Monocerous türkçesi Monocerous nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Bir boynuzu olan.
  • Monoseros.

Monocerous ingilizcede ne demek, Monocerous nerede nasıl kullanılır?

Monoceros : Tekboynuz (takımyıldızı). (astronomi) büyükayı ve küçükayı takım yıldızlarına yakın bir takım yıldızı. (arkaik) tek boynuzlu at.

Monocellular : Tek hücreli.

Monocentric : Monosentrik. Tek bir sentromeri olan.

Monocephalien : Monosefalus. Monosefaliyen.

Monocephalous : Monosefal. Bir kapitulumlu çiçek durumu. Tekbaşlı.

Monocephalus : Bir baş, iki ayrı vücut gösteren anomali, monosefaliyen. Monosefalus.

İngilizce Monocerous Türkçe anlamı, Monocerous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Monocerous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvark : Karınca yiyen. Yer domuzu. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Aardvarks : Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler.

 

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Acacia : Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Mimoza. Salkım ağacı. Akasya.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

 

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Monocerous synonyms : abramis zone, abiotic environment, unambiguous, abacus bodies, aardwolf, a cells, a site.

Monocerous zıt anlamlı kelimeler, Monocerous kelime anlamı

Ambiguous : Muğlak. Belirsiz. Birden fazla anlama gelebilen. Çapraşık. Kuşkulu. Çok anlamlı. Lastikli. Müphem. Anlamı belirsiz. Şüpheli.