Meningioma türkçesi Meningioma nedir

  • Beyin zarı uru.
  • Kedi ve köpeklerde nispeten sık rastlanan, beyinde, paranazal bölge ve omurilikte, piyamater ve araknoit hücrelerinden köken alan, yavaş gelişen iyicil tümör, araknoit fibroblastom.
  • Meninjiyom.
  • Bir çeşit merkezi sinir sistemi tümörü.
  • Menenjiyom.
  • Meninjiyoma.
  • Meningiyom.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Meningioma ingilizcede ne demek, Meningioma nerede nasıl kullanılır?

Psammomatous meningioma : Tümör hücrelerinin parmak izine benzer bir dizilim göstermesi ve bu parmak izi benzeri yapıların ortasında tabakalar halinde kalsiyum tuzlarından ibaret psammom cisimciğinin bulunmasıyla belirgin iyicil, leptomeningeal hücrelerden köken alan intrakranyal tümör. Psammomamatöz meningiyom.

Meningism : Menenjism. Menengizm. Menenjizm.

Meningitic : Menenjitik.

Meningitis : Beyin zarı yangısı. Beyin zarlarının iltihabı. Meningitis. Meninkslerin yoğun bir şekilde kanserle tutulumu. Beyin zarı iltihabı. Beyinzarı iltihabı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Menenjit. Beyin ve omurilik zarlarının yangısı. mikroorganizmalardan, kimyasal zehirlerden ve tümör metastazlarından kaynaklanır. serohücresel beyin zarı yangısı viral enfeksiyonlarda, kanamalı meningitis septisemik şarbonda ve ender olarak diğer septisemilerde, fibrinli meningitis özellikle sığırların kangrenli nezlesinde ve granülomatöz meningitis ise tüberküloz, kriptokokozis ve diğer granülomatöz hastalıklarda görülür. pakimeningitis. leptomeningitis. Beyinzarı yangısı.

 

Meningitis malaria : Serebral malarya. İnsanlarda genellikle plasmodium falciparum, seyrek olarak diğer türlerin neden olduğu sıtma hastalığı. akut enfeksiyonlarda uyku durumu ve koma görülürken, hastalığın başlangıç döneminde baş ağrısı, nöbetler ve hızla gelişen bir komanın takip ettiği mental değişiklikler gibi klinik belirtiler oluşur. ayrıca enfekte alyuvarlarla dolu beyin kapillerleri ve çok sayıda küçük kortikal ve subkortikal nekroz odakları gibi patolojik bozukluklar görülmektedir.

Beagle meningitis : Beagle köpeklerinin ağrı sendromu. Beagle köpeklerinin meningitisi.

Pachymeningitis : Pakimenenjit. Pakimeningitis. Beyin ve omuriliğin en dış zarı olan duramaterin yangısı, meningitis, perimeningitis.

Meningococcal meningitis : Meningokoksik menenjit.

Choriomeningitis : Koryomenenjit. Koiromenenjit. Koriyomenenjit.

Myelomeningitis : Miyelomeningitis. Omuriliğin ve onu örten zarlarının birlikte yangısı.

İngilizce Meningioma Türkçe anlamı, Meningioma eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meningioma ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tumour : Hücrelerin anormal çoğalmasıyla oluşan büyüme. çoğalan hücreler ya o bölgede kalır (iyi huylu tümör) ya da çoğalmaya devam eden hücreler organizmanın diğer bölgelerine yayılarak metastaz yapar (habis tümör: kötü huylu tümör). neoplasm. Yumru. Tümör. Şiş. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ur. Organizmadaki hücrelerden herhangi birinin özerklik kazanarak sınırsız, amaçsız, ilerleyici ve kontrol edilemez tarzda çoğalmasıyla oluşan, düzenli bir doku organizasyonuna sahip olamayan, başlatıcı neden ortadan kaldırılsa dahi gelişmeye, en azından var olmaya devam eden, yeni ve normal dışı doku kitlesi, neoplazi, neoplazm, neoplazma. genel bir anlamda herhangi bir yerel şişkinlik, yangının belli başlı belirtilerinden bir tanesi. Şişkinlik.

 

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Tumor : Şişkinlik. Organizmadaki hücrelerden herhangi birinin özerklik kazanarak sınırsız, amaçsız, ilerleyici ve kontrol edilemez tarzda çoğalmasıyla oluşan, düzenli bir doku organizasyonuna sahip olamayan, başlatıcı neden ortadan kaldırılsa dahi gelişmeye, en azından var olmaya devam eden, yeni ve normal dışı doku kitlesi, neoplazi, neoplazm, neoplazma. genel bir anlamda herhangi bir yerel şişkinlik, yangının belli başlı belirtilerinden bir tanesi. Yumru. Hücrelerin anormal çoğalmasıyla oluşan büyüme. çoğalan hücreler ya o bölgede kalır (iyi huylu tümör) ya da çoğalmaya devam eden hücreler organizmanın diğer bölgelerine yayılarak metastaz yapar (habis tümör: kötü huylu tümör). neoplasm. Şiş. Hücrelerin hızla çoğalması sonucu oluşan iyi veya kötü huylu, patolojik doku kitlesi, tümör. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ur. Tümör.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Arachnoid fibroblastoma : Araknoit fibroblastom.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Neoplasm : Olağandışı büyüyen doku. Ur. Tümör. Yeni tümör. Neoplazma. Neoplazm. Anormal yeni bir büyüme. Yeni oluşan doku kitlesi. Doku büyümesi.

Meningioma synonyms : abdominal palpation, a dna, encephalocele, abaxial, abattoir, a c syndrom, abdominal fat necrosis, a crochordon, abdomen, a amplitude mod, abdominal distention.