Moa türkçesi Moa nedir

  • Azman moa.
  • Kuşlar (aves) sınıfının, moalar (dinornithes) familyasından, 4 m kadar boyda, yeni zelanda'da yaşayan bir kuş türü.
  • Yeni zelanda devekuşu.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Moa ile ilgili cümleler

English: Ali moaned in pain and screamed for help.
Turkish: Ali acı içinde inledi ve yardım için bağırdı.

English: Ali started moaning in pain.
Turkish: Ali acı içinde inlemeye başladı.

English: Ali moaned.
Turkish: Ali inledi.

English: Ali was moaning.
Turkish: Ali inliyordu.

English: Many castles are encircled by a moat.
Turkish: Birçok kale bir hendekle çevrilidir.

Moa ingilizcede ne demek, Moa nerede nasıl kullanılır?

Giant moa : Dev devekuşu.

Moabite : Moab ülkesinde yaşayan insanlardan biri (incil'den).

Moan : Sızlanma. Zırıldamak. İnildemek. Dırdır. Figan. İnilti. Hkr.ağlamak. Sızlanmak. İnlemek. İnleme.

Moan with pain : Acıyla inlemek. Acı ile inlemek.

Moaned : İnilti. İnildemek. İnleme. Figan. İnlemek. Sızlanmak.

Moats : Kale hendeği ile kuşatmak. Hendek (kaleye ait). Kale hendeği. Hisar hendeği. Hendek.

Moaners : İnleyen.

Moate : İrlanda'da yerleşim yeri.

Moans : İnildemek. İnilti. İnleme. Figan. Sızlanmak. İnlemek.

Moaner : İnleyen.

İngilizce Moa Türkçe anlamı, Moa eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Moa ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Yerdomuzu.

Aardvark : Borudişli. Yer domuzu. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Acacia : Akasya. Mimoza. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Arap zamkı.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

 

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Ratite : Uçamayan kuş. Karinasız kuş.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Moa synonyms : flightless bird, ratite bird, dinornis giganteus, dinornithidae, family dinornithidae, anomalopteryx, anomalopteryx oweni, abramis zone, giant moa, abambulacral area, abo blood groups system, aardwolf, a cell, abductor muscle, abacus bodies, moas.

Moa zıt anlamlı kelimeler, Moa kelime anlamı

Carinate : Carina'sı olan. Çıkıntılı bir şekli olan (botanik, zooloji). Karinat.

Moa ingilizce tanımı, definition of Moa

Moa kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any one of several very large extinct species of wingless birds belonging to Dinornis, and other related genera, of the suborder Dinornithes, found in New Zealand. They are allied to the apteryx and the ostrich. They were probably exterminated by the natives before New Zealand was discovered by Europeans. Some species were much larger than the ostrich.