Money bag türkçesi Money bag nedir

Money bag ile ilgili cümleler

English: Tom's friends called him Money Bags.
Turkish: Tom'un arkadaşları ona Money Bags derdi.

English: Tom's friends called him Mr. Money Bags.
Turkish: Tom'un arkadaşları onu Bay Para Çantası diye çağırdı.

Money bag ingilizcede ne demek, Money bag nerede nasıl kullanılır?

Money : Arpa. Tıkır (argo sözcük). Akçe. Durağan olan, olmayan eşya değerini ölçen değişim aracı. eskiden gümüş paraya verilen ad. Mal ve hizmetlerin değişimini kolaylaştırma işlevini yapan bir değişim aracı ve ortaklaşa değer birimi. Eşyanın değerini ölçmek üzere değişim aracı olarak kullanılmakta olan satağa çıkarılan kağıt ya da madensel değişim aracı. değer ve eder ölçüsü birimi. Para kırmak. Sikke. Nakit. Para.

Bag : Çalmak. Torbalanmak. Yakalamak. Şişirmek. Poşet. İç etmek. Çantaya koymak. Çuvala koymak. Kapmak (sandalye). Germek.

Money back guarantee : Tüketicinin satın aldığı maldan memnun kalmaması durumunda, satıcı tarafından paranın geri ödeneceğine ilişkin verilen güvence. Parayı geri verme garantisi. Para iade güvencesi. Satılan malın beğenilmediği takdirde geri iade edilebilmesi koşuluyla satılması.

Money bargain : Mal ederi kesininin önceden yapılması. Ödenili pazarlık. Peşin pazarlık.

 

Money belt : Para kemeri. Para taşımaya elverişli kuşak.

Money bill : Kağıt para. Madensel paranın karşıtı. Gelirleri artırmaya dair kanun tasarısı.

İngilizce Money bag Türkçe anlamı, Money bag eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Money bag ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Caecum : Kör kese. Sindirim kanalının veya diğer içi boş herhangi bir organın ucu kapalı çıkıntısı; insanda ince ve kalın bağırsak arasındaki çıkıntı. çekum. Kalın bağırsağın başlangıcı. Kör bağırsak. Körbağırsak. Çekum. Yalnız bir ucu açık oyuk yer.

Bladder : İdrar torbası. İç lastik. İç lastik (top). İdrar kesesi. Sidik torbası. Torbacık. Sidik borusu ile üretra arasında bulunan ve içinde sidik toplanan torba. mesane. Mesane. Sidiktorbası.

Bladders : İç lastik. Mesane. İç lastik (top). Sidik torbası. Sidiktorbası. Torbacık. İdrar torbası. İdrar kesesi.

Bath glove : Hamam kesesi. Banyo eldiveni. Banyo kesesi.

Bursas : Bursa. Bursan. Kesecik. Husye. Yumurtalık. Cüzdan.

Pouch : Poş. Avurt. Göz altında oluşan torbamsı şişlik. Torbacık. Torba veya cep biçiminde yapı. Yutmak. Torba. Para kesesi. Cep. Yanakların elmacık kemiğinden çene kemiğine kadar olan ve ağız boşluğu hizasına gelen kısmı.

Pouches : Para kesesi. Torba. Avurt. Torbacık. Poş. Yutmak. Torbalanmak. Cebe indirmek. Göz altında oluşan torbamsı şişlik.

Bursa : Husye. Bursan. Yumurtalık. Kesecik. Cüzdan.

Burses : Borsa. Cüzdan. Para kesesi.

Burse : Cüzdan. Para kesesi. Borsa.

Money bag synonyms : pouching, pocket, moneybag, marsupium, purses, cecum, purse, pocketbook, cyst, pursed, pursing.