Merkezi nedir, Merkezi ne demek

Merkezi; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Merkezde olan, merkezi oluşturan

Merkezi ile ilgili Cümleler

  • Ben nadiren alışveriş merkezine giderim ama dün gittim.
  • Merkezin hedefi, diğer ülkelerden gelen gençleri belli bir zaman aralığında eğitmek olmalıdır.
  • “Dur bakalım; biraz daha merkezi mahallelere yaklaşalım, diyordu.”
  • Burak evrenin merkezi olduğuna inanıyor.
  • Ali kendisinin evrenin merkezi olduğunu düşünür.
  • Merkezi Haberalma Teşkilatı hakkında ne biliyorsun?
  • Merkezi ısıtma kışın yeterince ısıtıyor mu?
  • Merkezi haber alma teşkilatı seni izliyor.
  • Ondoy ve arkadaşı kent merkezine gidiyorlar.
  • Merkezî sinir sistemi dört organdan oluşur.
  • Bir gün Mike ve Jane biraz alışveriş yapmak için şehir merkezine gittiler.
  • Merkezî sinir sistemi beyin, beyincik, omurilik soğanı ve omurilikten oluşur.
  • Polis Dan'ı alışveriş merkezine kadar izledi.
  • Merkezi Çin'de Yangtze nehri boyunca şehirler ve taşra 50 yıldan daha fazla bir süredir ülkenin en kötü kuraklığı ile boğuşuyor.

Merkezi hakkında bilgiler

Merkezi Eyaleti (Farsça: استان مرکزی, Ostan-e Markazi), İran'ın 31 eyaletinden birisidir. Merkezi Eyaleti, İran'ın batısında yer alır. Yönetim merkezi Erak şehridir. Nüfusu 1.350.000 civarındadır. Merkezi Eyaleti, 1980'li yıllarda İsfahan, Semnan, Tahran ve Zencan eyaletlerinden toprak alınarak ayrı bir eyalet yapılmıştır. Kentin ismi Farsça'da 'orta yer' anlamına gelir. Eyaletin önemli kentleri şunlardır: Save, Mehellat, Humeyn, Dilican, Tefriş, Aştiyan ve Şazend (Serbend). ISO 3166-2:IR kodu, IR-22'dir.

 

Merkezi anlamı, tanımı

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez)

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Belgesel yapım merkezi : Merkez izlencesini hazırlayan ana yapım merkezinden ayrı olarak bölgesel izlenceleri hazırlamak ya da ana yapım merkezine yardımcı olmak üzere kurulan yapım merkezi.

Bilgi işlem merkezi : Bilgisayar donanım ve yazılım olanakları vè başta veri hazırlama donanımı olmak üzere öngörülen bilgi işlem hizmetleri için gerekli tüm öteki yardımcı makinelerle donatılmış, yönetici insangücünün yanı sıra dizge çözümleyiciler, izlenceleyiciler, işletmenler ve benzerleri gibi bilişim insangücünden oluşan ve içinde bulunduğu örgüte ya da dışarıya bilgi işlem hizmeti sunmayı amaçlayan örgüt. BİM.

Bucak merkezi ilköğretim kurulu : Mahalle ihtiyar kurulu, belediye meclisi, okul-aile birliği gibi kuruluşların temsilcileri ile öğretmenlerin, okul yönetmenlerinin, muhtarların aralarından seçecekleri birer temsilciden ve belediye başkanından oluşan ve bucak müdürünün başkanlığında toplanarak ilköğretimle ilgili işlerin düzenli bir biçimde yürütülmesine bakan kurul.

 

Düzlem demetinin merkezi : Uzayda bir P noktasından geçen düzlem demetindeki P noktası.

Eğrinin merkezi : Merkezli bir eğrinin merkezi.

Ekspirasyon merkezi : Alt solunum grubu.

Elipsin merkezi : Bir elipsin odaklarını birleştiren doğru parçasının orta noktası.

Evren merkezi : Sınırlı evren için kabul edilen merkez.

Fabrikalar satış merkezi : Farklı markalara ait fabrika satış yerlerinin bir arada bulunduğu büyük alışveriş merkezi.

Gökada merkezi : Samanyolunun kütle merkezi olarak alınbilecek noktası (yaklaşık olarak Yay takımyıldızı doğrultusu).

Hiperbolün merkezi : Bir hiperbolün odaklarını birleştiren doğru parçasının orta noktası.

Hükumet merkezi : Başkent.

İhracatı geliştirme etüd merkezi : Türkiye dışsatımının geliştirilmesi ve sağlıklı bir yapıya kavuşturulması amacıyla 1960 yılında kurulmuş ve 2001 yılında yeniden yapılandırılarak Dış Ticaret Müsteşarlığına bağlanan kurum.

İklimleme merkezi : Havanın istenilen iklim koşullarına getirildiği merkez.

İlgi merkezi : Öğrencilere çekici gelen ve eğitim programını uygularken okulun yararlanabileceği çevresel ya da yaratıcı nitelikte yaşantıların kaynağı. Öğrencilerin ilgisini çeken ders, konu ya da iş. Anaokulu ile ilkokulda çocukların türlü öğrenme etkinlikleri ve yaratıcı güçleri sonucu ortaya çıkan birtakım konulara, ilke ve düşüncelere göre türlü araç ve gereçlerin uyumlu olarak bir araya getirildiği yer; bu araç ve gereçlerin bir araya getirilmesiyle düzenlenen köşe. Bakkal dükkânı, doğa köşesi gibi.

Kar merkezi : İşletme ve şirketin kendi kâr veya zararlarından sorumlu olarak çalışan, yerine göre tamamen bağımsız davranabilen birimi.

Kılavuzluk ve araştırma merkezi : Okul öncesinden üniversiteye değin her öğrenim basamağındaki okulda başarısızlığa uğrayan öğrencilerin durumlarını incelemek, gerekli düzeltici önlemleri almak ve bu işleri yaparken aile, okul ve öteki ilgili kurumlar ile sıkı işbirliği yapmak üzere kurulan merkez.

Koklama duyusu merkezi : Koklama duyu sinirlerinin sonlandığı oluşum. Buradan birinci çift beyin sinirleri çıkarak koklama bölgesine giderler.

Kontrol merkezi : Homeostatik kontrol mekanizmalarının bileşenlerinden her biri.

Merkezi birleşme : İki akrosentrik kromozomun uç kısımlarında kırılma meydana gelmesini takiben, kopan iki küçük parçanın kaybolarak uzun kollarının tek bir kol hâlinde birleşmesi. Sentrik füzyon, Robertson tipi translokasyon.

Merkezi eğilim ölçüleri : Veri dağılımının nerede toplandığını gösteren aritmetik ortalama, geometrik ortalama, harmonik ortalama, tepe değeri ve ortanca gibi ölçüler.

Merkezi eğitim : Ortalama, ortanca, mod gibi bir sıklık dağılımını gösteren puan. Bir dağılımdaki gözlem ya da deneklerin, mutlak değer ya da yineleniş oranına göre bir noktada toplanma eğilimi.

Merkezi ilerleyici retina atrofisi : Köpeklerde retinanın pigment epitelinde lipopigmentlerin birikimi ve epitelin hiperplazisiyle belirgin patolojik değişim. Özellikle, yaşlı av ve sürü köpeklerinde görülür.

Merkezi ipli serpme ağı : Çeşitli derinliklerde kullanılabilen ve ağın dibe oturmasından sonra kısa çekme hareketleriyle kurşun yakanın bir araya toplandığı ve dikkatli, ani bir hareketle avın sudan dışarı alındığı el serpme ağı.

Merkezi ipsiz serpme ağı : Sığ sularda genellikle küçük balıklar için kullanılan ve ağın altında kalan balıkların ancak elle alınabileceği merkezi ipi bulunmayan genellikle alabalık, kefal gibi balıkların avlandığı el serpme ağı.

Merkezi kan hacmi : Kinetik modellerde, merkezi bölme olarak kabul edilen; kan plazması ile yapısında fazla kan bulunan karaciğer, böbrek, akciğer, kalp, beyin ve iç salgı bezleri gibi organlardaki toplam kan hacmi.

Merkezi katologlama : Kitapların, bir merkezde kataloglanması işlemi.

Merkezi kitaplık : Kendisine bağlı şubeleri bulunan, olağan kitaplık işlerinin yanında bu şubelerin teknik işlerinin de yürütüldüğü kitaplık.

Merkezi sinir sistemi : Sinir hücrelerinin akson ve gövdeleri ile nörogliya hücrelerini toplu olarak kapsayan beyin ve omurilikten meydana gelmiş sinir sistemi.

Merkezi siroz : Konjestif siroz.

Merkezi solunum güçlüğü : Çeşitli nedenlere bağlı olarak doğrudan solunum merkezlerinın uyarılması sonucu ortaya çıkan solunum güçlüğü, sentrojen dispnö.

Merkezi toplardamar basınç kateteri : Anestezi sırasında merkezi venöz basıncı ölçen alet, sentral venöz basınç katateri.

Merkezi yer kuramı : Mal ve hizmetlerin yüksek veya düşük sıralı olmasını ve eşik nüfusu dikkate alarak şehir merkezlerinin, en uygun yayılma alanını sağlayan altıgen biçiminde bir yerleşim alanının merkezinde kurulması gerektiğini ileri süren ve Walter Christaller tarafından geliştirilen kuram.

Merkezi yönetim bütçesi : 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Yasası’na göre I sayılı cetveldeki Genel bütçeli, II sayılı cetveldeki özel bütçeli ve III sayılı cetveldeki düzenleyici ve denetleyici kurumların bütçelerinden oluşan bütçe.

Merkezileşme : Merkezileşmek işi.

Merkezileşmek : Merkez durumuna gelmek.

Merkezileştirme : Merkezileştirmek işi.

Merkezileştirmek : Otoriteyi ve işi bir merkezde toplamak.

Öğretim merkezi : Birbirine çok yakın yerleşme yerleri ile ulaşım koşullarının elverişli olduğu birden çok mahalle ve benzeri küçük yerlerdeki çocuklara ilköğretim olanağının sağlandığı merkez, bk. gezici öğretmenlik bölgesi.

Piyasa mali uzlaştırma merkezi : Katılımcıların borçlu ya da alacaklı oldukları tutarları hesaplamak üzere mali uzlaştırma sistemini çalıştıran ve Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi bünyesinde oluşturulan birim.

Program tanımlı merkezi yönetim bütçe faiz dışı dengesi : Program tanımlı merkezi yönetim bütçe gelirleri ile program tanımlı merkezi yönetim bütçe faiz dışı harcamaları arasındaki fark.

Program tanımlı merkezi yönetim bütçe faiz dışı fazlası : Program tanımlı merkezi yönetim bütçe gelirlerinin program tanımlı merkezi faiz dışı bütçe harcamalarından büyük olması, diğer bir deyişle program tanımlı merkezi yönetim bütçe faiz dışı fazlasının pozitif olması durumu. Bu büyüklük IMF’nin önerdiği iktisadi programlarda borçların çevrilebilirliğini gösteren bir başarım ölçütü ve Maliye Bakanlığı kamu hesapları bülteninde yayımlanan merkezi yönetim bütçe faiz dışı fazlasından farklı bir bütçe büyüklüğüdür.

Program tanımlı merkezi yönetim bütçe gelirleri : Merkezi yönetim bütçe gelirlerinden faiz gelirleri, Merkez Bankası kârı, yeniden değerleme ve devredilen özel gelirler, kamu bankaları kâr payı gelirleri, özelleştirme gelirleri, konsolide kamu kesimine borç verme-geri ödeme kalemi ve darphane para basım geliri toplamının düşürülmesiyle elde edilen bütçe büyüklüğü.

Program tanımlı merkezi yönetim bütçesi faiz dışı harcamaları : Merkezi yönetim bütçe harcamalarından risk hesabının düşürülmesi ile sosyal güvenlik kuruluşlarına yapılan nakit aktarım farkının ve konsolide kamu kesimine borç verme-geri ödeme kaleminin eklenmesiyle elde edilen harcamalar.

Sermayenin merkezileşmesi : Marksist kuramda, sermayenin yoğunlaşmasının en üst derecesi olup birçok sermayenin, bir tek sermaye olarak kaynaşması sonucunda sermayenin tek elde toplanması.

Simetri merkezi : Kristal örgüsünde eşdeğer noktaların bu merkeze göre yansıması üst üste düşen, su ve amonyak moleküllerinde olmayan ve küre, küp ve benzer moleküllerde olan simetri elemenlarından biri.

Soluk alma merkezi : Üst solunum grubu.

Soluk verme merkezi : Alt solunum grubu.

Su ürünleri satış merkezi : Su ürünleri hali bulunmayan beldelerde, su ürünlerinin, bu amaçla ayrılan alanlarda, bu yönetmelikte yer alan şartlara uygun olarak, kontrollü toptan satışının yapıldığı, kapasitesi 10 ton/gün’e kadar olan yerler.

Uluslararası ticaret merkezi : Gelişmekte olan ülkelerde dış ticaretin geliştirilmesini sağlamak ve bu ülkelerdeki şirketlerin uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla 1964 yılında kurulan ve Dünya Ticaret Örgütü ile Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı tarafından desteklenen kuruluş.

Uluslararası yatırım anlaşmazlıkları çözüm merkezi : Ev sahibi ülkelerle yabancı yatırımcılar arasında çıkabilecek anlaşmazlıkların çözümünde, 1966 yılında kurulan ve Dünya Bankası grubu içinde yeralan merkez. Taraflar sözkonusu merkeze gönüllü olarak başvurmakta ve çıkan sonucu kabul etmek zorundadırlar.

Yapım merkezi : Televizyon yayın merkezi için izlence tasarıları hazırlamak, bu tasarıları gerçekleştirmek, izlenceleri doğrudan doğruya yayınlamak ya da çeşitli gereç üzerine aktararak yayına hazır duruma getirmekle görevli kuruluş.

Yayın merkezi : Bir ya da daha çok verici yayacı, bunlardan oluşan ağı besleyen merkez. (Yayın merkezi, televizyon ağı içinde yer alan öbür vericilerin tüm izlencesini ya da bu izlencenin en önemli bölümlerini yayar).

Yüzey için eğrilik merkezi : Bir M yüzeyinin bir P noktasındaki iki parametre eğrisinin eğrilik merkezleri aynı ise bu noktaya M 'nin P 'deki eğrilik merkezi denir.

Ağırlık merkezi : Bir cismin bütün noktalarına ayrı ayrı etki yapan yer çekimi kuvvetlerinden oluşmuş tek kuvvet durumundaki bileşkenin uygulama noktası. Bir işin en önemli bölümü.

Deprem merkezi : Depremin oluştuğu odak nokta ve yayıldığı yer.

Etkinlik merkezi : Konserlere, konferanslara elverişli dinleme salonu, oditoryum.

Haber merkezi : Bir yayın organının haberleri derleyip toparlamak ve değerlendirmekle sorumlu ve yükümlü haber birimi.

İletişim merkezi : Bildirişim ve haberleri toplama ve değerlendirme bürosu.

İndirim merkezi : Mağazaların seri sonu mallarını ucuz olarak sattığı alışveriş yeri.

İş merkezi : İş yerlerinin yoğun olduğu bölge. Bir ticaret ortaklığının yönetildiği yer. Belli bir ürünün bütün çeşitleriyle sergilendiği ve satışının yapıldığı yer, plaza. Birçok satış merkezinin bir arada bulunduğu yer, plaza.

Konuşma merkezi : Beynin, konuşma işlevini denetleyen bölümü.

Kültür merkezi : Kültüre ve kültürün gelişimine hizmet etmek amacıyla kurulmuş opera, tiyatro, sergi vb. etkinliklerin yapıldığı yer, kültür sarayı, kültür sitesi.

Merkezi ısıtma : Merkeze bağlı ortak ısıtma sistemi.

Merkezi idare : Merkezî yönetim.

Merkezi ülke : Yönetme, denetleme ve konumu bakımından merkezde bulunan ülke.

Merkezi yıkama : Merkeze bağlı veya bir merkezden yönetilen temizlik sistemi.

Merkezi yönetim : Yönetme, denetleme ve işletme bakımından yetkinin bir yerde toplandığı yönetim tarzı, merkezî idare.

Merkeziyet : Merkeziyetçilik.

Merkeziyetçi : Merkeziyetçilik yanlısı olan (kimse), merkezci, üniter. Merkeziyetçiliğe uygun (iş, yönetim), merkezci, üniter.

Merkeziyetçilik : Otoritenin ve işin tek bir merkezde toplanmasını amaçlayan görüş, merkeziyet, merkezcilik. Bu görüşe dayanan yönetim biçimi.

Moral eğitim merkezi : Kurum ve kuruluşlarda moral eğitiminin verildiği yer.

Mükemmeliyet merkezi : Çeşitli bilim ve endüstri alanlarında araştırma geliştirme çalışmalarının merkezîleştirilmesi amacıyla kurulan birim.

Ordu merkezi : Ordu karargâhının bulunduğu yer.

Sağlık merkezi : Sağlık işlerinin topluca görüldüğü yer.

Satış merkezi : Bir malın satıldığı ana merkez.

Şehir merkezi : Şehrin en işlek yeri, iç bölümleri.

Tam bakım merkezi : Tam bakımın yapıldığı yer.

Ticaret merkezi : Çeşitli ürünlerin ve malların pazarlandığı, ticari ilişkilerin kurulduğu yer.

Yerleşim merkezi : İl, ilçe, köy gibi halkın bir arada yaşadığı yerler, yerleşim alanı, meskûn mahal.

Diğer dillerde Merkezgel kuvvet anlamı nedir?

İngilizce'de Merkezgel kuvvet ne demek ? : central force