Misconduct in office türkçesi Misconduct in office nedir

  • Görevi kötüye kullanma.

Misconduct in office ingilizcede ne demek, Misconduct in office nerede nasıl kullanılır?

Misconduct : Yetkisini kötüye kullanma. Zina. Görevi kötüye kullanmak. Uygunsuz hareket. Kötü idare. Suistimal. Kötü tavır ve hareket. Hatalı davranış. Görevi suistimal.

In : İktidardaki. De. İçeriye. Olarak. Gelmiş olan. İçeri doğru yönelen. Mevsimi gelmiş. Tutulan. İçeri. İçine.

Office : Vazife. Görev. Ajans. Atölye. Kiler. Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Dini tören. Hizmet. Devlet dairesi. Yazıhane.

In office : İktidarda. Güçte. Yönetim elinde. Otorite elinde.

Be in office : İktidar partisi olmak. Görevde olmak. Görevli olmak.

Serve in office : Resmi postayı doldurmak. Kamu pozisyonunda hizmet etmek.

Rotation in office : Rotasyon. Görevde değişiklik.

Jack in office : Kılı kırk yaran memur. Titiz memur.

Being in office : Görevde olmak. Görevli olmak.

Successor in office : Halef. Görevde halef.

İngilizce Misconduct in office Türkçe anlamı, Misconduct in office eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Misconduct in office ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Misprision : Bir suça göz yumma. Vazifeyi suistimal. Küçük görme. İdari yolsuzluk. Suçun ihbar edilmemesi. Suça göz yumma. Memurun görevi suistimal suçu. Memurun görevi suistimali. Devlet otoritesinin ihlali.

 

Wrongdoing : Kötülük. Haksızlık. Günah. Vazifeyi suistimal. Günah işleme. Kabahat. Suç. Görevi suistimal. Kanuna ayıkırı uygulama.

Malpractice : Özen göstermeksizin veya yanlış uygulanan tedavi sonucunda ortaya çıkan, görevi kötüye kullanma anlamına gelen hukuki durum. Tedavi ya da ihmal. Yanlış tanı. Görevi ihmal etmek. Büyük hata yaparak müvekkile zarar verme. Görevi suistimal etmek. Yasa dışı eylem. Görevi kötüye kullanmak.

Wrongdoings : Kabahat. Kötülük. Günah. Görevi suistimal. Vazifeyi suistimal. Günah işleme. Haksızlık. Suç. Haksızlık etme.

Misprisions : Bir suça göz yumma. Suça göz yumma. Devlet otoritesinin ihlali. Küçük görme. Suçun ihbar edilmemesi. Memurun görevi suistimal suçu. İdari yolsuzluk. Memurun görevi suistimali.

Malpractices : Yasaya aykırı hareket. Yasa dışı eylem. Görevi ihmal etmek. Yolsuzluk. Yanlış uygulama. Görevi kötüye kullanmak. Yanlış tedavi. Büyük hata yaparak müvekkile zarar verme. Görevi suistimal etmek.

Actus reus : Suçun maddi unsuru. Vazifeyi suistimal. Suçun fiilen varlığını ispatlayan unsur. Cezai suç. Görevi suistimal. Maddi suç unsuru.

Misfeasance : Kanunsuzluk. Vazifeyi kötüye kullanma. Yolsuzluk. Suiistimal. Yetkiyi kötüye kullanma. Vazifeyi suistimal. Görevi suistimal. Suistimal.

Misfeasances : Yetkiyi kötüye kullanma. Görevi suistimal. Kanunsuzluk. Suistimal. Yolsuzluk. Vazifeyi kötüye kullanma. Vazifeyi suistimal.