Monotropic türkçesi Monotropic nedir

  • Monotropik.
  • Tek kristalli.
  • Sadece bir yöne dönen. böceğin sadece bir çeşit çiçeğe gitmesi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Bir kristalli.

Monotropic ingilizcede ne demek, Monotropic nerede nasıl kullanılır?

Monotrophic : Monotrofik. Sadece bir çeşit besinle beslenen. monotrof.

Monotron hardness test : Monotron sertlik deneyi.

Monotremata : Avustralya yumurtlayan memeliler sınıfı (zooloji). Tek delikligiller.

Monotreme : Monotrem. Tekdelikli. Monotrem (hayvan).

Monotrems : Tek delikliler. Memeliler (mammalia) sınıfından, en ilkel memeliler olup sürüngenlerin yumurtasına benzer yumurta bırakan, yavrularını sütle besleyen bir alt sınıf ya da aynı adı taşıyan takım.

Monotrichous : Monotrik. Bakterinin bir ucunda bir tek kamçı bulunması durumu. Monotriköz.

Monotrich : Bakterinin bir ucunda bir tek polar flagellumun bulunması, monopolar, monotriköz. Monotrik.

İngilizce Monotropic Türkçe anlamı, Monotropic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Monotropic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Aardvark : Yerdomuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Borudişli.

 

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Aeolotropic : Anizotrop. İzotropik olmayan. Özellikleri yöne bağlı.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Anisotropic : Özellikleri, içindeki doğrultuya göre değişen (ortam). Yöne bağlı. Değişik doğrultularda değişik doğabilimsel özelliği olan ortam. örneğin kimi buzsulların kırıcılık imleci bakış yönüne göre değişir. Yönlü. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yön bağımlı. İzotropik olmayan. Anizotrop. Eşyönsüz. Farklı ölçüm seviyelerinde farklı fiziksel özellikleri olan (fizik).

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

 

Monotropic synonyms : aardwolf, a cells, aardvarks, a cell, abiotic environment, abacus bodies, a protein, acacia.

Monotropic zıt anlamlı kelimeler, Monotropic kelime anlamı

Isotropic : Özellikleri her yönde bir olan (ortam). İzotrop. Fiziksel özellikleri, küpsel örüt biçimli nesnelerde olduğu gibi, her yönde eş olan (özdek). Eşyönlü. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yönsemez.

Modulated : Ayarlanmış. Hafifleştirmek. Modüle. Sesi ayarlamak. Niteliği değiştirilmiş. Kiplenik. Sesini değiştirmek.