Monochrome türkçesi Monochrome nedir

  • Tek renkli resim.
  • Tek renkli.
  • Belirli bir dalga boyunda olan (ışık).
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Monochrome ingilizcede ne demek, Monochrome nerede nasıl kullanılır?

Monochrome display : Siyah-beyaz ekran. Tekrenkli ekran.

Monochrome display adapter : Mda. Monokrom görüntü adaptörü. Yanlızca teks görüntülü monitörler için eski standart. Siyah beyaz görüntü kartı.

Monochrome television : Yalnız siyah ile beyaz arasındaki gri kertelenmesine uygun elektrik akımı kullanarak doğadaki renkleri ancak bu kerteleme içinde aktarabilen televizyon. renkli televizyon karşıtı. Siyah-beyaz sınalgı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Siyah-beyaz televizyon.

Two page monochrome monitor : İki sayfalık siyah beyaz ekran.

Monochromes : Siyah-beyaz. Tek renkli resim. Tek renkli. Tekrenkli. Tekrenkli resim. Monokrom. Renksiz.

Monochromatic light : Tek-renkli ışık. Özdeş sıklıkta ya da hemen hemen özdeş sıklıkta titreşimlerden oluşan ışık.

Monochromotor : Renk seçer.

Monochromatic : Tekrenkli. Tek renkli. renk görmeyen sadece parlaklık gören; renk körü. Belirli bir dalga boyunda olan (ışık). Tek renkli. Biyoloji, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Monokromatik. Belirli bir dalgaboyunca olan (ışık).

Monochromator : Renk seçer. Tek renkşer. Sürekli izge veren bir ışın demetinden belli dalga boyda tek renkli ışık ayıran aygıt. Tek dalga boyunda ışığı seçip veren araç. Renkseçer. Tek renkser. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Monokromatör.

 

Monochromatic ray : Tekrenkli ışın. Tek dalga boyundaki elektromıktantıssal dalga demeti. Monokromatik ışın.

İngilizce Monochrome Türkçe anlamı, Monochrome eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Monochrome ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Camaieu : Kabartmalı değerli taş. Oymalı oniks veya diğer değerli taş (genellikle bir kafa yada yüz taşıyan). Ressamın tek bir rengin gölgelerini kullandığı resim.

Colored : Boyama. Aldatıcı. Zenci. Boyanmış. Etki altında kalmış. Boyalı. Renklendirilmiş. Taraflı. Göz boyayıcı. Renkli.

Picture : Ç. Tasavvur etmek. Pek güzel kimse ya da şey. Betimlemek. Zihninde canlandırmak. Sinema. Görüntü. Canlandırmak. Yansıtmak. -in mükemmel örneği.

Painting : Ressamlık. Boyama. Kuklanın boyanma işi. Yağlı boya resim. Boyama resim. Yağlıboya resim. Tablo. Badanacılık. Keste. Resim sanatı.

Self colored : Düz renkli. Doğal renkli. Kendi renginde.

Monochromatic : Belirli bir dalgaboyunca olan (ışık). Tek renkli. renk görmeyen sadece parlaklık gören; renk körü. Biyoloji, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Monokromatik. Tekrenkli.

Colorful : Rengarenk. Hareketli. Ala. Renk renk. Canlı. Renkli. Parlak.

Monochrome synonyms : monochromic, monochromous, whole colored, unicolour, unicoloured, monochromes, single colour, coloured, unicolored, self coloured, unicolor, whole coloured.

Monochrome zıt anlamlı kelimeler, Monochrome kelime anlamı

Uncolored : Tarafsız. Boyanmamış. Boyasız. Renksiz.

Monochrome ingilizce tanımı, definition of Monochrome

Monochrome kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A picture made with a single color. A painting or drawing in a single color.