Moralities türkçesi Moralities nedir
Moralities ingilizcede ne demek, Moralities nerede nasıl kullanılır?
Amoralities : Ahlaksızlık.
Immoralities : Ahlaksızlık. Terbiyesizlik. Adabı umumiyeye mugayeret. Adaba aykırılık. Ahlaka aykırılık.
Morality : Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ortaçağda, hıristiyan öğretisinin ahlak anlayışını aşılamakta kullanılan bir oyun biçimi. sonradan burjuva ahlak değerlerinin temeli üzerine kurulan ve soyut nitelikleri (iyilik, kötülük, açgözlülük, oburluk, kin, onur, vb.) kişiler olarak sahneye çıkaran oyun. Törellik. Törel değerlerin bireyde içkinleşmiş iç yaptırımı. Ahlaklılık. Hulk. Kişileri özel bir yere oturtmadan kurulan, ahlakı yükseltmek ereğiyle yazılan, kaynağı dinsel temele dayanan orta çağ oyun türü. özellikle ingiltere'de töreci bir oyun biçimidir. bu oyunda soyut nitelikler önem kazanmıştır (iyilik, kötülük, istek, aşk, açgözlülük gibi) sahneye somut kişiler olarak çıkardı. öğrenek oyunu. (örn. "the castle of perseverance") (dayanıklılık kalesi) ve "everyman" - (herkes). Moralite oyunu. Etik. Aktöre.
Morality play : Moralite oyunu.
Contrary to morality : Töreye aykırı. Marka olarak kabul edilmeyen imlerdeki töreye aykırılık.
Moralisms : Aktörecilik. Törecilik. Ahlakçılık.
Moralism : Eğitim ve öğretim çalışmalarında ahlaka üstünlük tanıma. toplum düzeninin sağlanmasında ahlakın büyük bir etkisi olduğunu, birçok toplumsal sorunların çözüme kavuşmasının ahlaka bağlı bulunduğunu ileri süren görüş. Aktörecilik. Törecilik. Ahlakçılık.
Work morality : İşyerine bağlılık. İş ahlakı. Sorumluluk. Şahsi disiplin.
Offense against morality : Ahlaki normları sürdürmeyi amaçlayan kanunları ihlal etme (genellikle cinsi münasebet suçları).
Amorality : Ne ahlaklı ne de ahlaksız olma durumu. Ahlaksızlık.
İngilizce Moralities Türkçe anlamı, Moralities eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Moralities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Morals : Ahlak düşüncesi. Aktöresel niteliği belirgin geleneksel halk davranışlarının her biri. bk. gelenek, görenek, boşinanç. krş. moda. Töre. Özdeyiş. Adab. Aktöre. Ders. Toplumuna göre, yasa ve aktöre yerine geçebilen, ama gerçekte yasa olmayan davranış kalıbı. Ahlak kuralları. Hulk.
Ceremony : Bir toplumsal kümede üyelerin belli bir olayı, kişiyi ya da değeri ayırt edip simgeleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen eylem dizisi. Resmiyet. Ayin. Tören. Mevlit. Nezaket kuralları. Dini tören. Resmilik. Merasim.
Moral : Tinsel. Cesurluk, inançlılık ve kişisel bütünlük gibi niteliklerin kazandırdığı ruhsal güç. 2-göz korkutucu tehlikeler karşısında kümece geliştirilen birliktelik duygusu. Alınacak ders. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kıssadan hisse. Ahlak dersi. Mutlak olarak iyi olduğu düşünülen veya belli bir yaşam anlayışından kaynaklanan davranış kuralları bütünü. bir kimsenin iyi niteliklerini veya kişiliğini ifade eden tutum ve davranışlar bütünü, mizaç. Ahlaki. Törel. Ders.
Scrupulosities : Ahlaklılık. Sıkılık. Sıkışıklık. Doğruluk. Kesinlik. Vicdanlılık. Ahlaki prensiplere bağlı olma vasfı. Hatasızlık. Açıklık.
Formality : Biçimcilik. Adet. Formalite. Bir iş ya da ilişkide uyulması öngörülen onamlı ya da onamsız kural. bk. onamlı ilişki. Samimiyetsizlik. Tören. Biçinti. Teklif. Resmiyet. Usul.
Principle : Dürüstlük. Ç.yol. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Esas. Öz. Prensip. Tümdengelimci ya da tümevarımcı bir bilimsel dizgenin bilgi üretme sürecini yöneten üst yönseme ve genel tutamaklar, bk. yönseme. Kaide. Kaynak. Temel.
Ethicalness : Ahlaki olma. Ahlaka uygunluk. Etik değerlere bağlı kalma özelliği. Etik olma.
Scrupulosity : Kesinlik. Hatasızlık. Açıklık. Ahlaklılık. Ahlaki prensiplere bağlı olma vasfı. Vicdanlılık. Titizlik. Sıkışıklık. Doğruluk.
Character : Rol. Tabiat. Özyapı. Harf. Verinin düzenlenmesi, denetlenmesi ya da gösterimi için kullanılan ve üzerinde uzlaşıma varılmış öğeler kümesinin bir üyesi. yazaçları, sayıları, noktalama imlerini ya da başka simgeleri belirten damgalar, genellikle, veri ortamları üzerinde fiziksel durumlar ya da bitişken çizgiciklerin birbirlerinden değişik birleşimleriyle biçimlenirler. İşaret. Bireyin ayırıcı özelliklerinden oluşmuş dizgeli ve kalıplı kişisel bütünlüğü. Özellik. Şan. Damga.
Morality : Erdem. Ahlaklılık. Ortaçağda, hıristiyan öğretisinin ahlak anlayışını aşılamakta kullanılan bir oyun biçimi. sonradan burjuva ahlak değerlerinin temeli üzerine kurulan ve soyut nitelikleri (iyilik, kötülük, açgözlülük, oburluk, kin, onur, vb.) kişiler olarak sahneye çıkaran oyun. Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aktöre. Ahlak doğruluğu, ahlakilik açısından. Kişileri özel bir yere oturtmadan kurulan, ahlakı yükseltmek ereğiyle yazılan, kaynağı dinsel temele dayanan orta çağ oyun türü. özellikle ingiltere'de töreci bir oyun biçimidir. bu oyunda soyut nitelikler önem kazanmıştır (iyilik, kötülük, istek, aşk, açgözlülük gibi) sahneye somut kişiler olarak çıkardı. öğrenek oyunu. (örn. "the castle of perseverance") (dayanıklılık kalesi) ve "everyman" - (herkes). Hulk. Etik.
Moralities synonyms : ceremonial occasion, observance, characters, morale, ethic, ethics, ceremonial, manners, ethicality, principles, ethicalities.

Bu kısımda Moralities kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Moralities ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Moralities anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Moralities ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.