Moneybags türkçesi Moneybags nedir

Moneybags ingilizcede ne demek, Moneybags nerede nasıl kullanılır?

Moneybag : Para çantası. Para torbası. Para çuvalı.

Moneybox : Kumbara.

Money back guarantee : Satılan malın beğenilmediği takdirde geri iade edilebilmesi koşuluyla satılması. Parayı geri verme garantisi. Para iade güvencesi. Tüketicinin satın aldığı maldan memnun kalmaması durumunda, satıcı tarafından paranın geri ödeneceğine ilişkin verilen güvence.

Money bag : Kese. Para torbası. Para çuvalı. Para çantası.

Money bargain : Peşin pazarlık. Ödenili pazarlık. Mal ederi kesininin önceden yapılması.

Money belt : Para taşımaya elverişli kuşak. Para kemeri.

Money capital : Para sermaye. Marksist yaklaşımda değişmeyen sermaye ile değişken sermayeyi satın almada kullanılan para, kredi gibi finansal araçlardan oluşan ve sermayenin dolaşım sürecinin ilk aşaması. krş. mali sermaye 2, meta sermaye, üretici sermaye. Kısa süreli parasal fon. Yatırım veya işletme sermayesi olarak kullanılabilecek olan fonlar. Nakdi sermaye. Para sermayesi. Parasal sermaye. Mali fon.

Money changer : Dövizci. Yerli ve yabancı paraların değişimi, alım ve satımı ile uğraşan kişi. Sarraf. Döviz alım satımcısı. Döviz ticareti yapan kimse.

 

Money demand with transaction motive : İktisadi karar birimlerinin günlük işlemlerini gerçekleştirmek amacıyla bulundurmak istedikleri, gelirin bir fonksiyonu olan para istemi. İşlem güdüsüyle para istemi.

Money capital circuit : Para sermaye. Marksist yaklaşımda değişmeyen sermaye ile değişken sermayeyi satın almada kullanılan para, kredi gibi finansal araçlardan oluşan ve sermayenin dolaşım sürecinin ilk aşaması. krş. mali sermaye 2, meta sermaye, üretici sermaye.

İngilizce Moneybags Türkçe anlamı, Moneybags eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Moneybags ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Seth : Banker. Önemli birine verilen nişan. Bir erkek ismi. Tüccar. Önemli kimse.

Heeled : Topuklu. Paralı. Ökçeli.

Filthy rich : Parası ile ne yapabileceğini bilemez durumda olan zengin. Çok zengin kimse. Pis zengin. Müstehcen zengin. Kalantor. Bok gibi zengin. Çok zengin.

Toolshed : Alet edevat satan dükkan. Alet kulübesi. Aletler için bir saklama ve depolama işlevi gören küçük bina. Alet edevat dolabı. Alet edevat odası.

Very rich : Alyon.

Well heeled : Zengin. Paralı.

Loaded : Yüklenmiş. Çakırkeyif. Tuzak dolu. Kafası dumanlı. Hileli (zar). Doldurulmuş. Hileli. Dolu. Zengin.

Croesus : Karun. Krezüs.

Toolsheds : Alet edevat odası. Alet edevat dolabı. Aletler için bir saklama ve depolama işlevi gören küçük bina. Alet edevat satan dükkan. Alet kulübesi.

Fat cat : Ensesi kalın. Kodaman. Kalantor. Zengin adam.

Moneybags synonyms : drawstring bag, miser, misers, as rich as croesus.