Monophagous türkçesi Monophagous nedir
- Monofagus.
- Monofaj.
- Monofag.
- Tek tip besin üzerinden beslenme, monofagus.
- Daha çok böcekler için kullanılan, tek tip besinle beslenen canlı.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Monophagous ingilizcede ne demek, Monophagous nerede nasıl kullanılır?
Monophase : Tek fazlı. Monofaze.
Monophasic drug : Monofazik ilaç. Yirmi bir gün boyunca kullanılan hapların östrojen ve projestin dozunun sabit olması.
İngilizce Monophagous Türkçe anlamı, Monophagous eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Monophagous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Acacia : Mimoza. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Akasya sakızı. Salkım ağacı.
Aardvarks : Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Borudişli. Yer domuzu.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.
Monophagous synonyms : a site, abramis zone, abiotic environment, flesh eating, carnivorous, abo blood groups system, a cell, meat eating, a protein.
Monophagous zıt anlamlı kelimeler, Monophagous kelime anlamı
Insectivorous : İnsektlerle beslenen. İnsektivöröz. Böcekçil. Böcek yiyen.
Herbivorous : Otobur. Otçul. Otcu. Bitkicil. Bitki yiyerek beslenen canlılar. herbivor. (hayvan) otobur. Herbivor.
Omnivorous : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Her çeşit gıdayla geçinen ve her çeşit besin üzerinde yaşayabilen canlılar. Hem bitki hem hayvan yiyerek beslenen canlılar. Her şeyi yiyen. Hem otobur hem etobur. Hepçil. Hem etobur hem otobur. Hem ot hem et yiyerek beslenen. Hem et hem ot yiyen. Omnivor.

Bu kısımda Monophagous kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Monophagous ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Monophagous anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Monophagous ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.