Mistakes türkçesi Mistakes nedir

Mistakes ile ilgili cümleler

English: A combination of several mistakes led to the accident.
Turkish: Bir takım hataların birleşimi kazaya neden oldu.

English: A lot of our mistakes come from a lack of patience.
Turkish: Hatalarımızın çoğu sabır eksikliğinden geliyor.

English: Ali almost never makes mistakes when writing in French.
Turkish: Ali Fransızca yazarken neredeyse hiç hata yapmaz.

English: Ali didn't make any mistakes on today's test.
Turkish: Ali bugünkü testte hiç hata yapmadı.

English: Ali doesn't make mistakes very often.
Turkish: Ali çok sık hata yapmaz.

Mistakes ingilizcede ne demek, Mistakes nerede nasıl kullanılır?

Abounding in mistakes : Yanlışlarla dolu. Bir sürü hata içeren.

Finding mistakes : Yanlışların bulunması. İlgili görevlinin yanlışı bulma ve görmesi, üst aşamalı işyarların yaptıkları incelemeler sonucunda yanlışın görülmesi, yanlışlığın denetleme yapılırken meydana çıkarılması, yükümlünün başvurması gibi nedenlerle yapılmış olan yanlış işlemin düzeltilmek amacıyla ele alınması.

Full of mistakes : Yalan yanlış.

Mistake somebody for somebody else : Başkasıyla karıştırmak.

There is no mistake about it : Hata için oda yok. Şüpheye yer yok. Bu konuda hata yok. Onunla alakalı yanlış yok. Hataya yer yok.

 

Make a mistake : Hata yapmak. Kusur işlemek. Yanlış yapmak. Hata işlemek. Hata etmek. Bir hata yapmak. Yanılgı içine düşmek. Yanılmak. Aldanmak. Sürçmek.

And no mistake : Kuşkusuz. Öyle olduğu kesin. Su götürmez. Şüphesiz. Kesinlikle. Muhakkak.

Fatal mistake : Çok kritik hata. Ölümcül hata. Ölümcül veya ölüme sebep olan hata. Hayati yanlış. Kesin ve belirleyici hata.

Dialing mistake : Numara çevirme yanlışı.

Make no mistake : Şüphesiz ki.

İngilizce Mistakes Türkçe anlamı, Mistakes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mistakes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bloomer : Pot. Gaf. Jimnastik pantolonu. Büyük yanılgı. Kabakütük haddesi. Büyük hata. Hata. Aptalca hata. Olgun. Blok haddesi.

Misconstrue : Yanlış yorumlamak. Tersinden anlamak. Ters anlam vermek.

Erred : Yanlış olmak. Hata etmiş. Hata yapmak. Yanılmış. Günah işlemiş. Günah işlemek. Hataya düşmüş.

Imbecility : Eblehlik. Salaklık. Geri zekalılık. Aptallık. Embesillik. Alıklık. Ahmaklık. Embesilite. Budalalık.

Distortion : Bükülme. Geometrik biçimi, az ölçüde değiştirme işlemi. Seslendirme ya da yayın dizgesinde, ses dalgasının uğradığı istenmeyen değişikliklerden dolayı, alınan ses ile yayınlanan ses arasındaki her türlü başkalık. tv. bir radyo-televizyon yayınının alınışında, yararlı ime binen zararlı bir imin, ses ya da resmi etkilemesi durumu. Burkulma. Kirlenmek işi. Biçim bozumu. Görüntüde belirli bir etki sağlamak amacıyla, biçimbozucu mercek ya da başka araçlarla nesnelerin gerçek görünüşlerini değiştirme. sesin, özel bir etki sağlamak amacıyla, gerçektekinden başka biçimde, nitelikte verilmesi. Bozulma. Distorsiyon. Eklem yüzlerinin münasebeti bozulmadan yalnızca kapsüler ligamentlerin kısmen veya tamamen yırtılmasıyla eklem yüzlerinin geçici ve tam olmayan yer değiştirmesi, distorsiyon.

 

Be off : Olmamak. İşe gitmemek. Yola çıkmak. Defolmak. Söndürülmüş olmak (elektrik veya ışık). Ayrılmak. Yakışıksız olmak (davranış). Gerçekleşmemek. Gitmek.

Botch : Kötü iş yapmak. Baştan savma yapmak. Baştan savma onarmak. Yamalamak. Kötü yapılmış iş. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Yalapşap yapmak. Bir şeyi kötü yapmak. İçine etmek. Becerememek.

Confuse : Şaşırtmak. Serseme çevirmek. Afallatmak. Birbirine karıştırmak. Zihnini karıştırmak. Telaşlandırmak. Zihinsel karıştırmak. Farkedememek. Kafasını karıştırmak.

Incursion : Baskın. Tecavüz. İstila. Hücum. Akın. Saldırı.

Admixes : Katıp karıştırmak. Katmak. Harç katkı. Beton katkı.

Mistakes synonyms : nonachievement, nonaccomplishment, betise, admixing, commit an error, get it wrong, misapprehending, be at cross purposes, errs, add, bungle, churn, misconstrued, misapprehends, miscalculation, slip, mix up, identify, revoke, made a mistake, adulterate, foul up, fall into error, renege, blooper, come unstuck, blunder, adulterating, misreckoning, confusion, amalgamates, oversight, smirch.

Mistakes zıt anlamlı kelimeler, Mistakes kelime anlamı

Right : Hak. Derleyip toplamak. Doğru. Sağdan. Gayet. Doğrulmak. Dosdoğru. Yolunda. Düzgün. Tam olarak.

Conception : Anlayış. Düşünce. Kavrama. Kavrayış. Konsepşın. Döllenmiş yumurtanın döl yatağına ulaşması, gebelik sürecinin başlaması, gebeliğin ana tarafından tanınmaya başlaması, konsepşın. Algılanma biçimi. Gebe kalma. Fikir. Mefhum.