Micromere türkçesi Micromere nedir
- Mikromer.
- Eşit dağılmış vitellüs maddesine sahip olmayan yumurtanın segmentasyonu sırasında üst tarafta kalan küçük blastomerler.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Micromere ingilizcede ne demek, Micromere nerede nasıl kullanılır?
Micromerus : Kurbağa gelişiminde ilk iki meridyonal bölünme sonucu biçimlenen ve animal yarımda yer alan dört küçük hücre. Mikromer.
Micromelia : Mikromeli. Bacakların anormal biçimde küçük veya kısa oluşu.
Micrometeorite : Mikro meteorit.
Micrometeorites : Göktaşçıkları. Mikro meteorit. Gökyüzünden yer'e düşen, ancak büyüteç ya da mikroskopla görülebilen çok küçük taş parçacıkları.
Micrometer : Milimetrenin binde biri büyüklüğünde mikroskobik ölçü birimi, mikrometre. Miniölçer. Mikronölçer. Mikron. Mikrometre.
Micrometry : Mikrometri.
Micrometer screw : Mikrometre. Mikrometrik vida.
Micrometers : Mikronölçer. Miniölçer. Mikrometre.
Screw micrometer : Vidalı mikrometre.
Ultramicrometer : Çok hassas mikrometre. Ultramikro metre.
İngilizce Micromere Türkçe anlamı, Micromere eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Micromere ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardvarks : Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.
A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.
Aardvark : Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Borudişli. Yer domuzu.
Millimicron : Milimetrenin milyonda biri. Milimikron.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
Micromere synonyms : metric linear unit, micromillimetre, micromillimeter, measure, nanometer, abductor muscle, millimeter, measuring, mensuration, micron, acacia, abo blood groups system, micromerus, a site, abambulacral area, abiotic environment, nanometre, nm, a cell, mm, millimetre, measurement.
Micromere ingilizce tanımı, definition of Micromere
Micromere kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of the smaller cells, or blastomeres, resulting from the complete segmentation of a telolecithal ovum.

Bu kısımda Micromere kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Micromere ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Micromere anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Micromere ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.