Monophyletic classification türkçesi Monophyletic classification nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Monofiletik sınıflandırma.
  • Birbirine benzeyen yakın türlerin cinsi, cinslerin familyayı, familyaların takımı, takımların sınıfı, sınıfların dalı meydana getirdiği sınıflandırma hiyerarşisi.

Monophyletic classification ingilizcede ne demek, Monophyletic classification nerede nasıl kullanılır?

Monophyletic : Unipotent. Monofiletik. Tek atadan köken almış, unipotent. Tek bir ortak atadan gelme; kan hücrelerinin aynı öncü hücreden farklılaşarak oluşması teorisi. ünipotent. Monofletik.

Classification : Belli bir sistem üzerine kurulu, yönteme dayalı. organizmaların çeşit ve farklılıklarıyla akrabalıkları arasındaki prensip ve kurallara göre incelenmesi, biyosistematik, sistematik, klasifikasyon. Çeşitli nitelikteki parçacıkları benzerliklerine göre ayırma. Kategori. Birbirine benzeyen nesne, gözlem ve olayları belli bir amaca göre bölümlere ayırma. Organizmaların çeşit ve farklılıkları ile akrabalıkları arasındaki prensip ve kurallara göre incelenmesi. biyosistematik, sistematik, klasifikasyon. Sıralama. Bölümleme. Klas saptaması. Vasıflandırma. Tasnif.

Abridged decimal classification : Dewey onlu sınıflama yönteminin, küçük kitaplıkların gereksemelerini karşılamak amacıyla hazırlanan kısaltılmış biçimi. Kısaltılmış onlu sınıflama yöntemi.

 

Analytical budget classification : Program sorumlularının saptanmasına, bütçede işlevsel sınıflandırmaya ve uluslararası karşılaştırmaya olanak veren, ölçmeye ve çözümlemeye elverişli istatistiki veriler üretmeyi kolaylaştıran bütçe kodlaması. bu sistem, türkiye’de 2002 yılında bazı kurumlarda pilot olarak uygulanmaya başlanmış, 2003 mali yılında konsolide bütçe kapsamındaki tüm kuruluşlara yaygınlaştırılmıştır. Analitik bütçe sınıflandırması.

Analytico synthetic classification : Sınıflama dizgesinde yer almamış özel bir konunun, türlü öğelerden yararlanarak sınıflandırılmasını sağlayan bir yöntem. (ranganathan'ın iki nokta sınıflama yöntemi gibi.). Ayrımsal biçimli sınıflama.

Baconian classification : Francis bacon'un advancement of learning (1605) adlı kitabında bilimler için uyguladığı sınıflama yöntemi. Bacon sınıflama yöntemi.

İngilizce Monophyletic classification Türkçe anlamı, Monophyletic classification eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Monophyletic classification ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler.

 

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre.

Aardvark : Karınca yiyen. Yerdomuzu. Yer domuzu. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Monophyletic classification synonyms : aardwolf, a protein, acacia, abramis zone, a cell, abductor muscle.