Monoclinous türkçesi Monoclinous nedir

  • Her çiçekte stamenlerin ve pistilin bulunması. aynı hifa üzerinde gelişen anteridyum ve oogonyuma sahip olma.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Monoklin.

Monoclinous ingilizcede ne demek, Monoclinous nerede nasıl kullanılır?

Monoclinal : Monoklinal.

Monoclinal structure : İçgüçlerin etkisiyle yataylığı bozularak bir yana doğru yatıklaşmış katman dizgesi. Eğik yapı. Monoklinal yapı.

Monocline : Eğik yapı.

Monoclinic : Her çiçekte stamenlerin ve pistilin bulunması. aynı hifa üzerinde gelişen anteridyum ve oogonyuma sahip olma. Monoklin.

Monoclinic system : Monoklinal sistem. Eşeğimli dizge. Eksenlerin ikisi eğik, üçüncüsü bunlara dik olan kristal dizgesi (a, b, c; beta.) a. bk. kristal dizgeleri.

İngilizce Monoclinous Türkçe anlamı, Monoclinous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Monoclinous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

 

Hermaphroditic : Erselik. Hem erkek hem de kadın cinsel organlarını birlikte barındıran (tek organizma veya çiçek). Androjen. Erdişi. Çift cinsiyetli.

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam.

Acacia : Arap zamkı. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Akasya. Mimoza.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller.

 

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Monoclinous synonyms : a cells, abductor muscle, a protein, aardvark, a site, abambulacral area, abiotic factor, monoclinic.

Monoclinous zıt anlamlı kelimeler, Monoclinous kelime anlamı

Diclinous : Çiçeğin sadece erkek ya da sadece dişi üreme organlarına sahip olması. Diklin. Erkek üreme organlarının (andrekeum) ve dişi üreme organlarının (ginekeum) ayrı çiçekler üzerinde bulunması durumu.

Monoclinous ingilizce tanımı, definition of Monoclinous

Monoclinous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hermaphrodite, or having both stamens and pistils in every flower.