plazma miktarı veya kan plazmasında bulunan herhangi bir maddenin arınma değeri, arınma. böbrekte glomeruler süzme hızı ve böbreğin iş görme kapasitesi için bir ölçüdür. C programlama dili. Klirens. İngiliz alfabesinin üçüncü harfi. Romen rakamları dizisinde 100 sayısı. Do nota.

 

Mediocre synonyms : ordinary, middle, central, commonplace, caitiffs, bosoming, frequents, medium, environment, avg, cliched, patchiest, cheesy, bosoms, cheap, fairest, coarse, commonest, middling, fair, bosom, mundane, medial, bastard, nondescript, patchy, centre point, common as dirt, centers, no great shakes, in a fashion, common or garden, tolerable.

Mediocre zıt anlamlı kelimeler, Mediocre kelime anlamı

Superior : Asil. Yüksek. Amir. Üstteki. Üst. Üstün kimse. Kibirli. Üstün nitelikli. Daha kuvvetli. Üstün.

Extraordinary : Özel. Garip. Olağanüstü. Olağandışı. Nadir. Özel olarak görevlendirilmiş. Harikulade. Fevkalade. Alışılmamış. Görülmemiş.

Mediocre ingilizce tanımı, definition of Mediocre

Mediocre kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Indifferent. Of a middle quality. Ordinary. A mediocre person. Of but a moderate or low degree of excellence.