Moral sense türkçesi Moral sense nedir

  • Ahlak duygusu.
  • Ahlaki eylemlerin kaynağı olan ve insanlara doğruyu yanlıştan ayırma imkanı verip onları doğruya yönelecek biçimde harekete geçiren ve ahlaki yargıları oluştururken, dikkate alacağımız standartlar sağlayan, doğuştan getirdiğimiz sezgisel güç veya yeti, bireye iyi ve kötüyle, doğru ve yanlış arasındaki farklılığı algılama imkanı veren meleke.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Ahlak duyusu.

Moral sense ingilizcede ne demek, Moral sense nerede nasıl kullanılır?

Moral : Ahlak dersi. Değer. Ahlaklı. Manevi. Ahlak. İçgüdü. Hisse. Prensip sahibi. Törel. Ders.

Sense : Düşünce. Bilgisayar, eğitim, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yön. Duymak. İçine doğmak. Anlam. Anlayış. Duyum. Duyarlı olmak. Kelimenin tek başına veya söz içindeki öteki ögeler ile bağlantılı olarak zihinde yarattığı kavramlardan her biri: kestirmek ağaç kestirmek, kumaş kestirmek, bir şeyi tahmin edebilmek: işin sonunda nereye varacağını kestiremiyorum; birazcık uyumak: bir saat kadar kestirirsem kendimi toplayabilirim vb.

Moral action : Ahlaki eylem. Ahlak açısından değerlendirilebilen, ahlaki bir değere uygun düşen veya ahlaki bir amacı gerçekleştirmeye yönelik, niyetlilik karakteri taşıyan, belli bir amaca yönelmiş olan eylem.

 

Moral certainty : Yüksek olasılık.

Moral classification : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Törel bölümleme. Uluslararası katolik sinema kurumu'nun her film için yaptığı ve katoliklerin uymasını istediği bölümleme.

Moral code : Ahlak kuralı. Ahlak yasası.

İngilizce Moral sense Türkçe anlamı, Moral sense eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Moral sense ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

 

Abdomen : Karın. Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı. Batın. Karın (böcek gövdesinde).

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Moral sense synonyms : abamectin, abdominal distention, abdominal palpation, abaxial, abattoir, a c syndrom.