Monomerical türkçesi Monomerical nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Monomerik.
  • Tek bir polipeptit zincirinden oluşan protein.

Monomerical ingilizcede ne demek, Monomerical nerede nasıl kullanılır?

Ionic monomeric contrast media : Yüksek osmolaliteli (hipertonik) iyotlu kontrast maddeler. İyonik monomerik kontrast madde.

Non ionic monomeric contrast media : İyonik olmayan monomerik kontrast madde. Yüksek osmolaliteyi azaltmak için moleküldeki iyonize olan karboksil grubu yerine, disosiye olmayan amit bağlanarak osmolalitesi yarıya indirilmiş kontrast madde.

Monomeric : Monomerik. Tek segmente ait. Monomer. Tek parçalı. Tek bir polipeptit zincirinden oluşan protein.

Monomer : Daha küçük birimlere ayrılamayan bir ünite, yapı taşları, protomer. polimerleri oluşturan alt üniteler veya yapılar. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çoğuz özdecik oluşumunda ilk basamakta elde edilen yalın özdecik. Birim yapı; özellikle organik molekülleri oluşturan birini yapıların her biri. amino asitlerin proteinlerin monomerleri olduğu gibi. Kimyasal bağlarla birleşerek bir çoğuz oluşturan özdecik. Monomer. Çoğuzlarda art arda yinelenip en küçük birimi oluşturan molekül. Organik molekülleri oluşturan birim yapıların her biri. Tekiz.

İngilizce Monomerical Türkçe anlamı, Monomerical eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Monomerical ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.

Monomeric : Monomer. Tek segmente ait. Tek parçalı.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

 

Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu.

Aardvark : Yer domuzu. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

Monomerical synonyms : a cells, a chromosome, abo blood groups system, abductor muscle, acacia, abramis zone, aardwolf.