Molly türkçesi Molly nedir

Molly ile ilgili cümleler

English: How come he hates Molly?
Turkish: O niçin Molly'den nefret ediyor?

English: Ali was a sickly child and was mollycoddled by his parents.
Turkish: Ali hastalıklı bir çocuktu ve ana babası tarafından şımartılmıştı.

English: Molly and I went to the cinema.
Turkish: Molly ve ben sinemaya gittik.

English: Hey Molly, why don't you come?
Turkish: Hey Molly, neden gelmiyorsun?

English: Molly has a big clock.
Turkish: Molly'nin büyük bir saati var.

Molly ingilizcede ne demek, Molly nerede nasıl kullanılır?

Molly maguire : Daha iyi çalışma şartları için mücadele eden 1865'ler civarında kurulan eski gizli bir işbirliği organizasyonu üyesi (abd). Hükümet tarafından kovulmanın önüne geçmek için 1843'te irlanda'da kurulan gizli terörist topluluk üyesi.

Sail fin molly : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, lebistesgiller (poecilidae) familyasından, 2-3 cm kadar uzunlukta, amerika'ya özgü bir tür süs balığı. Kara molinezya.

Mollycoddle : Hanım evladı. Üstüne titremek. Nazlı büyütmek. Muhallebi çocuğu. Şımartmak.

Mollycoddled : Üstüne titremek. Nazenin.

Mollycoddles : Hanım evladı. Şımartmak. Muhallebi çocuğu. Üstüne titremek.

 

Mollification : Yumuşatma. Yatıştırma. Teskin. Dindirme.

Mollifies : Dindirmek. Yumuşatmak. Gönlünü almak. Teskin etmek. Yatıştırmak.

Mollemoke : Fırtına kırlangıcı.

Moll glands : Göz kapaklarında meibomian ve zeis bezleriyle birlikte bulunan, salgılarını kirpik diplerine boşaltan, basit bükülmüş tüp şeklindeki bezler. Moll bezleri.

Mollah : Molla.

İngilizce Molly Türkçe anlamı, Molly eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Molly ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Criminal neglect : Ağır veya suç oluşturan ihmal. Ağır ihmal.

Derelictions : İnkar. Sahipsizlik. Mülkiyetin terki. İhmalkarlık. Terk edilmişlik. İhmalcilik. Suyun çekilmesiyle kazanılan toprak. Terk.

Babe in the woods : Ana kuzusu. Kaybolmuş. Ormandaki bebek. Süt kuzusu. Masum. Ağzı süt kokan kimse. Kayıp. Acemi çaylak. Süt çocuğu.

Delinquency : Suç işleme (çocuklarda). Suça sürüklenme. Suç. Kabahat. Borçların ödenmemesi. Kötüye kullanma. Kurallara uymama. Hata. Suçluluk.

Alexandra : Bir kadın adı.

Topminnow : Yüzey balığı. Yumurta döken ve tatlı veya çok tuzlu sıcak sularda yaşayan küçük parlak renkli yüzeyde beslenen balıklar. Uzun kılıç benzeri kuyruğu olan ve orta amerika'da bulunan ve popüler bir akvaryum balığı olan tatlı su balığı.

Mollycoddles : Üstüne titremek. Şımartmak.

Cissy : Hanım avladı. Korkak. Çıtkırıldım kimse. Bkz.sissy. Çekingen kimse.

Sissies : Korkak. Süt çocuğu. Homoseksüel. Karı kılıklı. Kadınsı kimse.

Molly synonyms : genus mollienesia, poeciliid, live bearer, mollie, poeciliid fish, mollienesia, mollies, alices, milksops, default, milquetoasts, milquetoast, pansy, alexa, defaults, mollycoddle, andrea, apathies, dandy, culpas, amber, amelia, pantywaist, pantywaists, agnes, forgetfulness, adelaide, jellyfishes, alicia, failures, amy, abigail, sissified.

 

Molly ingilizce tanımı, definition of Molly

Molly kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Mollemoke. A pet or colloquial name for Mary.